Etiket arşivi: İSLAM’IN VARLIK TELAKKİSİ

MEKAN-3-

Madde enerjiye ve enerji maddeye dönüşmez. Madde ve enerjinin oluşumundaki zaman ve mekânın katkı oranları değişmekte ve varoluşun tecellilerinden biri ortaya çıkmaktadır. Bir birine dönüşüm değil, yeniden varoluş gerçekleşmektedir. Kurallar aynıdır. Madde ile enerjinin bir birine dönüştüğü iddiası bilimsel bir aldanıştır.
Zamanın, maddenin dördüncü boyutu olduğuna dair yaklaşım, zaman ile varlık arasında, varoluşa dönük ilk bilgilenme olduğu için önemlidir. Ancak zaman maddenin dördüncü boyutu değildir. Aksine madde, zaman-mekân sarmalının boyutlarından (tezahürlerinden) biridir. Enerji başka bir boyutudur. Ve daha sayısız boyut bulunmaktadır.
Kozmosta en çok hayret uyandıran akdelik ve karadelik teorileri dikkatli tetkik edilmelidir. Bunlar, zaman mekân etkileşiminin en ilginç örnekleridir. İnsanlık bunları tetkik etmenin yolunu bulabilirse, zaman ve mekan ile ilgili ciddi keşifler yapabilir.
Kainatın dışında sayısız “alem” mevcut. Her alem ayrı bir mekandır. Her mekan da zamanın olup olmadığı bahsi ayrı… Zaman var mıdır, varsa içinde yaşadığımız kainattaki zaman ile aynı mıdır? Bu sorular ehliyetli ve liyakatli muhataplarını bekliyor.
Akdelikten zaman fışkırıyor ve mekân ile temas ettiğinden dolayı varlığı (gök cisimlerini) meydana getiriyor olabilir. Karadelikte, zaman emiliyor, emilen zaman oranında varlık yok oluyor olabilir. (En doğrusunu Allah Azze ve Celle bilir)
Zamanda yolculuk konusu şimdiye kadar ele alındığı biçimiyle “bilimsel” eğlence olmaktan başka bir şey ifade etmez. Buna rağmen zamanda yolculuk imkânsız bir şey değildir. Zamanda yolculuktan bahsetmeden önce mekânda yolculuktan bahsetmek gerekir. Zamanda yolculuk yapmanın sırrı, mekânda yolculuk yapmanın sırrı ile beraber çözülecektir.
İnsanlık hala mekânda seyahat ettiğini zanneder ama aslında varlıkta seyahat edilmektedir. Mekânda seyahat etmek ile zamanda seyahat etmek arasında zorluk bakımından bir fark olmamalıdır. MEKAN-3- yazısına devam et

İNSAN BİLİM VE ONTOLOJİ

İNSAN, BİLİM VE ONTOLOJİ
Varlık temelde iki çeşittir. İnsan ve diğerleri… İnsanda bir adet öz diğerlerinde ise iki adet öz bulunur. İnsandaki öz ruhtur, diğerlerindeki öz ise zaman ve mekândır. Ruh, zaman, mekan; kainatın hulasasıdır, tüm sırlar bu üçünde mahfuzdur.
*
Diğer varlıkların tahlilinin varabileceği nihai nokta zaman ve mekân kaynaklarıdır ki bunlar birbirinden müstakil olarak varolabilme iktidarına sahiptirler. Varlık, zaman ve mekânın birbirinden müstakil olarak bulunması halinde zuhur etmemektedir. Varlığın zuhuru için zaman ve mekânın temas etmesi şarttır. Bu sebeple varlıkta müşahede edilen zaman ve mekânın, birbirinden tefrik edilebilir mahiyette olduğu görülememektedir.
Kâinatın hangi noktasından başlanırsa başlansın ve hangi usul takip edilirse edilsin varlığın tahlilinin müntehasına varılabildiği her ihtimalde bakiye kalan özlerin zaman ve mekân olduğu anlaşılacaktır. Zaman ve mekâna ulaşmayan tahlil ve terkip faaliyetlerinin ara menzillerdeki gerçekliklerle meşgul olduğu vakadır. Ara menzillerde ortaya çıkan tahlil ve terkip neticelerinin ve bu neticelerde görülen gerçekliklerin “nihai gerçeklik” olarak kabul edilmesi farklı kâinat telakkilerini beslemektedir. Zira tahlil faaliyetinin müntehasındaki gerçeklik tek olmasına karşılık güzergâh farklılıklarından dolayı ara menzillerdeki gerçeklikler çok sayıda olacaktır. İNSAN BİLİM VE ONTOLOJİ yazısına devam et

