Etiket arşivi: 28 ŞUBAT DARBESİ

28 Şubat’ın apoletli kurtlarıyla bir olup kuzuyu yiyenler

28 Şubat’ın apoletli kurtlarıyla bir olup kuzuyu yiyenler

(Bu yazıdaki tipleri, fiil ve sıfatları 28 Şubat’ın azılı generallerinin ve onlara yaltaklık eden siyasîlerin, gazetecilerin, bürokratların ve işadamların şenî özellikleri olarak okuyunuz)

“Kurtla bir olup kuzuyu yedikten sonra çobanla oturup kuzuya ağlayanlar” dan kendinizi koruyunuz. Bu münâfıkları tanıyıp zararlarına mâni olmak Kur’ân-ı Kerim’in buyruğudur.

Sûret-i haktan, yani iyiden, doğrudan, adâletten, çobanın mazlum ve mazrurluğundan yana görünüp kurtlara, zâlimlere, tâgutî rejimin zorbalarına perestiş eden, despot cumhuriyetin cellâtlarına ve generallerine gülücük dağıtan, onların sofrasında yemlenen ikiyüzlüleri tanımak ve onları aramızdan kovmak İslâm’ın emridir.
28 Şubat’ın apoletli kurtlarıyla bir olup kuzuyu yiyenler yazısına devam et

İŞE BAKIN… GENELKURMAY İLE HABER PROTOKOLÜ YAPILMIŞ

İŞE BAKIN… GENELKURMAY İLE HABER PROTOKOLÜ YAPILMIŞ
28 Şubat soruşturmasını yürüten savcılığa genelkurmay başkanlığından konu ile ilgili bilgi ve belgeler gönderilmiş. Bunların içinde o zamanki medya ile “haber protokolü” de varmış. Bu haber tekzip edilmez veya teyit edilirse ortaya çıkan netice muhteşem olacak.
Bu haberin önemi tek boyutta değil birçok boyutta kendini gösteriyor. Hukuki çerçevede 28 şubatın bir darbe olduğunu gösteren delildir. Medya patronlarının ve yöneticilerinin TBMM deki komisyonda verdikleri ifadeleri tamamen çürüttüğü için medya üzerinde ciddi tesirleri olacaktır. Esas önemli boyutu bunlar değil… En önemli boyut, genelkurmayın hukuki soruşturma ve yargılamalara karşı ketum tavrını değiştirmiş ve yardım etmeye başlamış olmasıdır. Daha önceki soruşturma ve yargılamalarda (Balyoz, Ergenekon gibi) genelkurmay hiç yardımcı olmamış, aksine bilgi ve belgeleri köşe bucak saklamış veya saklanmasına göz yummuştu. Hatırlayın Balyoz davası ile ilgili evrakın bir kısmı bir askeri tesisteki döşemenin altında bulunmuştu.
Genelkurmayın hukuka ve yargıya yardımcı olmaya başlaması, bu davaların hem hızlı görülmesini hem de evrak ve delil eksikliğini giderir. Genelkurmayın bu yaklaşımıyla hukuka bağlı ve saygılı bir noktaya gelmiş olması ayrıca mühimdir tabii ki ama şu anda acil ihtiyaç, devam eden soruşturma ve yargılamalardaki delil eksiklerinin giderilmesidir. İŞE BAKIN… GENELKURMAY İLE HABER PROTOKOLÜ YAPILMIŞ yazısına devam et

“BUGÜN OLSA YAPMAZDIM”

“BUGÜN OLSA YAPMAZDIM”
TBMM darbeleri ve muhtıraları araştırma komisyonunun 28 şubat alt komisyonunun dinlediği adamlar ilginç şeyler söylüyorlar. Hepsi de ifadesinin sonunda “bugün olsa yapmazdım” gibi laflar ediyor. TİST eski başkanlarından Refik BAYDUR hariç…
“Bugün olsa yapmazdım” diyenler, sanki yapabilirlermiş gibi günah mı çıkarıyor? Biz yiğit adamı severiz, yiğitlik, “bugün olsa yine yapardım” diyen Refik BAYDUR’un tavrıdır.
Ogün atmosfer öyleydi, darbeye yardım etmek kolaydı, zor olan darbeye karşı çıkmaktı. Bugün de zor olan darbe taraftarlığı yapmak… Anlatmaya çalıştığımız, “zor olan yapmak”, “yiğitlik yapmak” için yanlış yapılmasını teşvik etmek değil. Anlatmaya çalıştığımız şey, bir dünya görüşüne sahip olmak, dünya görüşünün şahsiyetini kuşanmaktır. “Ogün hava öyleydi yaptım, şimdi olsa yapmazdım” diyenler, hiçbir düşünceye sahip olmayan, atmosfere göre hareket eden şahsiyetsizlerin ta kendisidir. Sen bugün yapamazsın zaten be adam… Sen o işin adamı değilsin, sen atmosferin adamısın, sen rüzgarın yönüne bakan şahsiyetsizin tekisin. “BUGÜN OLSA YAPMAZDIM” yazısına devam et

“DARBECİ KOMUTANLARI GÖREVDEN ALACAKTIK”

