İHANET GÜNLÜKLERİ-26.08.2014-ALİ ÜNAL HADDİNİ AŞTI

İHANET GÜNLÜKLERİ-26.08.2014-ALİ ÜNAL HADDİNİ AŞTI

Ali Ünal, bir taraftan anlama melekesini kaybetti diğer taraftan edebini… Haddini bilmez adam, Diyanete, ulemaya, meşayihe sorular soruyor, hem de öyle ukala şekilde soruyor ki, neden cevap vermedikleri soru sorma tarzında mahfuz.

Aklını kaybeden adamın ölçüsü mü olur? Kur’an-ı Kerim’den ayet-i kerime’yi alıyor, sanki Allah’ın beyanı sadece kendilerini tasdik için inmiş gibi, kendileri onunla mesul değillermiş gibi, kendileri sırat köprüsünü geçmişlerde geride kalanlara sopa gösterir gibi…
Okumaya devam et “İHANET GÜNLÜKLERİ-26.08.2014-ALİ ÜNAL HADDİNİ AŞTI”

İHANET GÜNLÜKLERİ-17.08.2014-ALİ ÜNAL TUZAĞA DAVET EDİYOR

İHANET GÜNLÜKLERİ-17.08.2014-ALİ ÜNAL TUZAĞA DAVET EDİYOR

Paralelcilerin aklının başına gelmesi için mahşeri beklememiz gerektiğini anladık. Fethullah Gülen, adına mübahele veya muhavele dediği bir tuzak kurdu, mensupları da, tüm Müslümanları da bu tuzağa çekmek için uğraşıyor. Müslümanları o tuzağa çekme görevini en son Ali Ünal üstlenmiş, 17.08.2014 tarihli, “Hala ‘amin’ bekleyen mübahele veya muhavele” başlıklı yazısında, “amin” dememiz için bizi tahrik ediyor ve meydan okuyor. Ahmak…

Fethullah Gülen’in bedduası (onların diliyle mübahele veya muhavelesi) dikkatle tetkik edilmediği için gözden kaçan bazı özellikler var, tuzak da zaten bu özelliklerde gizli. Başhain öyle bir tuzak kurmuş ki, o tuzağa “amin” diyen her Müslüman mahvolur, ihanet örgütünden olsun veya olmasın…
Okumaya devam et “İHANET GÜNLÜKLERİ-17.08.2014-ALİ ÜNAL TUZAĞA DAVET EDİYOR”

YAPMA ALİ ÜNAL, KENDİNİ KAYBEDİYORSUN

YAPMA ALİ ÜNAL, KENDİNİ KAYBEDİYORSUN

Ali Ünal bu gün (04.08.2014) çok ağır bir yazı yazmış, ağırlığı ölçü ihlalinden kaynaklanıyor. Ali Ünal’ın son zamanlardaki yazılarında bir muhteva ve merkez kayması yaşanıyor, yazılardan böyle anlaşılıyor, önceden beri mi böyledir son sarsıntılar mı bu hale getirdi, onu bilmiyorum. Ruh halindeki kayma, doğru istikamette değil, yani inkişaf etmiyor, savruluyor ve dağılıyor.

Yazısının başlığı, “Zevk zemzemesi ve gaşy içindeyim”… Bu başlık, yazının muhtevasını anlatmak için atılmış, yani son yıllarda ihanet örgütünün başına gelen hadiselerden dolayı “zevk-i ruhani” yaşadığını söylüyor. Allah muhafaza…

Ali Ünal, yazısına, ihanet örgütüne ve başındaki adama övgüler düzerek başlıyor ve meseleye şöyle giriyor;
Okumaya devam et “YAPMA ALİ ÜNAL, KENDİNİ KAYBEDİYORSUN”

ALİ ÜNAL, MÜNAFIK OLARAK FETHULLAH GÜLEN’İ TARİF ETMİŞ

ALİ ÜNAL, MÜNAFIK OLARAK FETHULLAH GÜLEN’İ TARİF ETMİŞ

Ali Ünal, bayramın ikinci günü (29.07.2014), “Nifak ve münafık” başlıklı bir yazı yazmış. Münafık olarak Erdoğan ve Akparti kadrolarının adını anmamış ama bulunduğu mevzi itibariyle onu kastetmiş. “Onu kastetmiş” derken, isimlerini vermediği için bu tespitimizi inkar etme imkanı var tabii ki, gerçekten de onları kastetmemişse eğer hata bize ait olsun.

