İDRAK KAYNAĞI OLARAK KALB

İDRAK KAYNAĞI OLARAK KALB

(Terkip ve İnşa dergisi 4. sayı)

“İnsan, madde ve ruhtan mürekkeptir” gibi ifadeler, ruhun varlığına işaret etmek içindir, yoksa özü itibariyle eksik bir bakıştır. İnsan, madde (beden) ve madde ötesi (üstü) varlıkların terkibidir. Ruh, insandaki madde üstü tek varlık değildir. Kalb, madde ötesi anasırın ve vakıanın havzası ve özet ifadesidir.
Kalb, yürek kelimesiyle ifade edilen et parçası olmayıp, uçsuz bucaksız bir evrendir. İnsanı ifade eden en harikulade hikmet, “alem-i sağir” olduğudur. “Küçük alem” olması ise bedeni cihetiyledir, kalbi ve ruhu cihetiyle “alem-i kebir”dir. Okumaya devam et

Share Button

KALBE KİM CİLA ÇEKER?

Kalbe kim cilâ çeker?

Dinimin icaplarını yapıyorum, kalbim temiz, demek ahmaklığın âlâsıdır. Bu kirli çağda bir himmet ehliyle ahbaplığınız, ülfetiniz yoksa kalbiniz paslanır. Paslanan, gaflete dalan ve perdelenen kalp Allah’a ve din-i mübine karşı körleşmeye başlar. Kalbin körlüğü veya kör kalpli olmak fenâ bir vaziyettir ki, hz. İnsan olmaktan çıkmaktır…

Bu yüzden modern zihniyetle malûl olanların kalbi cilâsızdır ve mânevî değerlerden beslenmez. Yeteri kadar inanmadıkları veya bir ehl-i kâmile ihtiyaç duymadıkları için Allah’ın nazarından mahrumdurlar. Kalpleri maddî haz ve menfaat arzusuyla çalışır.

PASLI KALBE ALLAH NAZAR ETMEZ
Okumaya devam et

Share Button

AHMET SELİM O KADAR DA DERİN DEĞİLMİŞ

AHMET SELİM O KADAR DA DERİN DEĞİLMİŞ
Zaman gazetesi yazarı Ahmet Selim, Türkiye fikir piyasasına göre gerçekten fikir adamı. Fakat Türkiye fikir piyasası çok kısır olduğu için “gerçek fikir” adamı. Üstadın 27.05.2012 tarihli “Bunu da anlamadınız” başlıklı yazısı, hem Türkiye’nin fikir çarşısını tasvir etmek hem de kendinin fikir derinliğini anlamak için iyi bir malzeme oluşturuyor ve iyi bir misal teşkil ediyor. Bu sebeple konu ile ilgilenme ihtiyacı hissettik.
Bir müddettir devam eden “muhafazakar sanat olur mu?” başlığı altındaki tartışmalar, ülkenin fikir hayatı için ciddi veriler temin etti. “Muhafazakar sanat olmaz” diyen batılı kafalar derinliklerini (seviyesizliklerini) sergilerken, Müslüman fikir ve ilim adamları da doğrusu ciddi patinajlar yaptı. Ahmet Selim’in yazısı da bu konuya dair bazı verileri piyasaya sundu. Okumaya devam et

Share Button

“KALBİN ZEKATI UZUN UZUN HÜZÜNLENMEKTİR”

“Kalbin Zekatı Uzun Uzun Hüzünlenmektir”
Akılcı âlimlere karşı hüznün büyük müdafîlerinden Kuşeyrî’nin Risâlesi’nden okuduklarım hayli sevindiriciydi:

Hüznü, ahiret yolculuğuna hazırlanmada tasavvufî hayat tarzı olarak savunan âlim Fudayl Bin İyaz vefat edince, vekilinin “bugün yeryüzünden hüzün gitti” dediğini okurken, bir müddet vecdden başım döndü. Kalpleri hüzünle dolu olanları kıvrandırıcı nasıl bir duygu bu?: “Bugün yeryüzünden hüzün gitti.”

Fudayl Bin İyaz’ın, “her şeyin zekatı vardır; kalbin zekatı ise uzun uzun hüzünlenmektir” sözünü yazıp dağıtacağım gamsız ve serin Müslümanlara. Okumaya devam et

Share Button