Etiket arşivi: ANLAYIŞ

ANLAYIŞ ve TEFEKKÜR-E-KİTAP-Haki DEMİR

İnsan zihninin bir özelliği var, kesintisiz deveran halinde olmak… Zihni faaliyeti gerçekleştirmek için gayret etmek gerekmez, o kendiliğinden hareket halindedir. Zihni faaliyeti durdurmak ise imkansızdır. Zihnin kendiliğinden faaliyet göstermesi, zihni faaliyet ile tefekkür faaliyetini birbirine karıştırmamıza sebep oluyor. Zaten hareket halinde olan zihnin çalkalanışlarını tefekkür faaliyeti zannediyoruz. Tefekkür faaliyeti ile ilgili en ciddi problemlerden birisi budur. ANLAYIŞ ve TEFEKKÜR-E-KİTAP-Haki DEMİR yazısına devam et

BATI ÇÖKÜYOR-E-KİTAP-Haki DEMİR-

Batı çöküyor, o ihtişamlı görünen, o hiç yıkılmaz zannedilen batı çöküyor. Batıdan, doğudan ve Türkiye’den bazıları bunu görmese, inanmasa, anlamasa da çöküyor. Batının çöküşündeki orijinallik, çöküşünün anlaşılmasına mani oluyor. Batı kendi medeniyet kaynaklarındaki özelliklerden dolayı çöküyor, yani aslında batı, kalkınırken aynı zamanda çöküş dinamiklerini de temeline yerleştirmişti. Bunu göremeyenler, çöküşe kanaat getiremiyorlar.

Batı çöküyor çünkü bir asırdır felsefi krizde. Felsefi krize girmesinin sebepleri çok ve çeşitli ama felsefi kriz başlayalı uzun zaman oldu. Makyajındaki ihtişam, derinlerdeki felsefi krizi perdelemiş ve görülmesini önlemişti. Hala da iktisadi krizden ibaret bir sarsıntı zannediyorlar. Mesela kapitalizm, batıyı kalkındırmıştı eskiden ama şimdi çöküşüne sebep oluyor. Mesela pozitif bilimlerin felsefeden bağımsızlaşmasını matah bir şey zannetmişlerdi, bu durum felsefi krizi tetikledi ila ahir… BATI ÇÖKÜYOR-E-KİTAP-Haki DEMİR- yazısına devam et

İSLAMCILIK TARTIŞMASININ “HARİCİLERİ”-18-TÜRKÖNE’NİN ANLAYIŞ MERKEZİ

İSLAMCILIK TARTIŞMASININ “HARİCİLERİ”-18-TÜRKÖNE’NİN ANLAYIŞ MERKEZİ
Türköne’nin, önceki yazılarımızda tespit ettiğimiz “fikir hilesi” ve “anlamama inadı”nın sebebi, 31.07.0212 tarihli, “Din, Diyanet ve İslamcılık” başlıklı yazısında ortaya çıkıyor. Önceki yazılarında serazat dolaşan düşünce faaliyeti, bu yazıda kendine bir merkez ediniyor. Artık Türköne ile ilgili ne düşüneceğimizi, nasıl düşüneceğimizi, değerlendirmelerimizin mihverinin neresi olduğunu biliyoruz. Çünkü kendisi bu yazısında net bir şekilde ortaya koyuyor.
Nedir bu merkez? Acele etmeyin…
Türköne’nin keskin ve kendinden emin tespitleri var. Mesela şu; “İslâmcılık bir iktidar projesi idi, gerçekleşti ve ömrünü tamamladı. Başı göğe değdikten sonra, gökyüzüne çıkmak için yollar inşa etmenin anlamı var mı?” Ne kadar net değil mi? Bir iktidar projesiydi, gerçekleşti ve ömrünü tamamladı. Başka söze gerek var mı? Türköne’nin bu kolaylıkta tespitler yapmasının sebebi, düşünce merkezi ile ilgili… Zihni havzası bir dünya görüşüne bağlı olmayan, düşünce faaliyetini de bir dünya görüşünün kalbine bağlanmadan gerçekleştiren Türköne, ciddi fikir üretiminde gevezelikten başka bir şey yapmıyor. Fakat gevezeliğine öyle bir ciddiyet ve ağırlık atfediyor ki, okuyanlar fikirle meşgul olduğunu zannediyor. İSLAMCILIK TARTIŞMASININ “HARİCİLERİ”-18-TÜRKÖNE’NİN ANLAYIŞ MERKEZİ yazısına devam et

TEŞKİLAT “ALGI VE ANLAYIŞ” ÜRETİYOR

TEŞKİLAT “ALGI” VE “ANLAYIŞ” ÜRETİYOR
Halkın algı ve anlayışını değiştirmek bir açıdan çok zor başka bir açıdan da çok kolay… Bazen iki yüz bin kişilik orduyu üzerine sürüyorsunuz ama algısı bir milim kımıldamıyor, bazen de bir simge halkın tüm algısını kökten değiştiriyor.
Cumhuriyetin en büyük devrimi, (bilerek ve planlayarak mı yapmışlardı hala emin değilim) insan tabiatının yöneldiği noktaları işgal etmişlerdi. Mesela makam, mesele zenginlik, mesela kadın insan tabiatının doğal menzilidir. Bu üç temel ve bunlardan başka sayısız “dikkat merkezini” işgal ederek, oraya oturttukları kişileri kendi istedikleri hayat tarzıyla donattılar. Bu şu anlama geliyordu; makam sahibi, servet sahibi, statü sahibi, kanun üstü olmak istiyorsan, “böyle olacaksın”. Bunu kanun yoluyla ve kamuoyunda da açıkça söyledikleri için, bilerek mi yaptılar yoksa denk mi geldi emin olamıyoruz. Oysa bu uygulama, kanun zoruyla değil, insanları özgür bırakarak yapıldığında daha fazla etkiye sahip. Her şeye rağmen Cumhuriyet döneminde bu uygulama Kemalist rejim için en fazla fayda elde ettiği iş oldu ve başarı hanesinin zirvesine yerleşti. TEŞKİLAT “ALGI VE ANLAYIŞ” ÜRETİYOR yazısına devam et