Son zamanlarda moda olduğu üzere, önce kelimenin sarf ve nahvini (modern dille etimolojisini) yazmış, böylece Arapça bildiğini de göstermiş. Neyse, burada fazla durmayalım, kelimenin kökü ve müştakları tabii ki mühim…

Ali Ünal, bir müddetten beri (belki de baştan beri) feraset, basiret ve idrakini kaybettiği için, isim vermeden nazari çerçevede yazdığı nifak ve münafık mevzulu yazısında Fethullah Gülen’i tarif etmiş. Kendinin maksadı Erdoğan ve arkadaşları olabilir ama yazıdaki tarif, Erdoğan’a yüzde on uyuyorsa, Fethullah Gülen’e yüzde doksan uyuyor.
Okumaya devam et “ALİ ÜNAL, MÜNAFIK OLARAK FETHULLAH GÜLEN’İ TARİF ETMİŞ”

İHANET GÜNLÜKLERİ-21.07.2014-ALİ ÜNAL AJANLIĞA DEVAM EDİYOR

İHANET GÜNLÜKLERİ-21.07.2014-ALİ ÜNAL AJANLIĞA DEVAM EDİYOR

Ali Ünal, 21.07.2014 tarihinde yayınlanan, “İslam ve Alem-i İslam yanarken” başlıklı yazısında, makul şeyler söylüyor gibi görünüyor. Yazının sonuna kadar da gerçekten makul şeyler söylüyor. Fakat yazının sonuna geldiğinde, ajanlığını yapıyor ve zehrini kusuyor.

Ajanlığın ve propagandanın temel prensibini artık herkes bilir fakat Ali Ünal herkesin bildiğini bilmiyor anlaşılan. Ajanlığın ilk prensibi, dokuz tane doğru söyle, içine bir tane yanlış yerleştir, dokuz doğrunun gölgesinde o yanlışı da hap gibi yuttur. Eskiden istihbarat örgütleri ve mensuplarının bildiği ve uyguladığı bu prensip, artık dünyanın tecrübe hanesinde kalın harflerle yazılıdır ve bu meselelerle bir hafta ilgilenenler tarafından bile bilinir. Ali Ünal ajanlığa yeni başlamış olmalı ki, bu tecrübeden ve bu bilginin yaygınlığından haberdar değil.

Yazısının sonuna kadar “nazari doğrular”dan bahseden Ali Ünal, yazısının son paragrafında şu zehri enjekte ediyor;
Okumaya devam et “İHANET GÜNLÜKLERİ-21.07.2014-ALİ ÜNAL AJANLIĞA DEVAM EDİYOR”

ALİ ÜNAL BASİRET İSTEMİŞ!

ALİ ÜNAL BASİRET İSTEMİŞ!

Ali Ünal, 20.07.2014 tarihli, “Filistin meselesi ve AKP” başlıklı yazısının sonunu şöyle bitirmiş; “Her şeyden önce birazcık basiret!” Yazısının sığlığına bakınca neden “birazcık” basiret istediği anlaşılıyor, oysa bize lazım olan derinliğine bir basirettir, biz derin basiretin ne olduğunu kendisine gösterelim.

Ali Ünal, Erdoğan’ın İsrail’e çalışan birisi olduğunu söylüyor, bu sebeple Filistin meselesine sahip çıkamayacağını, Filistin davasını yüklenemeyeceğini iddia ediyor. Kendinin de mensup olduğu ihanet örgütünün İslam dünyasında ve hatta tüm dünyada İsrail’in en büyük sivil toplum kuruluşu ve o kisve altında istihbarat örgütü olduğundan hiç bahsetmiyor. Kendilerle ilgili en ciddi iddia bu olmasına rağmen, bu iddianın da sayısız delili varken, bu ithamlara hiç temas etmeden başkasını suçlaması basiret gereği değil, bizi ahmak yerine koymaktan ibaret bir ahmaklıktır.
Okumaya devam et “ALİ ÜNAL BASİRET İSTEMİŞ!”

