SINIRDA ÇATIŞMA TÜRKİYE SURİYE NEREYE?

Suriye ile Türkiye arasında çatışma çıktığı haberleri geliyor. Suriye’nin iddiası, Türkiye’den Suriye’ye silahlı kişilerin geçmeye çalıştığı ve Suriye güvenlik güçlerinin onlara engel olmak için ateş açtığı, bazılarını yaraladığı şeklinde. Suriye’ye geçmeye çalışanların yaralılarla beraber Türk ordusunun askeri araçları ile tekrar Türkiye’ye döndüğü istikametinde piyasaya bir haber sürülmüş.
Suriye’nin iddiaları doğru mu yanlış mı, karar vermek için erken. Konu daha çok sıcak ve haberin teyit edilmeye ihtiyacı var. Erken yorumların çoğu, dezenformasyona takıldığı için yanlış çıkıyor. Bu sebeple hadisenin doğrulanmasını beklemekten başka yapacağımız bir şey yok.
Türkiye böyle bir iddiayı doğrular mı? Asla… Türk ordusunun böyle bir iş yaptığını asla doğrulamaz. Türkiye’nin resmi olarak doğrulamaması ve tekzip etmesi, böyle bir hadisenin (ve Suriye’nin iddialarının) yanlış olduğunu göstermez. Çünkü bu tür hadiseler resmi olarak doğrulanmaz. Öyleyse beklediğimiz doğrulama, bağımsız kaynakların teyididir. İşte işin püf noktası da burada… “Bağımsız kaynaklar…” diye başlayan her haber ve yorum, müthiş bir dezenformasyondur. Dezenformasyonun tabiatı, bağımsız veya güvenilir kaynak olarak kendini sunmayı şart kılar. Bağımsız kaynaklara güvenmektense Türkiye veya Suriye’nin (yani taraflara) beyanlarına güvenmeyi tercih ederim.
Bağımsız kaynak diye bir şey olmadığı malum da, bir de hadiseler gizlenemez noktaya vardığında her kaynağın bilgiye ulaşması mümkün hale geliyor. Bu sebeple biraz beklediğimizde, bu tür hadiseler doğru ise devam edecek ve görünür hale gelecektir.
İşin habercilik kısmı bir tarafa, biz ihtimaller üzerinden konuyu değerlendirelim. Haber doğru ise ne manaya geliyor? Bu sorunun cevabını aramakta bir zarar yok.
Haber (Suriye’nin iddiası) doğru ise Türkiye merkezli olmak üzere Suriye’ye karşı askeri operasyon başlamış demektir. Düşük yoğunluklu askeri operasyon…
Eğer bir ülkede halk siyasi rejime karşı isyan etmişse ve ülke dışından her türlü desteği de alıyorsa, o ülkede siyasi rejimin sonu gelmiş demektir. Geriye sadece zaman kalmıştır. Yani bir müddet sonra siyasi rejim ömrünü tamamlar ve tarihe karışır.
Halk isyan eder ve dışarıdan güçlü şekilde destek alırsa siyasi rejimin varlığını sürdürebilmesi çok özel şartlar gerektirir. Siyasi rejimin de dışarıdan güçlü destek alması, halktan sayısız insanı öldürmekten çekinmemesi, dünyanın askeri müdahalede bulunmaması vesaire…
Suriye rejimi bu şartları gerçekleştirmeye çalışıyor. Rusya’dan askeri ve siyasi destek arıyor, Çin’den siyasi destek arıyor, İran’dan zaten her türlü desteği alıyor. Bunlar Esed rejiminin ayakta kalmasına kafi gelir mi? Gerçekten dünya bu sorunun cevabını arıyor. Hangi denklem Esed’i götürür, hangi denklem (güç dengesi) Esed’in yerini muhafaza etmesine imkan verir? Bu günlerde Suriye ile ilgili olarak tüm dünyanın ve Türkiye’nin bu soru ile yatıp kalktığını tahmin etmek zor değil.
Esed rejiminin ayakta kalması için gereken şartlar, İran-Suriye cephesinde gerçekleştirilebilir belki. Fakat unutulmaması gerekir ki en önemli şart, zamanın hangi yöne doğru aktığıdır. Zaman, İslam coğrafyasında diktatörlük çağını kapatmak üzere hızlanarak akmaya devam ediyor. Güç dengelerini kurmak mümkün oluyor ama zamanın önünde durmak kabil olmuyor. Yakın gelecekte denklemler (güç dengeleri) netleşir. Daha kolay yorum yapılacak hale gelinir. Biraz daha sabredelim.
FARUK ADİL

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir