TEKKE; İRFAN, HİKMET, HAKİKAT TEDRİSATI YAPAR

TEKKE; İRFAN, HİKMET, HAKİKAT TEDRİSATI YAPAR (Terkip ve İnşa dergisi 21. sayı) İrfan, tevhide vasıl olacak derinlikte bir kıymettir. Kitab-ı Kerim ve Sünnet-i Sahiha, hem bu alemi hem de ahireti ihtiva eden bir özettir ve irfan, dünya ile ahiret arasındaki güzergah haritasını keşif, telif ve izah eden, taliplerini de o güzergahta yola çıkaran ilimdir. Medresenin …

İSLAM ŞEHRİ-18-HAYAT TARZI OLARAK “VAKAR”

İSLAM ŞEHRİ-18-HAYAT TARZI OLARAK “VAKAR” Vakar, Müslümanların ilk unuttuğu şahsiyet tecellilerinden birisi oldu. İlk unutulan mevzulardan olması mukadderdi zira anlaşılması ve kuşanılması en zor tavırlardan biriydi. Vakarın terkip unsurları ve terkip kıvamı, ana hatlarıyla keskin bir iman, derin bir idrak, muhkem bir ahlak ister. Anlayıştaki sathilik (sığlık), imandaki zafiyet, ahlaktaki laubalilik, cesaretteki eksiklik vakarı, şahsiyetin …

İSLAM ŞEHRİ-17-İNFAK

İSLAM ŞEHRİ-17-İNFAK İslam hiçbir konuyu tek zeminde hükme bağlamamış, en azından hukuk, ahlak ve edep olmak üzere üç çerçevede ve mertebede (seviyede) tanzim etmiştir. Hukuk, ahlak, edep, içtimai hayatın her noktasında görülebilen umumi tasniftir, bunların dışında da derinleştikçe (veya irtifa kazandıkça) farklı çerçevelerde farklı tasnif ve tanzimleri mevcuttur. Mülkiyet, İslam’ın her seviye ve çerçevede tanzim …

DOST KAVGASI HAKİKAT KATİLİDİR

DOST KAVGASI HAKİKAT KATİLİDİR Dost kavgası çok vahimdir, malzemesi dostluktaki sır birikimdir. Dostlar, aynı cephede mevzilenmiş kıtalar olduğu için, birbirinin kalbini bilir, birbirinin kalbine nişan alır. Düşman cephedeki askerlerin kalbini bulamazsınız, kalbini vuramazsınız, kendi cephenizdeki kıtaları ise tam kalbinden vurma imkanınız var. Cephe içi savaş ise düşmanla yapılan savaştan daha şiddetlidir çünkü her iki tarafta …

HAKİKAT VE ADALET

HAKİKAT VE ADALET Adalet bahsi, girift meselelerden biridir. Bu sebeple olsa gerek, en çok kullanılan mefhumlardan biri olmasına rağmen, derinliğine bir izahı yapılmamış, muhkem bir çerçeve oluşturulmamıştır. Adalet, o kadar büyük bir ihtiyaçtır ki, adalet mefhumunun herkes tarafından anlaşıldığı zannı galip ve yaygındır. Bu sebeple idrak çabasına ve izah gayretine konu olmamaktadır. Hâlbuki dünyada derin …

İSLAM ŞEHRİ-4-MANANIN VÜCUT BULMASI

İSLAM ŞEHRİ-4-MANANIN VÜCUT BULMASI İslam şehri, İslam’ın ihtiva ettiği mana yekununun vücut bulmuş halidir. İslam şehri, İslam’ın muhtevasındaki “yüksek nizam fikrinin” mahirane ve sanatkarane tecellisidir. “Üstün nizam mefkuresinin”, şehir adı altındaki altyapısıdır. Allah Azze ve Celle’nin yeryüzünde yaşanmasını arzu ettiği hayatın suretidir, siluetidir. İşte o şehir, Allah Azze ve Celle’nin rahmetini celbedecek mekandır. İslam tabii …

