SOSYAL MUHALEFET PROJEKSİYONU-9-FAALİYET ÖRNEKLERİ

SOSYAL MUHALEFET PROJEKSİYONU-9-FAALİYET ÖRNEKLERİ
Sosyal iktidarın nasıl faaliyet göstereceği, sosyal muhalefeti nasıl yapacağı hususu önemlidir. Konunun yeni olmasından bu meseleyi bazı misaller üzerinden anlatmaya çalışalım.
Belediyenin yaptığı (yaptırdığı) imar uygulamalarında ciddi problemler yaşanıyor. İmar uygulaması ile insanların hakları gasp ediliyor, ihlal ediliyor, iğfal ediliyor. Tabii ki bu tür idari işlemlerin takibini mümkün kılacak hukuki yollar ve merciler var. Fakat yargı süreçlerinin uzunluğu, idare mahkemelerinin her şehirde olmamasından kaynaklanan yargılama zafiyetleri ve eksiklikleri sözkonusu. Özellikle yargı süreçlerinin uzun sürmesi insanları mağdur ediyor. Kaldı ki, yargı kararları adaleti gerçekleştirmeye de kafi gelmiyor. Hukuki anlamda adaleti gerçekleştirmekte sıkıntılar yaşandığı gibi çok zaman hukuka uygun olan işlemler ahlaka aykırı olabiliyor. İdari hukukun “yerindelik” incelemesi yapamaması, idari yargının adaleti gerçekleştirmesinde ciddi bir zafiyete uğratıyor. Doğrusu idari yargının “yerindelik” denetimi yapma yetkisinin olması da ayrı ve daha büyük problem çünkü o durumda da idari mercilerin çalışma imkanı kalmaz. Bu noktada ciddi bir paradoks var ve bu paradoksun zararını halk çekiyor.
İmar uygulamalarında vatandaşın arazisini alıp, imar uygulaması neticesinde başka bir bölgeden parsellenmiş arazi verebiliyor. Kanunun ve yargının içinden çıkması fevkalade zor bir konu… İstismar eden (edecek olan) idari ve teknik personel, bu yolla, değerli yerdeki arazinin karşılığında vatandaşa daha değersiz yerden arazi veriyor, değersiz yerdeki adama da değerli yerden arazi veriyor. Bir anda vatandaşın birisi milyonluk arazisini kaybediyor ve değersiz bir araziye ancak sahip olabiliyor diğer taraftan alçağın biri, değersiz yerdeki ucuza aldığı arazisini daha değerli yerdekiyle değiştirerek zengin oluyor.
Sosyal iktidar ve sosyal muhalefet olmadığı müddetçe, süregelen bu problemler asla çözülemez. Bu hadisenin siyasi iktidarla ilgisi çok az. Kim iktidarda olursa olsun, aşağıda (mahalli birimlerde) bu alçaklıklar günlük yapılıyor. Cemiyetin probleminin ciddi bir kısmı kanunla çözülebilir gibi değil. Hakları gasp edilen vatandaşlar, yalnız başlarına yerel yetkililerle mücadele edemiyorlar. Meseleyi siyasi iktidarın yetkili mercilerine kadar taşıyamıyorlar. Yapmaya çalıştıklarında itimat edilmiyorlar.
Sosyal iktidarlar kurulsa, kendini test etse ve güvenilir hale gelse, hem mahalli yetkililer o haltları işleyemez, hem de işlediği takdirde takibi kolay olur. Siyasi iktidara gönderilecek raporlar, güvenilir sosyal örgütlerden geldiğinde siyasi iktidar hadisenin peşine gider ve hesabını sorar. Sormazsa (yani tuz da koktuysa) siyasi iktidara karşı da muhalefet başlatılır.
Nasıl yapılmalı? Mesela imar uygulaması üzerinden gidersek, haklarının ihlal edildiğini düşünen vatandaş sivil toplum kuruluşuna başvurur. Sosyal iktidar konuyu uzmanlarına ön inceleme yaptırır ve gerçekten hak ihlali olduğuna kanaat getirirse, ilgili resmi kuruma yazı yazarak, şikayeti ve ön inceleme raporunu ekler ve konu ile ilgili izahat ister. Yazısının sonuna da şu notu ekler, “Vereceğiniz bilgilere göre son inceleme yapılacak ve rapor hazırlanacak, eğer hak ihlali olduğuna kanaat getirirsek hazırladığımız raporu, ilgili resmi kurumlara (vilayet, bakanlık, başbakanlık, cumhurbaşkanlığı) gönderilecektir. Üst mercilerden olumlu cevap alınamazsa basın bilgilendirilecek ve hukuki süreç başlatılacaktır.” Böyle bir notla beraber belediyeye gönderilen yazı, emin olun ki savcılık incelemesi kadar hatta ondan daha etkili olur. Hem yazınıza cevap verirler hem de yanlış varsa düzeltmek için hemen harekete geçerler.
Yolsuzluk ve usulsüzlük yapan, yapmaya çalışan, yapmaya niyetlenen insanların bu tür hadiseler karşısında ne kadar tedirgin olduklarını, ne kadar korktuklarını, ne kadar başlarının eğik hale geldiğini biliyorum. Çok kısa sürelerde çok ciddi mesafeler alınacağı görülecektir. Çünkü merkezi iktidar (hükümet) mahalli birimlerdeki yolsuzluklara müsamaha gösteremez. Bunu Akparti iktidarıyla ilgili olarak söylemiyorum, her hükümet bunu yapmak zorunda kalır. Hükümet üyeleri bile yolsuzluk yapan insanlar olsa mahalli idarelerdeki yolsuzluğa müsaade etmezler. Siyasetin tabiatı bunu gerektiriyor.
HAKİ DEMİR
demirhaki@gmail.com

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir