Etiket arşivi: HZ. HASAN(RA)

HİLAFET, DÖRT HALİFE VE DEVLET İDARESİ-43-HZ. HÜSEYİN (RA)-1-

Zalim ile mazlumun, asalet ile zilletin, şecaat ile ihanetin karşılaştığı meydan, Kerbela… Asırlardan beri yüreğimizin yandığı, kalbimizin titrediği, aklımızın çıldırdığı hadise… Duygularımızın bilendiği, hassasiyetlerimizin keskinleştiği, ruhumuzun teyakkuza geçtiği o meşum hadise… Kerbela’ya gelmeden önce, Fahri Kainat Aleyhisselatü Vesselam Efendimizin bazen sırtına bindiği, namaz kılarken omuzlarına çıktığı, O’nun tarafından “gözümün nuru” diye taltif edildiği iki nur heykeli Hz. Hasan (RA) ile Hz. Hüseyin (RA) Efendilerimizin mizacı, ahlakı, şahsiyeti nasıldı?

Hz. Hasan (RA) ile Hz. Hüseyin (RA) bir mizacın iki yarısıdır. Hz. Hasan’ın (RA) göğsünden yukarısı Fahri Kainat Aleyhisselatü Vesselam Efendimize benziyor, Hz. Hüseyin’in (RA) ise o kısmından aşağısı… İkisinin toplamı Fahri Kainat Aleyhisselatü Vesselam Efendimizin “şemail-i şerifi”ni teşkil ediyor. Hz. Hasan (RA) ve Hz. Hüseyin (RA), sadece nesil olarak veya sadece fiziki özellikleri olarak Hz. Fahri Kainat Aleyhisselatü Vesselam Efendimize varis değiller, aynı zamanda siret olarak da yani mizaç, ahlak, şahsiyet olarak da O’na varistirler. Lakin calib-i dikkatir ki bu veraset, tek tek değil, ikisinin birlikteliğinde tezahür ediyor, dikkat çekici değil mi? İkisinden birini tercih ettiğinizde “bütünü” kırıp döküyorsunuz, buraya dikkat… İkisi terkip edildiğinde, bir bütün oluşturduğunda, Fahri Kainat Aleyhisselatü Vesselam Efendimizi aksettirmek gibi bir hususiyetleri var. Ondan dolayı aslında ayrı ayrı iki insandan her ne kadar bahsediyorsak da O’na nispet bakımından tek insandan, her ikisini toplayıp tek insandan bahsediyoruz. O manada Hz. Hasan’daki (RA) munis tabiatın mukabili onun tamamlayıcı hususiyeti olan şecaat mizacı var Hz. Hüseyin’de (RA) vakidir. HİLAFET, DÖRT HALİFE VE DEVLET İDARESİ-43-HZ. HÜSEYİN (RA)-1- yazısına devam et

HİLAFET, DÖRT HALİFE VE DEVLET İDARESİ-22- HZ. OSMAN(RA)-6-

Belki de Hz. Osman’ın söyleyebileceği Hz. Ebu Bekir’in oğluna söyleyebileceği en güzel söz oydu. O delikanlı başını öne alıp ağlayarak çekip gidiyor.

Orada, halifenin evi kuşatıldığında Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin yaralanıyor. Eve saldırılara yalın kılıç karşı koyuyorlar. Mesela bu kısmın üzerinde de düşünmeliyiz. Bu mesele üzerinde pek durulmaz, hatırlanmaz. Bu da bir Kerbela’dır. Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin hilafeti korurken yaralanıyor. O makamı korurken yaralanıyorlar. Halifeyi korumak için yaralanıyorlar. Kerbela çapında değil tabi ama orada yaralanıyorlar. O güruh hem hilafete saldırıyor hem Ehli Beyte saldırıyor. Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin’e saldırıyorlar.

Halifeye saldıranların arasında Hz. Ebubekir’in oğlu vardı, o sözden sonra çekip gitti. Onun dışında, halifenin evini kuşatanlar ve şehit edenler içinde sahabe var mıydı?

Sahabe yok, Medine’den de kimse yok, şehit edenlerin içinde. Belli başlı mümeyyiz insanlardan, sahabelerden kimse yok. Hz. Ebubekir’in (RA) oğlunu, Allah öyle bir şeyden korumuş. Aksi ihtimal gerçekleşseydi çok ağır bir hadise olurdu. Hz. Ali (RA) ile Hz. Muaviye çatışmasının neticeleri malum. Ümmet bunun altında kaldı. Hala 1400 sene önceki hadiseden dolayı bir takım fırkalar var. Hz. Ebubekir’in oğlunun Hz. Osman’ı şehit etmesi ihtimalini düşününce, akıl taşımıyor. HİLAFET, DÖRT HALİFE VE DEVLET İDARESİ-22- HZ. OSMAN(RA)-6- yazısına devam et