TEŞKİLAT VE KURUCU ŞAHSİYET

TEŞKİLAT VE KURUCU ŞAHSİYET Süregelen ve süregiden yapılar içinde bulunmak, onları yönetmek, işletmek, idare etmek kolay. Teamüller, kurallar, adetler içinde hayatı yaşamak, ciddi bir fikri çabayı ve başarıyı gerektirmez. Normal zekaya sahip, normal bilgiye malik birisi, idareci de olabilir, uzman personel de… Mevcut yapıdan, halden, statüden, rejimden, devletten kısacası en küçüğünden en büyüğüne kadar herhangi …

İSLAM’IN TEŞKİLATA VERDİĞİ KIYMET

İSLAM’IN TEŞKİLATA VERDİĞİ KIYMET Bir yapının iyi bir teşkilat olduğunu gösteren birkaç alamet var. Teşkilat ile üyeler arasındaki münasebet yoğunluğu, üyelerinin ihtiyaçlarını karşılama ve problemlerini çözme hacmi, iş yapabilme mahareti ve fikri tesir gücü. İslam, teşkilatını kurmadan önce, müminin kalbine nüfuz etmekle, en güçlü, en yoğun, en yaygın teşkilatı kurabilmenin kalbi, zihni ve akli altyapısını …

TABİİ TEŞKİLATLILIK HALİ

TABİİ TEŞKİLATLILIK HALİ (Terkip ve İnşa dergisi 10. sayı) *İman ve teşkilat İman, ruhi yöneliştir, ruhun istikamet kazanmış halidir. Bu sebeple iman, ruhi teşkilatlanma halidir. Ruhi teşkilatlanma, müşahhas değil, mücerrettir. Şahıslara veya müesseselere bağlılık değil, manaya bağlılıktır. İnsanların aynı istikamete yönelmesidir, bu sebeple kendiliğinden bir teşkilatlılık haline işaret eder. Muhataplarına iman teklifinde bulunmalarından dolayı dünyadaki …

TEŞKİLAT NEDİR?

TEŞKİLAT NEDİR? (Terkip ve İnşa dergisi 10. sayı) Hayat ferdi gerçeklikten ibaret olsaydı ve içtimai gerçeklik olmasaydı teşkilat denilen yapıya ihtiyacımız olmazdı. Ferdi hayat, teşkilata ihtiyaç duymaz, içtimai havzadaki gerçekliklerden biri değilse. Ferdi hayat, içtimai gerçekliklerden biri olduğu için onun bile teşkilata ihtiyacı var. Hayat ferdi gerçeklik ile içtimai gerçekliğin toplamından meydana geliyor, çünkü insan …

İSLAM VE TEŞKİLAT

İSLAM VE TEŞKİLAT (Terkip ve İnşa dergisi 10. sayı) İslam’ın her hükmü teşkilata atıf yapar. Hiçbir din ve dünya görüşü İslam kadar teşkilat meselesini ciddiye almamıştır. Doğrudan veya dolaylı olarak içtimai gerçekliğe atıf yapmayan İslami ölçü yoktur. Her ibadet ferdi gerçeklik ile içtimai gerçekliği harmanlar, sadece birine ait ibadet bulmak mümkün olmaz. İçtimai gerçeklik, aynı …

Terkip ve İnşa Dergisi 10. sayı TAKDİM YAZISI

TAKDİM Teşkilat meselesi büyük dava… Ferdin talim ve terbiyesinden cemiyetin inşa ve tanzimine, devletin kuruluşundan nizamın tesis ve devamına, medeniyet tasavvurundan büyük terkibin inşa ve tatbikine kadar her meselede teşkilat var. Hayatın irtibat ve münasebet ağındaki en küçük düğüm bile bir teşkilat ve müesseseye ihtiyaç duyar. Teşkilat, nizamdır. Nizamın mefhum-u muhalifi ise keşmekeş, modern dille …

MÜSLÜMANLARIN TEŞKİLAT ANLAYIŞI-37-TEŞKİLATIN HAYATI İNŞA GÜCÜ

TEŞKİLATIN HAYATI İNŞA GÜCÜ Hayatı inşa etmek için ihtiyaç duyduğumuz unsurlar; fikir, kuvvet, teşkilattır. Fikir, özet olarak yeni bir hayat anlayışını ihtiva eden öz, kuvvet, yeni hayat anlayışını, hayatın içinde ikame etmek için gereken güç, teşkilat ise bunları yapacak maniveladır. Teşkilat, kendini fikre bağlayan, fikrin kuvvetini imal ve temin eden, onu hayatın ortasına diken manivela …

