İSLAMCILIK TARTIŞMASININ “HARİCİLERİ”-5-CEMAATİN FİKİR ADAMI FAKİRLİĞİ

İSLAMCILIK TARTIŞMASININ “HARİCİLERİ”-5-CEMAATİN FİKİR ADAMI FAKİRLİĞİ Fethullah Hoca cemaati, hayatın pratiğinde büyük başarılara imza attı. Özellikle bazı alanlarda (mesela eğitim alanında) fevkalade başarılar elde etti. Hem ülke içindeki teşkilatlanma becerisi hem de dünyanın birçok ülkesinde teşkilatlanma başarısı ile gözleri kamaştırdı. Fakat gözleri kamaşan insanların, “akıllarının da kamaşacağı” vehmine düştü. Evet, gözleri kamaşan bazı insanların akılları …

İSLAMCILIK TARTIŞMASININ “HARİCİLERİ”-3-UĞUR KÖMEÇOĞLU, “DALGAKIRAN”

İSLAMCILIK TARTIŞMASININ HARİCİLERİ-3-UĞUR KÖMEÇOĞLU, “DALGAKIRAN” Zaman gazetesinin bir doçent deposu olmalı. Uğur Kömeçoğlu da doçent, Bilal Sambur gibi… Uğur Kömeçoğlu Zaman gazetesinin yorum sayfasında, 17.08.2012 tarihli, “Geçici dönemsel bir ideoloji olarak İslamcılık: Üç nesil hipotezi” başlıklı yazısında, İslamcılığı, “İdeoloji”, “siyaset yapma biçimi”, “dönemsel bir akım” ve “isim babası batılılar olan bir kavram” şeklinde ifade ediyor. …

İSLAMCILIK TARTIŞMASININ “HARİCİLERİ”-2-BİLAL SAMBUR,”DÜŞÜNCE AJANI”

İSLAMCILIK TARTIŞMASININ “HARİCİLERİ”-2-BİLAL SAMBUR, “DÜŞÜNCE AJANI” İslamcılık tartışmasını başlatan Ali Bulaç, Zaman gazetesi yazarı, işin ilginç tarafı, İslamcılık tartışmasının merkezkaç kuvvetlerinin kahir ekseriyeti de Zaman gazetesinden çıktı. Üstelik Zaman gazetesi, İslamcılık tartışmasının merkezkaç kuvvetlerinin hayat alanı oldu. Sanki İslamcılık meselesine ve tartışmasına cepheden tavır alan, bu tartışmayı doğmadan boğmak isteyen, İslamcılık cereyanının da yeniden canlanmasını …

ŞU CEMAAT MESELESİ-1-CEMAATİN MEŞREBİ

ŞU CEMAAT MESELESİ-1- CEMAATİN MEŞREBİ Cemaat, hakkında en çok tartışılan fenomenlerden biri haline geldi. Büyümesi, bazı alanlarda başarılı olması, özellikle de dünya çapında örgütlenmesi sebebiyle (ve daha birçok sebeple), fikir piyasasını işgal etti. Lehinde ve aleyhinde çok sayıda bilgi her gün ortalığa saçılıyor. Spekülatif bilgilerle havada uçuşuyor. Ülkenin gündeminde bu kadar büyük bir yer işgal …

FETHULLAH HOCA HAREKETİ-3-

STRATEJİK DÜŞÜNEBİLME MAHARETİ

Stratejik düşünce faaliyeti, zamanın muhtevasını ve istikametini doğru teşhis etmeyi ve ona göre hareket etmeyi gerektirir.
Stratejik düşünce faaliyeti, zamanın akış istikametini değiştirmeyi veya akışından faydalanmayı ve onu yönetmeyi şart kılar.
Stratejik düşünce faaliyeti, sebepten neticeye doğru olan akışı, doğru tespit edebilmeyi mümkün kılar. Neticeden sebebe doğru akan düşünce basit düşüncedir. Oysa sebepten neticeye doğru akan düşünce, “kurucu düşüncedir”.
Stratejik düşünce faaliyeti, sistematik düşünce faaliyetidir veya sistemli düşünce faaliyetidir veya sistem çapında düşünebilme maharetidir. Belki de sistemi düşünebilme çabasıdır.
Stratejik düşünce faaliyeti, birbirini takip edecek olan çok sayıdaki süreci öngörebilmektir.
Stratejik düşünce faaliyeti, uçsuz bucaksız ufuk ister. Büyük ufuk, hayallerin “gerçek” haline getirilmesini mümkün kılan zihni havzadır.
Stratejik düşünce faaliyeti, mevcut “gerçeklik kavrayışının” çok ötesindedir. Mevcut imkan alanının sınırlarını zorlayan ve genellikle kıran bir zihni patlamadır.
Stratejik düşünce faaliyeti ile hayal arasında soğan zarı kadar bir sınır vardır. Ufku dar olan insanların stratejik düşünce sahiplerine yönelik ilk ithamları da zaten “hayalperest” oldukları istikametindedir.
Stratejik düşünce faaliyeti, “ıslahı imkansız olanın, imhası zarurettir” prensibini anlar ve buna göre davranır.

FETHULLAH HOCA HAREKETİ -2-

KULLANDIĞI DİLİN ÇAPI VE DERİNLİĞİ

Dil bahsi, varlık, hayat ve fikir bahislerinin merkezinde yer alır. Üç bahis dilin çerçevesini oluştururken (sınırlarını teşkil ederken) aynı zamanda dil bu üç bahsin muhtevasını ve keza sınırlarını tayin eder. Yumurta-tavuk problemi gibi görünen bu durum, aslında kainattaki her hadise gibi bir iklime (fizik bilimindeki “uzay” mefhumuna) ihtiyaç duyulduğunu gösterir. Burada işaret ettiğimiz çerçevelenme, (dilin merkezde ve diğerlerinin muhitte bulunması) hangi konuyu gündeme aldığımız ile ilgili olarak ontolojik değil epistemolojik mahiyet arzeder. Başka bir ifadeyle dil yerine hayat bahsini gündeme almış olsak, bu defada muhitte varlık, dil ve fikir bahisleri yer alır. Ontolojinin epistemolojiden ayrılmazlığının garip görüntülerinden biridir bu…
Kültürel bir hareketi değerlendirmek için lüzumundan fazla fikri derinliğe inmeksizin konuya devam etmek gerekirse; dil meselesi herhangi bir hareketin (mahiyetinin siyasi, içtimai, harsi olması fark etmez) en önemli vasıtalarından biridir. Vasıta mefhumunu hususiyetle kullandığımızı belirtelim. Dil, nihai tecrit noktasında vasıtadır ama muhtemelen vasıta ile esasın bu kadar birbirine yaklaştığı ve birbirinden tefrik etmenin bu kadar zorlaştığı ve birbirine bu kadar nüfuz etmiş başka bahis yoktur. Dil, vasıta olmasına vasıtadır ama sanki hedefin kendisiymiş gibi de bir özelliği vardır.