Etiket arşivi: DİL

Nihai Zafer Dilde Gerçekleşir

Fikri ve siyasi mücadelelerin en yoğun yaşandığı alan, dildir. Dil, tarafların anlam dünyalarını oluşturduğu için, geri çekilecekleri en son mevzidir. Dilde gerileme başladığı zaman, mücadelenin nihai safhasına, son savaşa girilmiş demektir.
Fikri ve siyasi gurupların cepheye ilk sürdüğü ve savaşın sonuna kadar ağır meydan muharebelerinin yaşandığı alandır, dil… Kuvvetler çatışmasının tamamı, yekun olarak bakıldığında anlam dünyalarının savaşıdır. Taraflar, kendi anlam dünyalarının, hayatın altyapısını oluşturması için mücadele etmektedir. Rakiplerin, anlam dünyalarını bırakmaları, mücadelenin bittiğini gösteriyorsa, savaş anlam dünyalarının savaşıdır. Öyleyse zayıflayan taraf, mukavemet güç ve ümidi olduğu müddetçe, “dil”inden vazgeçmeyecektir. Nihai Zafer Dilde Gerçekleşir yazısına devam et

İSLAM’IN DİLİNİ KEŞFETMEK

Bir dinin veya dünya görüşünün “dil”e ihtiyaç hissetmemesi, sadece kurallardan ibaret olduğunu gösterir. Kurallardan ibaret bir hayat nizamını, herhangi bir dille ifade etmek kabil olabilir. Bu ihtimalde bile “dil”e ihtiyaç duyacağını söylemek kabildir ama sadece kurallardan bahsediyor olmak, dil ile alakalı müthiş bir esnekliğe sahip olmaktır.
Bir dini veya dünya görüşünü, mana yekûnu olarak görüyorsak, ilk ihtiyaç duyacağı vasıtanın, mezkûr mana yekûnunu, insanlara arz etmek, beyan etmek, teklif etmek için “dil” olduğunu hemen anlarız. “Manaların tecelli etmek için suretlere ihtiyaç duyacağı” şiarından hareketle, tecelligahlar oluşturmak gerektiğini biliyoruz. Mananın tecelli edeceği ilk suret, “dil”dir. Çünkü manaların ilk zuhuru, “kelam” iledir. Neden? Yaratılmış varlıktan önce “yaratma iradesi” vardır. Yaratma iradesinin ilk tezahürü ise kelam iledir ve malum olduğu üzere “kün” emridir. Varlıktan (yaratılmış varlıklar) önce kelamın mevcut olduğunu gösteren bu meratip silsilesi, dil bahsinin ehemmiyetini ifadeye kâfi olmalıdır. İSLAM’IN DİLİNİ KEŞFETMEK yazısına devam et

SAĞIRLAR KONUŞMADIKÇA MATERYALİZM FİYASKODUR

Doğuştan sağır olan, yani “ses”i hiç duymamış olan insanlar, konuşma uzuvlarında herhangi bir problem olmasa da “dilsiz” oluyorlar. Konuşabilmek için gereken biyolojik imkanlara sahip olmasına rağmen, sağır olduğundan dolayı sesi duymaması ve tanımaması, dilsizliğe yol açıyor. Bu kişiler “dilsiz” değil, “sağır-dilsiz” olarak isimlendiriliyorlar.
Konuşma uzuvlarında herhangi bir arıza olmayan sağır insanın, konuşamamasından ne gibi manalar çıkar? SAĞIRLAR KONUŞMADIKÇA MATERYALİZM FİYASKODUR yazısına devam et