MÜSLÜMANLARIN TEŞKİLAT ANLAYIŞI-35-TEŞKİLAT VE MENSUBİYET

TEŞKİLAT VE MENSUBİYET Teşkilat, şahsiyet, mensubiyet meseleleri, sığ teşkilatlarda ve sığ teşkilat fikrinde tezat teşkil eder ve bir araya gelmez. Teşkilat ile mensubiyet birbirinin “mütemmim cüzü”dür ama teşkilat ve mensubiyet meselesine şahsiyeti eklediğimizde konu giriftleşir. Şahsiyet, ferdiyetin tamamlanması, yalnız başına varoluşun gerçekleştirilmesi şeklinde anlaşılır, bu anlayış özü itibariyle doğrudur. Ne var ki ferdiyet, cemiyet ile …

MÜSLÜMANLARIN TEŞKİLAT ANLAYIŞI-34-YÜKSEK ZEKALARIN TEŞKİLATLANMASI

YÜKSEK ZEKALARIN TEŞKİLATLANMASI Yüksek zekaların teşkilatlanması veya teşkilatlarda istihdam edilmesi, teşkilat anlayış ve tatbikatının en zor meselesidir. Ne var ki bu meseleyi halledememiş kültür havzalarında büyük ve başarılı teşkilatlar kurmak mümkün değil. Yüksek zekayı istihdam edememek veya yüksek zekalar için teşkilat kuramamak, onlardan faydalanılamayacağı için, teşkilatları, faaliyetleri ve hedefleri “orta zekaya” mahkum etmek olur. Orta …

MÜSLÜMANLARIN TEŞKİLAT ANLAYIŞI-33-TEŞKİLAT VE CEMAAT-2-

Cemaatlerin, teşkilatlarını kendi bünyelerinde kurmaları tabiidir. Ruhi ve ahlaki altyapısını hazırladıkları bünyeler, aynı zamanda teşkilatların kuluçka makinesidir. Tenkit edilecek husus, cemaatlerin teşkilatları kendi bünyelerinde kurmaları değil, cemaatler üstü şemsiye teşkilatlar veya müşterek teşkilatlar kurmamış olmalarıdır. Şemsiye teşkilatların “birliğe” doğru giden güzergah olması cihetinden ehemmiyeti büyük fakat kurulması da aynı nispette zordur. Lakin müşterek teşkilatların kurulmamasının …

İSLAM ve TEŞKİLAT

Hayat ferdi gerçeklikten ibaret olsaydı ve içtimai gerçeklik olmasaydı teşkilat denilen yapıya ihtiyacımız olmazdı. Ferdi hayat, teşkilata ihtiyaç duymaz, içtimai havzadaki gerçekliklerden biri değilse. Ferdi hayat, içtimai gerçekliklerden biri olduğu için onun bile teşkilata ihtiyacı var. Hayat ferdi gerçeklik ile içtimai gerçekliğin toplamından meydana geliyor, çünkü insan mutlak ferdi hayat yaşayamıyor. Özet olarak “insan sosyal …

MÜSLÜMANLARIN TEŞKİLAT ANLAYIŞI-30-TEŞKİLAT VE DEVLET

TEŞKİLAT VE DEVLET Devlet, bir ülkedeki en büyük teşkilattır. Teşkilat-ı Esasiyedir. Millet (veya halk) teşkilatı, milletin (veya halkın) teşkilatlanmasıdır. Bu sebeple de, çatı teşkilatıdır, teşkilatların tamamının üzerinde koruyucu bir teşkilat vazifesi görür. Devlet teşkilatının ne kadar iyi olduğu, ne kadar doğru kurulduğu, ne kadar faydalı olabildiği, halkın “teşkilat kurma maharetine” bağlıdır. Bir ülkede yaşayan halkın …

MÜSLÜMANLARIN TEŞKİLAT ANLAYIŞI-29-TEŞKİLAT VE MEDENİYET

TEŞKİLAT VE MEDENİYET Medeniyetin, muhteva (ve fikir) ile ne kadar alakası varsa, medeniyet inşasının da teşkilat ile o kadar alakası var. Sahip olunan (veya mensup olunan) bilgi ve fikir kaynağı, medeniyet kuracak muhteva ve hacme malik değilse medeniyet tasavvuru, ufku ve fikri oluşmaz. Bununla beraber, o kaynağa mensup olanlar, teşkilat fikrine ve tatbikatına, kurucu fikir …

MÜSLÜMANLARIN TEŞKİLAT ANLAYIŞI-26-İMAN VE TEŞKİLAT

İMAN VE TEŞKİLAT İman, ruhi yöneliştir. Ruhun istikamet kazanmış halidir. Bu sebeple iman, ruhi teşkilatlanma halidir. Ruhi teşkilatlanma, müşahhas değil, mücerrettir. Şahıslara veya müesseselere bağlılık değil, manaya bağlılıktır. İnsanların aynı istikamete yönelme halidir, bu sebeple kendiliğinden bir teşkilatlılık haline işaret eder. Muhataplarına iman teklifinde bulunmalarından dolayı dünyadaki en büyük teşkilatlar, dinlerin ta kendisidir. İman, derin …

