AKIL İNŞASINDA SABIR EĞİTİMİ-2-

AKIL İNŞASINDA SABIR EĞİTİMİ-2-
Sabır eğitimi, aklın yerleşmesine katkıda bulunur. Akıl, kendi merkezinde yerleşik hale gelmez ve zemini oynak olursa, çok sayıda problem meydana gelir. Aklı bulunduğu yerde (merkezde) sabitleyen ve onu dayanıklı kılan sabır eğitimidir.
Sabır eğitimi, eğitim dünyasında unutulduğundan beri insanlar fena halde sabırsız ve dayanıksız hale geldi. Maymun iştahlı diye tabir edilen akıl ve kişilik modellerli yaygınlaştı. Hiçbir işte ve konuda sabretmeyen, dayanamayan, başladığı her işi yarım bırakan insan türleri toplumu kapladı. Dolayısıyla uzun vadeli işler yapılamaz oldu. Hayat yarım işlerle doldu. Oysa yarım iş ne pahalı iştir çünkü yapılan yatırım yarım kaldığında hiçbir işe yaramaz. Hiçbir faydası olmayan yatırım, çok pahalı bir yatırımdır zira boşa gitmiştir.
Osmanlı eğitim ve kültüründe sabır eğitimi, eğitimin başıydı. Her alanda sabır eğitiminin bir kolu bulunuyordu. Sabır eğitiminin en fazla göründüğü alan ise sanat çalışmalarıydı. Mesela Osmanlı sanatları, “hat”, “tezhip”, “ebru” gibi dallar, sabır eğitiminin dahiyane metotlarıdır.
Sabır eğitimi çıplak olarak verilemez. Özellikle de çocuklara sabır eğitimini vermek en zor eğitim işidir. Çocuk psikolojisi, acelecidir. Sabır eğitimini çıplak olarak vermek istediğinizde müthiş bir direnişle karşılaşırsınız. Bu sebeple sabır eğitimi (hem çocuklarda hem de büyüklerde) başka işlerle harmanlanmalıdır. Osmanlının bu konuda geliştirdiği dahiyane çözüm, sabır eğitimini sanat dallarıyla yapmasıdır. Bir “ebru” çalışması tam bir sabır eğitimidir. Fakat kimse onun bir sabır eğitimi olduğunu bilmez. Çocuklara mutlaka bu sanatlardan birini öğretmek ve sürekli meşgul olmalarını sağlamak lazım… Bir müddet sonra görülecektir ki, sabır eğitimini tamamlamış, sabırlı ve dayanıklı hale gelmiştir.
Çocuklara bir şeyi elde etmesi için beklemesi gerektiği anlatılamaz. Neden beklemesi gerektiğini anlamaz. Elde edebileceği bir şeyi hemen neden elde etmediğini ve beklemesi gerektiğini kavrayamaz. Bu sebeple sanata yönlendirilmesi şarttır. Bir “ebru” eserini elde etmek için sabırlı ve titiz çalışma yapması gerektiğini, işin niteliği öyle olduğu için anlayabilir. O işi yapa yapa sabretmeyi de öğrenir.
Sabrın en önemli neticesi akıllı olmak ve aklı benlik merkezinden uzaklaştırmaktır. Bundan sonraki önemli neticesi de, “kaliteyi” arttırmasıdır. Kalite, akıl ve uzmanlık istediği kadar, sabır isteyen bir iştir. Titiz ve sabırlı çalışmanın olmadığı yerde kalite üretilemez.
Teferruatla ilgilenilmediğinde kalite ortaya çıkmaz. Sabırsız insanlar ise teferruatla ilgilenmez. Teferruatla ilgilenecek kadar zamana ve çalışmaya tahammül edemezler. Onlar bir an önce olsun bitsin isterler. Bir an önce olup biten işlerde kalite ortaya çıkmaz.
Çağ, kalite çağıdır. Her ne yapılırsa yapılsın, kaliteli yapılmalıdır. Sadece mal üretiminde değil, hizmet üretiminde de kalite ilk aranan özellik haline geldi.
Büyük firmalardaki kalite kontrol personelinin alması gereken ilk eğitim, sabır eğitimidir. Sabır eğitiminden geçmemiş kimselerin kalite kontrol elemanı olarak alınması, kaliteyi artırmaz, azaltır.
Çocuklara mutlaka bir sanat meşguliyeti oluşturmak gerekir. Sanat dallarının hemen hepsi, sabırla yapılabilen çalışmalar gerektirir. Osmanlı sanatları ise tam bir sanat eğitimidir. Ama Osmanlı sanatlarının dışındaki sanatlarda sabır eğitimi verir. Çünkü sanat, özü itibariyle teferruatlı, dikkatli ve titiz çalışmalar ister. Sabır eğitimi de zaten budur.
OSMAN GAZNELİ
osmangazneli@gmail.com