İNSAN TABİAT HARİTASI-5-İDEOLOJİLER

İNSAN TABİAT HARİTASI-5-İDEOLOJİLER
İdeologlar, filozoflar, fikir adamları, bir fikri (veya felsefi) cereyan oluşturmak, bir fikir sistemi üretmek, bir ideoloji örmek istedikleri zaman önce insan tezlerini ortaya koyarlar. İdeoloji denilen elbisenin bedeni, insandır. İnsana uygun bir ideoloji örmek gerekir, bunun ilk şartı da “insan tezine” sahip olmaktır.
İnsan tabiat haritasını görmeden “insan tezi” oluşturmak imkansızdır. İnsan tabiat haritasındaki “insani alanı” tüm sınırlarıyla ve özellikleriyle doğru tespit etmeden, insani bir ideoloji örülemez. İnsan tabiat haritasından habersiz (böyle bir konuyu gündemine almadan) işe başlayanlar, tabiat haritasının herhangi bir bölgesini vatan ediniyorlar. Kendi zihni evrenlerinde bu seçimlerinin bir karşılığı olsa da, meseleye panoramik olarak bakıldığında, tabiat haritasının bir bölgesini esas almaları, zar atmaktan başka bir metodu göstermiyor. Okumaya devam et

Share Button

İNSAN TABİAT HARİTASI-4-İNSANİ ÖLÇÜ, İSLAMİ ÖLÇÜ

İNSAN TABİAT HARİTASI-4-İNSANİ ÖLÇÜ, İSLAMİ ÖLÇÜ
Müslüman fikir ve ilim adamları, İslami ölçünün insani ölçü olduğunu zannediyorlar. İnsani alanın, İslami ölçülerle tespit edildiğini düşünüyorlar. İslami ölçü, “İslami ölçüdür”, insani ölçü ise “insani ölçü”… Gözden kaçan husus, insani ölçünün ontolojik altyapısıdır. İslam, insan tabiat haritasını, varlık telakkisi çerçevesinde “olduğu gibi” tespit ettikten sonra, “şahsiyet” inşası için kendi ölçüsünü koyar. İslami tefekkür, insan ile ilgili varlık telakkisini (ontolojik cihetini) gözardı ederek, bu kısmı atlayarak, şahsiyet tarifiyle işe başlıyor. İslam, önce insanın tabiat haritasını “olduğu gibi” tespit eder, sonra bu tabiat haritasındaki “insani alanı” işaretler ve nihayet bu arazi üzerinde şahsiyet inşasına başlar. İki safhayı atlayıp, son safhadan işe başlamak, varlık telakkisi ile ilgili bir şey söylemek olmaz mı?
Önceki yazımızdaki (www.fikirteknesi.com da yayınlanan, İnsan tabiat haritası-3-“insani alan” nasıl aranır?) misalden devam etmek gerekirse, cinsi münasebet insan tabiat haritasının kalın çizgilerinden biridir. İnsan neslini devam ettiren tek yoldur. Kadın ile erkeğin, neticesi çocuk olabilecek halveti, tabiat haritasının “insani alanı” içinde bulunur. İslam bunu belirli bir usule (nikaha) bağlar ve meyvesi olan çocuğun (hayatın devamının) müsait bir iklime doğması için aile müessesesini inşa eder. İslami ölçü budur. Kadın ile erkeğin bilinen yolla halveti, nikahsız (zina) haliyle de tabiat haritasının “insani alanına” aittir. İslam, bunu, kendi ölçüleri çerçevesinde gayrimeşru ilan eder ama tabii ve insani olduğunu reddetmez. Çünkü İslam, insan tabiat haritasının “insani alanını” olduğu gibi kabul edip, kendi tekliflerini, tavsiyelerini, emirlerini bu arsa üzerine bina etmiştir. Okumaya devam et

Share Button