SÜLEYMAN ARİF EMRE ANCAK BU KADAR SAÇMALANIR

SÜLEYMAN ARİF EMRE ANCAK BU KADAR SAÇMALANIR
Milli Gazeteye bakmıyordum bir müddettir. Keşke hala bakmamaya devam etseydim. Süleyman Arif Emre’nin 01.01.2012 tarihinde yayınlanmış “Atatürk’e göre Kur’an Ayetleri bizim anayasamız hükmündedir” başlıklı yazısını görünce cin çarpmışa döndüm. Yazarın ifadelerine bakın (imla yanlışlarıyla beraber olduğu gibi aldık),
“Bilindiği gibi Mustafa Kemal Paşa, kurtuluş savaşı kazanıldıktan sonra Balıkesir’de Zağnos Paşa Camii’nde, minbere çıkarak milletimizin tümünün tasvihini kazanan şu konuşmayı yapmıştır:
“EY MİLLET ALLAH BİRDİR, ŞANI BÜYÜKTÜR, ALLAH’IN SELAMETİ, HAYRİ ATİFETİ ÜZERİNE OLSUN PEYGAMBERİMİZ EFENDİMİZ HAZRETLERİ CENABI HAK TARAFINDAN İNSANLARA HAKAYIKI DİNİYETİ MEMUR VE RESUL OLMUŞTUR. KANUNİ ESASİSİ, CÜMLEMİZİN MALUMADUR. KUR’AN-I AZİMÜŞŞAN’DAKİ AYETLERDİR. İNSANLARA FEYZ RUHU VERMİŞ OLAN DİNİMİZ, SON DİNDİR. EKMEL DİNDİR ÇÜNKÜ DİNİMİZ AKLA MANTIĞA HAKİKATE tamamen tevafuk ve tetabuk ediyor.”
Balıkesir’de o hutbeyi verdi de ne oldu? Daha sonra iktidarı eline geçirince Şeriat’ı ilga etmedi mi, Hilafeti ilga etmedi mi, şapka gibi bir sebeplerle insanları asmadı mı? Ne demek şimdi bu? Yahu Kur’an-ı Kerim’in öğrenilmesi, öğretilmesi, okunması, bulundurulması yasaklanmamış mıydı? Önce bir ara böyle bir hutbe vermiş… Eee, ne olmuş?
İslam’ı başkalarına tasdik ettirme bahstsızlığının hala sürdüğünü bilmiyordum. Yetmişli yıllarda yoğun şekilde bu tür alışkanlıklar vardır ama artık kalmadı zannediyordum. Atatürk o hutbeyi vermeseydi Kur’an-ı Kerim ve İslam hakikatinden ve kıymetinden bir şey mi kaybedecekti?
Sonra nedir bu Atatürk meselesi? Neyimiz olur bizim Atatürk? Fikri bir akrabalığımız var mı? Olduğunu düşünenler kaldı mı hala? Bir zamanlar söylenecek sözleri Atatürk üzerinden söyleme alışkanlığı vardı. Herkes kendi meşrebine göre, “en büyük sosyalist Atatürk”, “en büyük Müslüman Atatürk”, “en büyük laik Atatürk”, “en büyük asker Atatürk” gibi ucubelikleri savurup duruyordu. Artık yeter… Bize ne Atatürk’ten… Memlekette zaten kafi sayıda (hatta çok fazla sayıda) Atatürkçü var. Onlardan da çekmediğimiz kalmadı yıllarca. Bırakın onların olsun.
*
Süleyman Arif Emre’nin yazısı, tenkide değmez aslında. Fakat hala Atatürk üzerinden bir şeyler anlatmaya çalışması garibime gitti. Yazının devamında bahsettikleri ile yukarıda iktibas ettiğimiz husus birbirine taban tabana zıt.
“İstiklal harbini kazanan biz olduğumuz halde, savaş alanlarında şehid kanıyla elde edilen zaferler, Lozan Konferansı’nın gizli oturumlarında tamamen hezimete ve teslimiyete dönüştürülmüştür.
“Yahudi hamamı Hayim Nahum efendi İsmet paşanın danışmanı olunca, kurt İngiliz politikacı Lord Kürzon’un teklifiyle, İslam esaslarına tamamen zıt şartlar uygulananmış, taklitçi bir batılılaşma modası başlatılmıştır.”
Bunlar yapılırken Atatürk ne yapıyordu? TBMM başkanı mıydı? Yani en yetkili kişi miydi? Öyleyse ne anlatıyorsun? Yani ne demek istiyorsun be adam?
Milli gazete hala komiklikleri fikir diye basıyor. Bu adam da köşe yazarlığı yapıyor, eskiden bakanlıkta mı yapmıştı yahu…
İnsanın içinden tenkit etmek bile gelmiyor. Bu ne sığlık…
İBRAHİM SANCAK
ibrahimsancak@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir