Etiket arşivi: İSTİDATLAR

ŞEHİR VE MEDENİYET-5-ŞEHİR VE İNSAN

ŞEHİR VE MEDENİYET -5-ŞEHİR VE İNSAN
İnsan şehirde yaşar. Şehir olamamış yerleşim merkezleri bile şehir mihverine oturmuştur ve şehirden beslenir. Şehir, insanın maddi gıda ihtiyacını karşılamaktan ibaret bir teşkilatlılık hali değil, ruhi-manevi ihtiyaçlarını da karşıladığı bir fikir, ilim, sanat merkezidir.
İnsanlaşabilmek (insanlaşma sürecini ikmal etmek), insani istidatların tamamının meşru çerçevede zuhur etmesine bağlıdır. Bir insan, misalen on adet istidada sahip olsa, bu istidatlarıyla yüz adet münasebet çeşidi kurma imkanına malik olsa ama bunların ancak bir kısmı tezahür etse, insanileşme sürecini tamamlamış olmaz. Zuhur etmeyen istidat, kullanılmayan imkan olarak kalır, bu durumda o insan, kendini tamamlamamış (hatta tanımamış) olur.
İnsan mizacında mahfuz olan hususiyetlerin ve istidatların tezahürü, imkanlarla mahduttur. İmkan alanı ne kadar geniş ve çeşitliyse, insandaki istidatların zuhuru o nispette mümkündür. Köydeki hayat hacmi, münasebet sayısı, imkan alanı, insanlardaki istidatların tezahürü için ihtiyaç duyulan fiziki ve içtimai şartları oluşturmaz. Birkaç yüz kişilik nüfusa baliğ bir köy, kendi sınırları içinde ve kapalı bir hayat yaşadığı takdirde, mesela büyük kumanda istidadı (dehası) olan bir insanın bu hususiyeti ortaya çıkmaz. ŞEHİR VE MEDENİYET-5-ŞEHİR VE İNSAN yazısına devam et

AKIL İNŞASINDA İSTİDATLAR-2-ANLAMA İSTİDATLARI

AKIL İNŞASINDA İSTİDATLAR-2-ANLAMA İSTİDATLARI
Anlama istidatları öncelikle zihni faaliyetler için önemlidir. Zihni faaliyetler için önemli olması, aklın inşa edilmesinde de çok önemli olduğunu gösterir. “Yapabilme” istidatları ise zihni faaliyetten ziyade, hayatın pratikleri için önemlidir. Hayatın pratikleri için önemli olması, aklın inşasında daha az fakat aklın kullanılmasında daha çok önemli olduğunu gösterir.
Anlama istidatları sayı olarak fazla ve güçlü olan insanlar, hayatın pratiğinden uzaklaşırlar. Yapabilme istidatları sayı olarak fazla olur da anlama istidatları olmaz veya az olursa düşünce dünyası gelişmez fakat hayatın pratiği güçlü olur. Bu tür insanların misaline hayatta çok rastlanır. Bazı insanlar düşüncede gelişmişlerdir fakat hayatta hiçbir şey yapamazlar, bazı insanlar ise düşünmeyi pek bilmezler ama hayatın pratiğinde çok hızlı ve başarılıdırlar.
Anlama istidatları bilgiyle yoğun bir ilişki kurarlar. Anlama istidatlarının sayısı ne kadar fazla ve ne kadar güçlüyse akıl o kadar gelişir. Aklı inşa eden temel malzeme “bilgi” olduğu için anlama istidatları aklı daha fazla geliştirir. Anlama istidatları yüksek olan insanlar, yapabilme istidatları zayıf olduğunda bile gelişmiş bir akla sahip olurlar. Hayatın pratiğinde başarılı olamasalar bile bu insanların akıllarına güvenmek ve danışmak faydalıdır. Hayatın pratiğinde başarılı olamamaları, doğru ve gelişmiş düşüncelere sahip olamadıklarını göstermez. Bir konuyu iyi düşünebilmek başkadır, iyi yapabilmek başkadır. AKIL İNŞASINDA İSTİDATLAR-2-ANLAMA İSTİDATLARI yazısına devam et