İSLAM ŞEHRİ-15-TEKKE

İSLAM ŞEHRİ-15-TEKKE İslam şehrinin kalbi tekkedir, tasavvuftur. Hikmetin keşfini tasavvuf, zaptını (tertibini) medrese, tatbikini ise idare yapar. İslam, her an yeniden keşfedilmesi gereken bir mana haznesidir. Zamanın kainata ve yeryüzüne saçtığı mana (kaderin tecellisi), her dem yenidir, asla tekrar yoktur. İnsanın da bir şeyi hariç her şeyi her dem değişir. Değişen sahada yeryüzüne saçılmış mana …

İLİMLERİN TASNİFİ-12-MEDENİYET ŞURASI

İLİMLERİN TASNİFİ-12-MEDENİYET ŞURASI Terkip ilimlerinden icazet alanlara “allame” isminin verilmesi (farklı teklifler tabii ki olabilir) muvafık olur. Diğer ilimlerden (tetkik ve tatbik ilimlerinden) icazet alanlara “alim” sıfatı verilebilir. Allamelerden müteşekkil bir “medeniyet şura” ihdas edilmelidir.

İLİMLERİN TASNİFİ-7-İNSAN İLMİNİN AHLAK ŞUBESİ

İLİMLERİN TASNİFİ-7-İNSAN İLMİNİN AHLAK ŞUBESİ Batıda ilimlerin insandan bağımsızlaşmasının oluşturduğu ciddi bir problem var. Hususiyetle beşeri ilimler, tamamen insan merkezinde teşkil edilmesi gerekir ve insandan bir milim bile uzaklaşmasına müsaade edilmemelidir. Beşeri İlimlerin insan ile arasındaki mesafe açıldıkça, ilim ile insan birbirinden ayrışmakta ve ilmin maksadı “insan” olmaktan çıkmaktadır. Beşeri ilimlerin nihai maksadı, bir “ahlak” …

İLİMLERİN TASNİFİ-6-İNSAN İLMİNİN RUHİYAT ŞUBESİ

İLİMLERİN TASNİFİ-6-İNSAN İLMİNİN RUHİYAT ŞUBESİ İslam ilim ve irfan (tasavvuf) mecraları “insan ilmini”, ahlak ve edep olarak inşa etmişti. Beşeri ilimlerin tamamı, cemiyet şubesiyle ahlak ilminde terkip olunmuştu. Hakikat mektebi olan irfan geleneği ise ferd şubesini inhisarında tutmuş ve edep mefhumuyla tesmiye etmiş ve mecrasını da “nefs terbiyesi” olarak açmıştır. Bu günün dünyası, kültürü ve …

İSLAM MEDENİYET TASAVVURU-7-BUGÜNKÜ MANZARA

İSLAM MEDENİYET TASAVVURU-7-BUGÜNKÜ MANZARA Bu günün İslam dünyası, Kur’an-ı Kerim’e ve Sünnet-i Seniyye’ye, medeniyet tasavvuru geliştirecek çapta nüfuz etmiş gibi görünmüyor. Bu durumun birçok sebebi var fakat esas sebebi, İslam İrfan ve Medeniyetinin insana ait olan temel üç sütununun unutulmuş olmasıdır. Kalb-i Selim, Zevk-i Selim, Akl-ı Selim… Bunların en kolay olanı (birbirine nispetle kolay olanı) …

İSLAM MEDENİYET TASAVVURU-6-İSLAM İLİM MECRASI

İSLAM MEDENİYET TASAVVURU-6-İSLAM İLİM MECRASI İslam, üç ilim mecrası açmıştır. Müspet ilimler, “ilmin maluma tabi olduğu alan”… Ruhi ilimler, “hakikat alanı”… Kur’ani ilimler, “malumun ilme tabi olduğu alan”… Bu bakış, aynı zamanda İslam irfanında ilimlerin tasnifi olarak kullanılabilir. * Ruh, “mana dilini” kullanır. Mana dili, kelimesiz lügattir. Bu dili sadece ruh kullanır. Kelimeler (ve başka …

YENİ ÜSTADLAR(!) VE ÜSLUP MESELESİ

YENİ ÜSTADLAR(!) VE ÜSLUP MESELESİ Yusuf Kaplan’ın Yeni Şafak’taki son birkaç yazısı ve Haki Demir’in sitedeki (fikirteknesi) “İslam Medeniyet Tasavvuru” başlıklı seri yazısı… Konumuz bu yazıların üslubu ve bu iki yazar. Bu yazıyı yazmak benim için zor çünkü her iki yazar da sevdiğim, takip ettiğim ve etkilendiğim fikir adamları. Bu sebeple yazıda “ayar” oluşturmak zor. …

İSLAM MEDENİYET TASAVVURU-5-DÖRDÜNCÜ ŞAHSİYET ÇEŞİDİ SANATKAR

DÖRDÜNCÜ ŞAHSİYET ÇEŞİDİ SANATKAR (ayrı yazı yapıldı) Sanatkar, İslam İrfanında müstakil şahsiyet değildir. Şahsiyet terkiplerinde yer alan hacimli unsurlardan biridir. Üç şahsiyet çeşidinin her hangi birinin terkibinde bulunan kalın bir damardır. Sanat istidadı, zapt altına alınabilen, tahdit edilebilen, engel olunabilen bir kıymet ve kuvvet değil. En geniş ve derin hürriyeti talep eden, bunun peşinden giden, …

İSLAM MEDENİYET TASAVVURU-4-ÜÇ ŞAHSİYET TERKİBİ

Veli, alim, mütefekkir… Bunlar ana şahsiyet terkipleridir, bu üç şahsiyetin zevk-i selime bakan yüzü, dördüncü şahsiyet çeşidini (terkibini değil) gerçekleştirir, sanatkar… (Sanatkar bir sonraki yazının konusudur). * Veli, doğrudan hakikat ile meşguldür. Zaten tasavvuf, hakikat mektebidir. Veli şahsiyet, hakikat ve hakikatin de sahibi olan Allah ile meşgul olan zattır. Hakikat, eşyada değil insanın derunundadır, bu …

İSLAM MEDENİYET TASAVVURU-3-ÜÇ SÜTUN

İSLAM MEDENİYET TASAVVURU-3-ÜÇ SÜTUN Kalb-i Selim, Zevk-i Selim, Akl-ı Selim… Kalb-i Selim, tasavvuf mecrasının, Zevk-i Selim, sanat mecrasının, Akl-ı Selim ise ilim ve tefekkür mecralarının menzilidir. Bir cihetten menzili, başka bir cihetten ise kaynağıdır. Hem bu mecraların hedefi onlardır hem de bu mecraların kaynağı (merkezi) onlardır. * Kalb-i Selim sırça sarayın (tekkenin) işidir. Ağyar ile …

İSLAM MEDENİYET TASAVVURU-2-ÜÇ MECRA

İslam İrfanı iki mecra açmıştır. Tasavvuf ve ilim mecraları… Üçüncü mecra olan tefekkür (hikmet) mecrası yer yer yalpalamış, zaman zaman kesilmiş, yatağını mütemadi kılamamış en zayıf mecradır ki bu gün şiddetle ihtiyacımız olan bu mecranın açılması ve sulanması gerekiyor. İslam İrfanının açmış olduğu mecra üç tane değildir tabii ki, bunlar ana mecralardır. Bunların dışında sayısız …