Etiket arşivi: EHL-İ DİL

“SÖZÜMÜZ” NASIL OLMALI?

“Sözümüz” Nasıl Olmalı?

Sözün değeri olmasaydı vahiy tecelli etmezdi. Bunun içindir ki vahyin ruhu, “cesed mesabesinde olan söze” can verdi. Sözün değer kazanması, Efendimiz (s.a.v)’in kudsî şuurunda vahyin söz ve yazıya geçmesiyle başlar.

Asıl kaynağa bağlı olarak sözün değeri arttıkça şuur ve tasavvurun değeri de artar, aklın ve kalbin derecesi de yükselir. Sahip olunması gereken sözün değeri âyetlere tabiîdir. Zumer sûresi 18. âyeti, müminleri “Onlar ki, sözü dinlerler ve onun en güzeline uyarlar…” olarak târif ediyor.

Mürşid-i kâmiller, sözlerinin Allah ve Resûlünden beslendiğini söylediklerine göre, onların yolunda sözün değerini yükseltmek düşer bize. “Söz var sözden ileri, söz var sözden içeri, söz var sözden derin” düsturuna, sözü ayağa düşüren, sözü ruhsuz kelime yığınına çeviren, sözlerinin gücüne inanan ve çok konuşan “okumuşların” uyması gerekmez mi?
“SÖZÜMÜZ” NASIL OLMALI? yazısına devam et