HAYRETTİN KARAMAN HEZEYANINDA ISRAR EDİYOR

HAYRETTİN KARAMAN HEZEYANINDA ISRAR EDİYOR

Hayrettin Karaman, 2010 yılında Yeni Şafak gazetesindeki köşe yazısında, “Recm yoktur” başlıklı yazı yazabilmişti, bu yazıya gerekli tepki de verilmemişti. Biz mesele üzerine tenkit yazısı yazmıştık ama kamuoyundan çok daha ciddi tepkiler olması gerekiyordu. Yeterince tepki almamış olmalı ki, hezeyanına hala devam ediyor.

Ali Ünal, üyesi olduğu terör örgütünün sabıkasına bakmadan Hayrettin Karaman’ı tenkit edince mesele tekrar gündeme geldi. Hayrettin Karaman, Ali Ünal’a isim zikretmeden cevap verdiği 17.07.2014 tarihli “Başka konular” başlıklı yazısında recim cezası ile ilgili eski görüşlerinin aynen devam ettiğini, geçen zaman içinde görüşlerinin değişmediğini tekrarlayan bir yazı yayınladı. Ali Ünal’ın yazısından sonra cevabi bir yazı bekliyorduk ve cevabında da, eski görüşlerini değiştirdiğini beyan edeceğini ümit etmiştik. Heyhat!
Okumaya devam et “HAYRETTİN KARAMAN HEZEYANINDA ISRAR EDİYOR”

ALİ ÜNAL BİR KONUDA HAKLI

ALİ ÜNAL BİR KONUDA HAKLI

Ali Ünal, bir müddetten beri kıvranıyor. Fethullah Gülen’in aleyhine tek kelime etmeyen, ihanet örgütünün tek yanlış yaptığına kanaat getirmeyen, sanki “doğruluk teminatını” Allah ve Resulünden almış gibi hareket eden Ali Ünal, aynaya hiç bakmaksızın başkaları ile ilgili ithamları yazılarının ana teması haline getirmiş durumda. İhanet örgütü mensuplarının, “kesin doğruluk” teminatına sahip ruhi ve zihni altyapıları, kendilerini helak etmek için yalnız başına kafi olsa gerek.

Ali Ünal, 14.07.2014 tarihli, “Parti müftüleri’nin onulmaz cehaleti” başlıklı yazısında, ihanet örgütü karşıtlarının açığını arayan bir çaba içinde görünüyor. Çabasının neticesini de almış, mühim bir nokta bulmuş. Hayrettin Karaman’ın, “recm cezası” ile ilgili hezeyanı takılmış oltasına… Yazıda başka mevzular da var ama isabet ettiği nokta Hayrettin Karaman ile ilgili mesele… Daha doğrusu Hayrettin Karaman’ın recm cezası ile ilgili savruk düşünceleri.
Okumaya devam et “ALİ ÜNAL BİR KONUDA HAKLI”

İHANET GÜNLÜKLERİ-30.06.2014-ALİ ÜNAL’IN HAZİN HALİ…

İHANET GÜNLÜKLERİ-30.06.2014-ALİ ÜNAL’IN HAZİN HALİ…

Ramazanda tenkit yazısı yazmak hoş değil, bu mübarek ayda insanın kendi nefsini tenkitle iktifa etmesi asıl olmalıdır. Kendimizi hesaba çekmeden başkalarına hesap sormak yakışıksız bir hal…

Zaman gazetesi yazarları galiba Ramazan ayını, nefs muhasebesi, nefs tezkiyesi, ruhi istidatların inkişafı gibi manevi-kalbi çerçevede yaşamak fikrinden oldukça uzak görünüyorlar. Gazetenin genel yayın çizgisi ve yazarların yazıları, Erdoğan ve Akparti düşmanlığını, iftira, hakaret, hafife alma, alay etme şekillerinde devam ettiriyorlar. Dikkat çekici nokta şu ki, yazarların yazılarında, yazıların muhtevasında, dilinde ve üslubunda, ramazanın geldiğine dair hiçbir alamet, işaret, ima yok.
Okumaya devam et “İHANET GÜNLÜKLERİ-30.06.2014-ALİ ÜNAL’IN HAZİN HALİ…”