İSLAM TARİH ANLAYIŞI-6-ASR-I SAADET-3-

İSLAM TARİH ANLAYIŞI-6-ASR-I SAADET-3- Saf mananın anlaşılması saf idraktir. Saf idrak, ruhi idraktir. Saf mananın saf haliyle anlaşılması, anlaşılması için başka hiçbir şeye ihtiyaç duyulmaması, ancak ve ancak Risalet tedrisatı ile kabildir. Müderrisi Risalet olmayan hiçbir tedrisatta, talebinin istidaları ne kadar keskin, zekası ne kadar yüksek olursa olsun, saf mana saf haliyle idrak edilemez. Bunun …

“BÜYÜKLERE” SORULAR-1-TAKDİM

“BÜYÜKLERE” SORULAR-1-TAKDİM İçinde yaşadığımız çağ, büyük tefekkür patlamasına gebe… İnsanlık çok büyük ve ağır meselelerle cedelleşiyor. Kırıntı fikirler, parça fikirler, küçük fikirler, sığ fikirler günümüz insanlığının meselelerini halledemez. Birikmiş meselelerin izah ve halli için, zekayı kamaştırıcı, aklı hayrete düşürücü, şuuru ürpertici bir haşyetle sarsıcı bir tefekkür patlaması gerçekleşmelidir. Dünya, iki-üç asırdır tefekkür ihtiyacını batıdan karşıladı, …

HAKİKATİN TEFSİR VE TECELLİSİ

HAKİKATİN TEFSİR VE TECELLİSİ Kur’an-ı Kerim, dünyaya (ve yaratılmış aleme) ait olmayan Allah Azze ve Celle’nin kelamı… Halk (yaratılmışlar) aleminde, O’na ait tek kelam, tek kitap yani hakikat… Allah Azze ve Celle’ye ait olması cihetiyle de, “tamamlanmış” tek kitap… Fikir ve ilim adamları bilir ki, tamamlanmış kitap yoktur, her kitap mutlaka eksiktir, yazılacak başka konularda …

İSLAMCILIK MESELESİ-1-GİRİŞ

İSLAMCILIK MESELESİ-1-GİRİŞ Son İslam (Osmanlı) medeniyetinin yıkılmasıyla birlikte İslam’ın dünya görüşü arayışı başladı. Osmanlının son dönemlerinde başlayan bu arayış, Osmanlının “nasıl kurtulacağı” sorusu ekseninde dolaştığı için, konjonktürel aksaklıklara sahipti. Cumhuriyet ile birlikte mesele yeniden ele alınırken, topyekun bir dünya görüşü arayışı haline geldi, gelmeye çalıştı. Cumhuriyet döneminde, siyasi rejimin dini “vicdanlara” hapsetme operasyonunun ağır etkisiyle …

HAKİKAT VE GERÇEK

HAKİKAT VE GERÇEK Kulak belli bir ses aralığını duyuyor, göz belli bir mesafeyi görüyor, insan belli bir aralıktaki acıları hissediyor, akıl belli bir aralıktaki varlık ve vakaları anlıyor. Her şeyde bir parantez var. İnsan için hazırlanmış bir parantez… Hayat bu parantezlerde meydana geliyor ve yaşanabiliyor. İşte “gerçek” dediğimiz şey tam olarak bu. Hakikat ise, parantezin …

HAKİKATİN FİKRİ SEYR-U SÜLUKU

HAKİKATİN FİKRİ SEYR-Ü SÜLUKU Hakikat, her insana ve her bakışa (usule) farklı görünür, her safha ve her mertebede farklı tecelli eder, her mecra ve her güzergâhta farklı akar. Fakat hakikat “gerçek” gibi çok değildir, tektir. Çünkü “hakikat” tevhidin mevzuu, “gerçek” ise kesretin mevzuudur. İnsanın iç âleminde iki temel mecra var. Ruhi-kalbi mecra ve zihni-akli mecra… …

KELİMESİZ İDRAK O’NA BAHŞEDİLMİŞTİR

Suret, mananın tecellisine vasıta fakat idrakine de mani. Mananın saf haliyle intikali mümkün olsaydı ve lisan hapishanesinde mahkum olmasaydık, hakikatin idraki belki mümkün olacaktı. Fakat anlatmak ve anlamak için lisana ihtiyacımız var. Lisana ihtiyacımız var ya… Yanlış anlamaya ve yanlış anlatmaya mahkumuz. Dil bahsini bilenler bilir, dil, hakikatin yükünü çekecek çapta bir vasıta değil. Arapça …