Etiket arşivi: HZ. FATIMA(RA)

HİLAFET, DÖRT HALİFE VE DEVLET İDARESİ-30-HZ. ALİ(RA)-8-

Aynı evin içinde, aynı ailenin içinde yaşadıklarından dolayı bir birlerini yakından tanıma imkanı bulmuşlardır. O ailenin, o iklimin tecrübesiyle de mükemmel bir aile, mükemmel bir aile iklimi oluşturmuşlardır.

Mizaçları mütenasip, terbiyeleri de mütenasip, aynı terbiyeyi gördükleri için aynı ahlaki eğitimden geçtikleri için her cihetten birbiriyle mütenasiptirler. Doğrusu imanları da mütenasip, aynı itikadi eğitimden geçtikleri için. O kadar çok hususiyetleri mütenasip halde ki, mizaçları, imanları, ahlakları, edepleri, terbiyeleri…

Toplumumuz içinde kültür haline gelmiş bir husus var. “Hz. Fatıma gibi kadın ararsın da Hz. Ali gibi olmayı düşünmezsin.” Burada erkek egemen toplumunun yapmış savrukluğu var. Demek ki Hz. Fatıma sadece o dönemin insanlarının değil, bütün erkeklerin “kadın tasavvurunu” oluşturuyor. Fakat Hz. Ali olma konusunda yeterince ortaya konmuş bir çaba var mı acaba?

Herkes kendi mizacına mütenasip ahlakını inşa etmeli ve kuşanmalı zaten. Hz. Fatıma ile Hz. Ali’nin ruhi imtizaçları, başka herhangi birinin Hz. Ali olamayacağını, başka herhangi birinin Hz. Fatıma olamayacağını gösterir aslında.

Ama ulaşılması gereken bir emsal, hedef, ideal olarak tahtlarında oturuyorlar değil mi? HİLAFET, DÖRT HALİFE VE DEVLET İDARESİ-30-HZ. ALİ(RA)-8- yazısına devam et

HİLAFET, DÖRT HALİFE VE DEVLET İDARESİ-29-HZ. ALİ(RA)-7-

Tabi peygamberimizin birçok damadı var, kızları ile evlenmiş olan sahabe var, Hz. Osman, “zinnureyn” diye geçer, iki kızıyla evlendiği için, biz Ehli Beyti Hz. Ali ile devam ettiriyoruz. Burada şunu soralım, Hz. Ali (RA) Efendimizin Hz. Fatıma ile evlenmesindeki hususiyet nedir?

Önce sorunun ilk bölümünden devam edeyim. Fahri Kainat Aleyhisselatü Vesselam Efendimizin diğer kızlarından fazla bahsedilmez hakikaten. Ya da Hz. Fatıma daha fazla dikkat celbeder, daha fazla konuşulur. Bu durum, Allah Resulü’nün Aleyhisselatü Vesselam efendimizin diğer kızlarına sevgisinin daha az olduğu manasına gelmez. Fakat Hz. Fatıma validemize olan alakası daha görünürdür. Ümmetin dikkati de 14 asırdır Hz. Fatıma’da temerküz etmiştir. Bunun anlaşılabilir sebepleri var. Hz. Fatıma validemiz Ehli Beytin annesidir, Hz. Ali Ehli Beytin babasıdır, netice olarak her ikisi, Risaletten sonraki birinci nesildir. Dikkat orada yoğunlaşmış, dikkat yoğunlaşınca rikkati davet etmiştir. Daha titiz, daha yoğun meşgul olunmuştur.

Hz. Fatıma validemiz evlenme çağına geldiğinde… Burası calib-i dikkattir, çok sayıda taliplisi vardır. Taliplisi derken, gönlünden geçiren çok sayıda sahabe mevcuttur. Mesele evlenmekten ibaret değil tabii ki, mesele Fahri Kainat Aleyhisselatü Vesselam efendimize damat olmaktır, böyle bir asalet ve şeref payesine talip olmaktır. Hz. Fatıma, evlenme çağına geldiğinde asaletin ve şerefin kaynağı, merkezi olmuştur. Zamanı geriye sararak Fahri Kainat Aleyhisselatü Vesselam Efendimiz ile akraba olamazsınız, bu sebepledir ki o muhteşem asaletin tek mecrası olarak Hz. Fatıma validemiz kalmıştır. Validemizle izdivacı muhayyilesinden geçiren sahabe, özünde bu asalete taliptir, bu asaleti elde etmenin de son imkanıdır Hz. Fatıma validemiz. HİLAFET, DÖRT HALİFE VE DEVLET İDARESİ-29-HZ. ALİ(RA)-7- yazısına devam et

HİLAFET, DÖRT HALİFE VE DEVLET İDARESİ-28- HZ. ALİ(RA)-6-

Haki bey, Hz. Ali’nin (RA) çocukluk ve gençlik dönemi Hz. Resulü Ekrem Aleyhisselatü Vesselam Efendimizin yanında geçmiştir. Böyle bir çocukluk ve gençlik yaşamış olması, yani doğrudan Risalet’in evinde yaşamış olması, kendisine neler kazandırmıştır?

Bu nokta fevkalade mühim, Fahri Kainat Efendimiz Aleyhisselatü Vesselamın “hane-i saadetlerinde” yetişmiş olması, Hz. Fatıma validemizle izdivaçlarından önce de “Ehl-i beyt”ten olduğunu gösterir. Meseleye bu cihetten bakıldığında, Hz. Ali (RA) Efendimize “Ehl-i beyti” temsil salahiyetinin tevdi edilmesi, böyle bir ihsana layık görülmesi, izdivaç öncesi bir altyapıya işaret eder. Hz. Ali (RA), Fahri Kainat Aleyhisselatü Vesselam Efendimizin velayetleri altında tedrisattan geçmiştir. Bu nokta hususiyet arzeder, Fahri Kainat Aleyhissalatü Vesselam Efendimizin sahabeye yönelik tedrisatı, Risalet cihetiyledir, Hz. Ali (RA) yönelik tedrisatları ise hem Risalet cihetiyle hem de velayet cihetiyledir. Bu hal, bambaşka bir makama delalet etmelidir. Dikkat ediniz, Hz. Ali (RA) Efendimizin kardeşleri var yani Ebu Talib’in başka çocukları da var. Demek ki mesele “yeğen” olmasından kaynaklanmıyor, onun da dahil olduğu birçok kıymet yekunundan bahsediyoruz. Ne var ki Hz. Ali (RA) Efendimizin sahip olduğu tüm kıymetlerin içinde iki tanesi çok barizdir, Fahri Kainat Aleyhisselatü Vesselam Efendimizin “hane-i saadetlerinde” yetişmesi, O’nun hem Risalet hem de velayet cihetiyle tedrisatından geçmiş olması ve Hz. Fatıma validemizle izdivacı… HİLAFET, DÖRT HALİFE VE DEVLET İDARESİ-28- HZ. ALİ(RA)-6- yazısına devam et