UZAY TASAVVURUNDAKİ YANLIŞLIKLAR-1-

UZAY TASAVVURUNDAKİ YANLIŞLIKLAR-1-
*Genel olarak uzay tasavvuru
Kâinat o kadar girift bir yapıya sahiptir ki, fizik biliminin “takdim”inde şunu yazması gerekir. “Kâinatta, belirli şartlarda doğrulanmayacak hiçbir fikir veya teori olmadığı gibi belirli şartlarda tekzip edilmeyecek teori de yoktur”. Gerçekten kâinat o kadar engindir ki, deli saçması zannedilen bir fikrin, kuralın, teorinin dahi kâinatın her hangi bir yerinde ve her hangi bir zamanda geçerli olduğu ispatlanabilir. Tasavvur ve tahayyül edilebilecek her türlü fikir, kâinatta bir an ya da bir noktasında gerçekleşebilir. Bu düşünce, küçücük bir kuraldan kapsayıcı teorilere kadar tüm zihni üretimler için caridir.
Fizik biliminin zemini uzay tasavvurudur. Teoriler ve kanunlar, uzay tasavvuru üzerinde kurulurlar ve fizikteki her açıklama uzay tasavvuru denilen çerçeveyi kullanır. Temelde uzay tasavvurunun yanlış olması, tüm teorilerin ve kanunların yanlış olabileceği anlamına gelir. Ne var ki, yukarda ifade ettiğimiz gibi, her uzay tasavvuru birçok açıklama ve teoriyi besleyebilir. Yanlış olduğunun anlaşılması için, tasavvura sığmayacak kadar ileri derecede keşifler yapılmış olmalıdır.
Gözle görülecek, elle tutulacak kadar gerçek ve yakın olan varlığın, kendini ele vermemek konusundaki bu ısrarı çok ilginçtir. Madde, her uzay tasavvurunda özellik değiştirmekte veya maddenin yeni bir özelliği keşfedildiğinde uzay tasavvuru değişmektedir. Problem kaynağı tabii ki, uzay tasavvurudur. Neticede madde ile ilgili tasavvurlar dahi tasavvur edilen uzayın özelliklerine göre şekillenmektedir. UZAY TASAVVURUNDAKİ YANLIŞLIKLAR-1- yazısına devam et

İSLAM MAARİF ANLAYIŞI-17-VARLIK TELAKKİSİ-3-

Varoluş sürecinin üçüncü safhası, “idrak” etmektir, o da akıldadır, akıl da insandadır. Akıl idrak merkezidir, idrak edebilmek, varoluş sürecinin “insani alana” girdiğini gösterir. Kainattaki her varlık çeşidinin ufku insandır, varoluş sürecinin “insani alana” girmesi, ana mecrasına ulaştığını gösterir.
Varoluş süreci, “insani alana” ulaşana kadar asıl ve asil mecrasını bulmamış haldedir ve insani varoluş sürecinin malzemelerini, vasıtalarını, imkanlarını hazırlamak içindir. Bu sebeple topyekun varlık alemi (kainat) için bahsi edilen varoluş süreçleri, kendi başına bir mana ve maksat ifade etmeyen, insana ulaşmadığı takdirde muhtevasını ve mecrasını bulamayan bir deveran halindedir. Toplan varlık haritasının nirengi noktası, nispet ölçüsü, ufuk çizgisi insandır.
Varlık mertebesinin zirvesi insan olduğu gibi, varoluş sürecinin ana mecrası da insandadır. Bu sebeple insandaki varoluş süreçleri, kainattaki toplam varoluş süreçlerinden daha kıymetli, daha girift, daha zahmetlidir. Öyleyse insandaki varoluş süreçleri ayrıca tetkik edilmeli… İSLAM MAARİF ANLAYIŞI-17-VARLIK TELAKKİSİ-3- yazısına devam et