Etiket arşivi: AHMET TURAN ALKAN

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(26.03.2014)-ÖRGÜT ÇIĞLIK ÇIĞLIĞA…

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(26.03.2014)-ÖRGÜT ÇIĞLIK ÇIĞLIĞA…

O meşhur gün yaklaşıyor, saatler çalışıyor, takvim yaprakları bir bir yere düşüyor ve 30 Mart geliyor. Miting meydanlardaki kalabalıklar ve halkın coşkusu, Fethullah Gülen örgütünün kabusu haline geldi, artık paralel örgütün duası, 30 Martın gelmemesi üzerinedir. Ama kimin gücü yetmiş zamanı durdurmaya, kim zamanı geri sarabilmiş ki. Zaman bir sath-ı maildir ki, ya gönlünle yürür gidersin ya da direnir ve kayarsın… Öyle ya da böyle zaman hükmünü icra eder, muhtevasında gizlediği kaderi dünyaya saçar, vakti gelen vaka gerçekleşir, “gerçek” olur.

Paralel örgüt, seçim yaklaştıkça panikliyor, her miting meydanını gördükçe ümidi tükeniyor. Artık korku ve panik her taraflarından fışkırıyor, gizleyemiyorlar, saklayamıyorlar. Taşıyor her taraflarından, tutamıyorlar bir türlü, zapt edemiyorlar korkularını. Kırk hikayeleri var, hepsi de 30 Mart üzerine…

Dünyaya yayılmış olan kanalizasyon şebekelerinin yeryüzüne çıktığı ve pisliklerini güzelim ülkemize akıttığı medyaları, 30 Mart yaklaştıkça korku ve paniklerini gizleyemiyor ve çığlık çığlığa bağırıyorlar. Zaman gazetesi, büyük iddiaların ve ithamların yayın organı olmaktan çıkıyor ve seçim yaklaştıkça tam bir ağıt evrakı haline geliyor. Misal bugünkü (26.03.2014) nüshası…
CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(26.03.2014)-ÖRGÜT ÇIĞLIK ÇIĞLIĞA… yazısına devam et

FETHULLAH GÜLENİ ANLAMAK-3-ALLAH ADINA KONUŞMAK…

FETHULLAH GÜLEN’İ ANLAMAK-3-ALLAH ADINA KONUŞMAK…
Son zamanlarda Allah ile tehdit etmek yaygınlaştı, Allah adına konuşmak revaç buldu. Mühim ve hassas bir mevzuu…
İlahi muradın ne olduğuna dair kesin ifadeler kullanmak, kadim müktesebatımızda kerih görülmüş, usul bilmezlik olarak tarif edilmiştir. Allah Azze ve Celle, bazı meselelerde muradını sarih şekilde izhar ve beyan etmiştir. İslam’ın ahkamına dair ölçüler, emirler, nehiyler sarih şekilde beyan buyurulmuş, bu hususta müphem olmak men edilmiştir. Namaz farzdır, ikame etmeyenin mahşerdeki hesabı ve ahiretteki cezası malum ve ağırdır. Bunun gibi Allah Azze ve Celle tarafından sarahaten beyan edilmiş, emredilmiş, ölçülendirilmiş, nasıl ikame edileceği ise Sevgili Peygamberimiz Aleyhisselatü Vesselam tarafından tayin edilmiş olan mevzularda “İlahi Murad” tespit edilmiş haldedir, bunun gibi mevzularda müphemiyet itikadi maraz sebebidir.
Yukarıdan aşağıya doğru inildikçe, İslam’ın sarahatle tayin ettiği ölçülerin oluşturduğu merkezden muhite doğru gidildikçe, muhkemlik yerini müphemiyete bırakır. Sarahaten beyan edilmiş, şekil olarak da tayin edilmiş “sabitler” münakaşa dışı bırakılarak, merkezden muhite, yukarıdan aşağıya, esastan teferruata doğru gidildikçe, “İlahi Murad”ın ne olduğu hususunda net ifadeler kullanılması, İslam ıstılahında “cehalet” tarifine girer. Herhangi bir devirde (mesela bugün), Allah Azze ve Celle’nin dinini ikame etme hususunda bir yol haritası, bir güzergah haritası, bir tatbikat fikri geliştirmek, Allah Azze ve Celle’ye iltica etmekle, bu ruh halini kesintisiz muhafaza etmekle kabildir.
* FETHULLAH GÜLENİ ANLAMAK-3-ALLAH ADINA KONUŞMAK… yazısına devam et

KANAAT ÖNDERLİĞİ Mİ YOKSA KANAAT AJANLIĞI MI?

KANAAT ÖNDERLİĞİ Mİ YOKSA KANAAT AJANLIĞI MI?
Son yıllarda sık kullanılan, hayatta da gerçekten karşılığı olan bir tabir, kanaat önderliği… İnsan her sahada mütehassıs olamaz, içinde yaşadığımız çağdaki bilgi birikimi dikkate alındığında bir sahada bile hakkıyla mütehassıs olmak fevkalade zor. Bu zaruret, insanları, her mevzuu sonuna kadar tetkik etme imkanından mahrum etmekte, kaçınılmaz olarak belli başlı meselelerde bazı şahsiyetlere itimat etmeye zorlamaktadır. Zaten mütehassıs olmanın bariz hususiyetlerinden birisi, ihtisas sahası dışındaki meseleleri, salahiyetli mütehassıslara danışmaktır. Bir sahada mütehassıs olmak (hakkıyla olunduğunda bile), her konuda mütehassıs olmak manasına gelmez ama fikir ve ilim piyasasının bu kaideyi umursamadığı görülüyor. Mesela iyi bir cerrah olan kişinin, iyi bir siyaset bilimci olduğu zannedilebiliyor, calib-i dikkat olan husus ise, bu yanlışa hem kişinin kendisi hem de onu takip eden insanlar düşebiliyor.
Bilginin çoğalmasıyla zaruret haline gelen ihtisaslaşma, kanaat önderliği diye isimlendirilen ve aslında ihtisas sahiplerine itimat etmek gibi ahlaki bir mesuliyeti ihtiva eden bu hal, bir taraftan hayatı kolaylaştırırken diğer taraftan da devasa bir istismar alanı açıyor. Kanaat önderi isimlendirmesinin Türkiye’deki karşılığı umumiyetle “şöhret” merkezinde gerçekleşiyor. Belli bir sahada, bir şekilde tanınmış şahıslar, hayatın zorlamasıyla oluşan ihtisas ve itimadın ve bunların meydana getirdiği ağır bir ataletin katkısıyla kanaat önderlerine yöneliyor. Bir taraftan zaruret bir taraftan da zarurete yaslanan insanların tembelliği (ataleti), hayatın en mühim mevzularını (mesela dini) bile kanaat önderlerine havale etmesine sebep oluyor. KANAAT ÖNDERLİĞİ Mİ YOKSA KANAAT AJANLIĞI MI? yazısına devam et