“DARBECİ KOMUTANLARI GÖREVDEN ALACAKTIK”
Tansu Çiller, hatırlamayanlar için, hani şu bir zamanların “sarışın güzel kadın başbakanı” vardı, işte o, 28 şubatı soruşturan savcıya, “mağdur” sıfatıyla ifade verdi. İlerleyen günlerde Çiller’in ifadelerinin ayrıntıları ortaya çıkar, bu safhada dikkatimizi çeken nokta, komutanları görevden alma meselesi…
Çiller’e atfedilen ifade de, genelkurmay başkanını ve kuvvet komutanlarını görevden almak istediklerini, Erbakan’ın, görevden alma yazısını Cumhurbaşkanı Demirel’in imzalamayacağı kanaatinde olduğunu söylediği zikredilmiş. Bu bilgi doğrulanırsa, ilginç bir durum çıkacak ortaya.
28 Şubat sürecindeki hükümet, RP ve DYP koalisyonuydu. Erbakan vefat etti ama Refah Partisinden o dönemi yaşayan ve bilgisi olan çok insan var, onlarda ifadelerini versinler, bilgi iki taraflı toplansın da, konuyu sağlıklı şekilde değerlendirelim. “DARBECİ KOMUTANLARI GÖREVDEN ALACAKTIK” yazısına devam et

28 ŞUBATÇILARIN MALVARLIĞINA EL KONULMALIDIR

28 ŞUBATÇILARIN MALVARLIĞINA EL KONULMALIDIR
28 Şubat darbesi devlete, ülkeye ve halka, iktisadi alanda çok pahalıya patladı. Bu husustaki tek tereddüt, maliyetin miktarıdır, yüksek bir maliyet olduğu ise aşikar. Soruşturma başladığına göre, meselenin mali boyutu teşrih masasına yatırılacaktır.
28 Şubat darbesi soruşturma konusu haline geldiğine göre, soruşturmayı yürüten savcılar, o süreçteki fiillerin suç olduğunu düşünüyorlar. Mezkur süreç tabii ki suçtur ve sayısız suçu ihtiva eden dev bir suçtur. 28 Şubat cuntası da, sayısını tespit edemeyeceğimiz kadar çok suç işleyen bir “suç makinesidir”. 28 ŞUBATÇILARIN MALVARLIĞINA EL KONULMALIDIR yazısına devam et

28 ŞUBAT’IN AZILI GENERALİ ÇEVİK BİR

28 Şubat’ın Azılı Generali Çevik Bir
Sevinin ey ahali! Çevik Bir ve hempası generaller bir bir mahkemenin önünde çıkarılıyor? Yüzleri sapsarı mahkemeye götürülüşlerini gördük şükür. Adaletin bir katre de olsa gerçekleştiğini görünce insan seviniyor.

Evet, sevinin ey 28 Şubat’ın mazlum ve mazrurları! Çevik Bir adlı tekaüt general, 28 Şubat zamanlarında yüzüne bakmaya tenezzül etmediği savcı ve polis tarafından arabaya bindirilip götürülüyor. 28 ŞUBAT’IN AZILI GENERALİ ÇEVİK BİR yazısına devam et

28 ŞUBAT SORUŞTURMASI VE HUKUK ANLAYIŞI

28 ŞUBAT SORUŞTURMASI VE HUKUK ANLAYIŞI
Nihayet 28 şubat soruşturması gözaltı safhasına kadar geldi. Geldi de, efkar-ı umumiye karıştı. Soruşturma nereye kadar uzanmalı, nerede durmalı, sadece asker ayağı ile sınırlı mı olmalı yoksa sivil kanadı da çevrelemeli mi gibi birçok soru piyasada uçuşuyor ve cevabını arıyor. 28 Şubat darbesine destek olan medya birimlerinin tavırları malum; sadece asker ile sınırlı kalmalı şeklinde fikir(!) beyan ediyorlar. Onların durumu anlaşılabilir, çünkü onlar bu işin bir şekilde, az veya çok, organik veya inorganik olarak içindedir. Onların 28 Şubat soruşturmasının asker kanadı için bile yapılmasına rıza göstermeyecekleri malum, ne var ki artık iş o noktaya geldiği için meselenin o kısmına dair mukavemet gösterme güçleri kalmadı. 28 ŞUBAT SORUŞTURMASI VE HUKUK ANLAYIŞI yazısına devam et

EKREM DUMANLI’YA SUAL: AYDIN DOĞAN 28 ŞUBAT’A DİRENİŞ GÖSTERDİ Mİ?

Ekrem Dumanlı’ya Sual:
“Aydın Doğan 28 Şubat’a Direniş Gösterdi” mi?

Anadolu’da onbinlerce dindar insanın, tasavvuf hüznü taşıyan ilm ü nasihatleri, vaaz ve kitaplarıyla gönülleri fetheden Hocaefendi’nin hizmet ve hatırına istinaden, âşina olduğu gazetelerden ayırt etmeden okuduğu Zaman Gazetesi’nin Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı 12 Mart 2012 tarihli talihsiz yazısıyla grup asabiyesi olmaksızın umum dindar kitleyi üzmüş ve hayrete düşürmüştür.

Bahtsız yazısında 28 Şubat’ın zulümkârlığını tasvir eden ve o meşum dönemin darplarıyla acıyan yerlerimize merhem olacağı hissini veren ifadeler, yazının ortasında utanç veren cümlelerle Aydın Doğan medhiyesiyle devam etmeye başlayınca acıyan yerlerimiz daha da acımaya başladı: EKREM DUMANLI’YA SUAL: AYDIN DOĞAN 28 ŞUBAT’A DİRENİŞ GÖSTERDİ Mİ? yazısına devam et