MÜSLÜMANLARIN TEŞKİLAT ANLAYIŞI-24-TEŞKİLATIN DİKEY BOYUTU-3-

Teşkilatın derinlik boyutu, mensubiyetin derinliğinden ibaret değil, aynı zamanda bünyesinin özellikleriyle de ilgilidir. Teşkilatın bünyesindeki derinlik, teşkilatlanma maharetini gösterir. Teşkilat, tek seviyeli olarak kurulduysa, yatay teşkilat demektir. Derinliğine doğru farklı mertebeler, farklı kaideler, farklı çerçeveler oluşturan bir teşkilat, dikey boyutunu da inşa etmiştir. Teşkilatın fazla bilinmeyen ama fazla önemli olan özelliği budur. Teşkilat, derinliğine doğru …

MÜSLÜMANLARIN TEŞKİLAT ANLAYIŞI-22-TEŞKİLATIN DİKEY BOYUTU-1-

TEŞKİLATIN DİKEY BOYUTU Teşkilatın dikey (derinlik) boyutu fevkalade mühimdir. Sayısız teşkilat derinlik boyutunda başarısız olduğu için yıkılmış ve dağılmıştır. Dikkat çekici husus ise teşkilatlarda derinlik boyutu pek bilinmez. Hayati ehemmiyette olan derinlik boyutunun bilinmemesi, konuşulmaması, tartışılmaması, üzerinde çalışılmaması, teşkilat fikri ve anlayışı imal etme çabasının bulunmamasındandır. Teşkilat denildiğinde umumiyetle yatay boyut (genişlik boyutu) anlaşılır. Teşkilatlar …

MÜSLÜMANLARIN TEŞKİLAT ANLAYIŞI-20-TEŞKİLATIN DİLİ VE ÜSLUBU

TEŞKİLATIN DİLİ VE ÜSLUBU Teşkilatlar, cemiyetteki bir gurup insan için kuruluyor. Tüm halka hitap edecek bir teşkilat kurmak mümkün olmuyor. Tüm halka hitap edecek çapta bir teşkilat kurma ideali, her zaman hayali kalmıştır. Buna mukabil tüm halka hitap edecek fikri veya siyasi hareketler oluşturulabiliyor, bu hareketler ise tek teşkilat ile yürütülemiyor. Halkın bir kısmına (umumiyetle …

MÜSLÜMANLARIN TEŞKİLAT ANLAYIŞI-19-TEŞKİLATLANMADA ÇİFT HUKUK MESELESİ-2-

Teşkilat, maddi müeyyide olmadan kurulamaz ve idare edilemez. Maddi müeyyidenin muhafazası altına alınmamış bir teşkilatı ayakta tutmak, muhafaza etmek, hedeflerine yürümesini temin etmek neredeyse imkansız. Mutlaka maddi müeyyide desteğinde faaliyet göstermek, gerektiğinde maddi müeyyideye başvurmak şart… Aksi takdirde istismarın önüne geçme ihtimali sıfıra yakın. Maddi müeyyide şart ama bunu temin ve tatbik etmek çok ciddi …

MÜSLÜMANLARIN TEŞKİLAT ANLAYIŞI-15-AÇIK TEŞKİLAT MODELİ

MÜSLÜMANLARIN TEŞKİLAT ANLAYIŞI-15- AÇIK TEŞKİLAT MODELİ Açık teşkilat modeli, legal-illegal tasnifi ile alakalı değildir. Tüm faaliyetlerini halka açık olarak yapacak, yönetim kurulu toplantılarını bile halkın izlemesine müsaade edecek bir teşkilat modelidir. Teşkilatların en büyük problemi, çift dilliliktir, yani çifte standartlılıktır. Hakikaten ülkemizdeki tüm teşkilatlar, devlet teşkilatları da dahil olmak üzere, bir kamuoyuna karşı kullandıkları dil …

MÜSLÜMANLARIN TEŞKİLAT ANLAYIŞI-14-TEŞKİLATIN YENİDEN DOĞUŞ REZERVİ

MÜSLÜMANLARIN TEŞKİLAT ANLAYIŞI-14- TEŞKİLATIN YENİDEN DOĞUŞ REZERVİ Her teşkilat, öngördüğü veya öngörmediği saldırılara ve ağır kayıplara muhatap olabilir. Düşman saldırısı kadar tabii felaketler için de bu ihtimal varittir. Her nerden ve nasıl gelirse gelsin, belini kıracak, sıfıra yakın seviyeye kadar indirecek olan darbelere karşı bünyesinde, “yeniden doğuşun” tohumlarını taşımak zorundadır. Yeniden doğuş rezervi, bir teşkilatın …