ŞU GİZEMLİ TEŞKİLAT

ŞU GİZEMLİ TEŞKİLAT
Sitemiz yazarlarından (kim olduğunu bilmediğim tek yazar) Ahmet Selçuki, bir teşkilattır tutturdu gidiyor. Böyle bir teşkilat var mıdır, yok mudur bilmiyorum, olduğunu da zannetmiyorum. Fakat yazılarını baştan beri takip ediyorum, harikulade konular, harikulade tespitler, harikulade fikirler var. Nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum, nasıl değerlendireceğimi kestiremiyorum. Konulara bakınca böyle bir teşkilatın olduğuna inanacağım geliyor fakat Türkiye’de böyle bir teşkilatın olduğuna dair bir alamet göremiyorum. Hoş, zaten Ahmet Selçuki öyle bir anlatıyor ki, gerçekten varsa bile farketmek imkansız.
Yazılarındaki bilgi ve fikirler, bir insanın yalnız başına elde edeceği cinsten değil. Daha doğrusu ben böyle düşünüyorum. Bu açıdan bakınca teşkilatın olduğuna kanaat getiriyorum fakat yine de insan açık bir delil istiyor. İşin niteliği gereği açık bir delil olmayacağını bile bile açık bir delil istiyorum. Gerçi Ahmet Selçuki’ye sorarsanız (sorma imkanım yok da) ihtimaldir ki, “bu kadar önemli konu bile kafi bir delil olmuyorsa size ne anlatayım” diyecektir. Ama gelgelelim insan inanmakta tereddüt ediyor.
Bir insan yalnız başına bu kadar bilgi ve fikir sahibi olabilir mi? Eğer “teşkilat” yoksa Ahmet Selçuki, yalnız başına böyle bir teşkilat kurabilecek biri olmalıdır. Zira o bilgi ve fikirler bir insanda toplanmışsa, zaten teşkilatın tüm teorik altyapısı oluşmuş demektir. İnsan neye karar vereceğini, neye inanacağını bilemiyor. İlginç bir durum…
Bir de teşkilatsız düşünmeye çalışalım. Nedir o “sosyal matematik bilimi” meselesi? Ne bileyim “suni zeka programı çalışması”, öngörülerindeki isabet filan… Bırakın teşkilatı bir tarafa, Ahmet Selçuki’nin yazılarında bahsettikleri konular üzerinde Devlet bile çalışıyorsa ülke müthiş ilerliyor, gelişiyor demektir. Suni zeka mıydı, suni akıl mıydı neydi o, müthiş bir şey… Gerçekten dünyanın elindeki birikmiş bilgiyi değerlendirecek bir program hazırlanabilmiş olsa, Türkiye, dünyadan açık ara öne geçer. Teşkilat ve Ahmet Selçuki bir tarafa da, ülkede bu alanlarda çalışma yapan kimse veya kurum neden yok? Veya soruyu şöyle soralım, neden bu alanlarda çalışma yapıldığını duymuyoruz? “Bunlar stratejik konular, yapılan (yapılıyorsa) çalışmalardan zaten haberiniz olmaz” diyorsanız, Ahmet Selçuki’yi nereye koyacaksınız? Bizim bilip bilmememiz, duyup duymamamız önemli değil, önemli olan bu konularda ülkenin ciddi kurumlarında çalışmalar var mı yok mu? Yoksa eğer Türkiye’nin dünya ile rekabet etmeye çalıştığı günümüzde, rüzgara karşı küçük abdestini yapmak gibi bir pozisyona düşmüyor mu?
Ülkede ciddi işler yapıldığını düşünüyoruz, acaba yanılıyor muyuz? Bazı alanlarda gerçekten ciddi işler yapıldığını açıkça görüyoruz, savaş uçaklarının ve gemilerinin “yazılımlarını” milli kurumlarda yapmak, yabancı yazılımları söküp bunları takmak gibi işler, bağımsızlık yolunda atılmış çok ciddi adımlar değil mi? Üstelik bu tür çalışmalar da kamuoyuna yansıyor. Gerçi iş bittikten, netice alındıktan sonra yansıyor, çalışma aşamasında kimsenin haberi olmuyor. Buradan hareketle Ahmet Selçuki’nin bahsettiği çalışmaların da “teşkilat” veya devletin ilgili kurumları tarafından yapıldığına kanaat getirmek gerekir mi?
Birçok soru var. Kafam bu konuda o kadar çok soruyla sarsılıyor ki, neye inanacağıma bir türlü karar veremiyorum. Kanaat getirdiğim tek şey, Ahmet Selçuki’nin sözünü ettiği konular üzerinde mutlaka çalışılması gereğidir. İnşallah teşkilat vardır ve o çalışıyordur, teşkilat yoksa inşallah ilgili kurumlar çalışıyordur. Eğer bu konular üzerinde çalışma yapılmıyorsa, bir takım ciddi çalışmalara rağmen, akıntıya karşı kürek sallıyor olabiliriz. Biz de ümitlerimiz ve hayallerimizle başbaşa kalır, yine ve yeniden sükutu hayale uğrarız. Fakat bu defa hayal kırıklığına uğrama derecemiz daha düşük olur zira en azından bu tür konular konuşulmaya başlanmış halde. Ülkenin ufku buralara kadar gelmiş demektir ki, bu gün değilse yakın gelecekte bu tür konular üzerinde çalışılması mukadderdir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir