Etiket arşivi: DİL KAPISI

Dil Kapısı’ndan gurbete giden şairime…

Dil Kapısı’ndan gurbete giden şairime…

Kalbimin şairinden bir kelimecik dahi dil yâresi görmedim. Batı gurbetine çıkarken yüreğindeki azığı kâfidir diye azığına azık katmadım. Kanatlarından tutmadım uçmadan; yüreğine sokulmadım.

Dilimin bilicisi şairimin gurbete çıkacağı söylendiğinde mezara götürüyorlarmış gibi yüreğim daralmıştı. Zayıflık alâmeti göstermek ehl-i dilden değildir diye “Allah layıkını versin…” deyip, derûnumdaki sözü söylememiştim.

Dostperest bir yürekten beklemediği bir ifadeydi bu. İş işten geçmişti; şairim yüreğimi yakıp geçen dil makamından kelimeler düşmüştü dosthânemdeki takvim yaprağına:
Dil Kapısı’ndan gurbete giden şairime… yazısına devam et

Dil Kapısı’nda insanı dil ile tartarlar

Dil Kapısı’nda insanı dil ile tartarlar

Dil Kapısı hakikatin kavranış biçimidir bilene. İnsan bu kapıda inşâ eder gönlü, sevgiyi, iyiliği, her şeyi…

Dil Kapısı söz kapısı değildir. Herkes konuşur fakat herkesin dili olmaz. Pîrlerin dediği gibi, dili olan ayrı, konuşan ayrı…

Bu kapıda insanı dil terazisinde tartıp ölçerler. Bezm-i elest’teki kelimelerle tanış olup olmadığına ve ana dilindeki kelimelerin sûretini geçip geçmediğine bakarlar.
Dil Kapısı’nda insanı dil ile tartarlar yazısına devam et

Dil Kapısı’nda tâlim etmek

Dil Kapısı’nda tâlim etmek

Kelimelerden inşa edilmiş Dil Kapısı. Lisanî hayatı yaşamak isteyenlerin dergâhıdır bu kapı. Meydandan uzak… Dilini, kelimelerini imanına teslim edenlerin tekkesidir.

Dil Kapısı’nda kelimeler var, ulvî aşk var, dost var. Kelimeler mâveranın birer miracıdır. Etinden kemiğinden ayrılır, terbiye edilir, pişer, hamlığından kurtulur ve hakikat âlemine götüren birer yol olur. Dünyadan öteki âleme kelimelerin kuvvetiyle gidilir.

Bâzı hâllerde bir meyhanedir bu kapı; aşk şarabına bürünmüş kelimelerle sarhoş olunur. Halktan Hakk’a, kesretten vahdetin sırrına, halvetten mâşuka varılır.
Hayatın anlam bilgisi kelimeler üzerinden öğrenilir.
Dil Kapısı’nda tâlim etmek yazısına devam et