FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-14-MEFKURESİZLİK VE MENFAATÇİLİK

FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-14-MEFKURESİZLİK VE MENFAATÇİLİK

Fethullah Gülen hiçbir zaman ortaya bir mefkure koymadı. Ne dediğini her zaman sisli bir üslubun içine gizledi, muallak ifadelerle harmanladı, müphem ifadelerle sarmaladı ve “çok önemli şeyler” söylüyormuş edasıyla insanları avladı.

Siyasetteki Süleyman Demirel neyse, dini cemaatler alanında Fethullah Gülen odur. Çok konuşup hiçbir şey söylemeyen, çok yazıp hiçbir izah yapmayan birisi olarak Fethullah Gülen, ilim ve fikirde “toplayıcı”dır. Keşif ve inşa istidadı ve mahareti olmayan Gülen, İslam irfan müktesebatını tarayıp, oradan intihal ettiği metinleri kendi dil ve üslubu ile derleyen, kendi keşif ve imali gibi pazarlayan birisidir. Bu meselenin en açık delili ise, “Kalbin Zümrüt Tepeleri” isimli eseridir.
Okumaya devam et “FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-14-MEFKURESİZLİK VE MENFAATÇİLİK”

FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-13-ŞAHSİ İKTİDAR İNŞASI

FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-13-ŞAHSİ İKTİDAR İNŞASI

Tecdit ve velayet makam ve salahiyetini zekice çalarak önce kendinde “mistik şahsiyet” sonra da örgütün üst yönetiminde “mistik merkez” inşa eden Fethullah Gülen şahsi iktidar peşinde koşuyor veya tüm iktidarları şahsında toplamaya çalışıyor. Müceddit kendisi, veli kendisi, mütefekkir kendisi, bunlar yetmiyormuş gibi, siyasetçi kendisi, polis şefi kendisi, Yargıtay başkanı kendisi, holding patronu kendisi, medya sahibi kendisi ila ahir…

İktidar inşası, içinde yaşadığın kültür evreninin manevi esaslarıyla mümkündür. Türkiye’de iktidar inşası için birinci şart, kendini İslam üzerinden ifade etmek, İslam’ın esaslarıyla izah etmek, İslam üzerinden iktidar devşirmektir. Bununla iktifa ederseniz İslami otorite olursunuz ama müşahhaslaşmış bir iktidar inşası gerçekleşmez. Buna ilave olarak, bir örgüt sahibi olmanız, maddi kuvvet biriktirmeniz, tesir etmeniz gerekir. Fethullah Gülen, İslam’dan devşirdiği ve muhtevasını değiştirerek “mistik” özellikler kazandırdığı şahsiyetini güçlü bir örgüt ile desteklemiş, cemiyete ve devlete nüfuz etmiş, iktidar inşası için gerekli şartları elde etmiş birisidir.
Okumaya devam et “FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-13-ŞAHSİ İKTİDAR İNŞASI”

FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-7-TERTİP VE TASNİF ZAFİYETİ

FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-7-TERTİP VE TASNİF ZAFİYETİ

Fethullah Gülen’in “Kalbin zümrüt tepeleri” isimli eseri, hiçbir tertibe sahip olmayan kaotik bir çalışma özelliği taşıyor. Tertipsizlik o kadar aşikar ki, ağır dili ve etkileyici üslubu bile bu husustaki zafiyeti perdeleyememiştir.

Öncelikle mevzuların tertip ve tasnifi yok, sonra “mana tertibi” yok, bunlar olmayınca tecrit, tenzih ve tevhid güzergahının “meratip tertibi” yok. Mevzuların yatay tasnifi olmadan, dikey tasnifi mahiyetindeki meratip silsilesi yapılamıyor. Hiçbir tertibe tabi tutulmadan, hiçbir tasnif yapılmadan kitap sayfalarına gelişigüzel serpiştirilmiş meratip silsilesine dair ifadeler, meseleyi anladığına değil, tam aksine anlamadığına işaret ediyor.
Okumaya devam et “FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-7-TERTİP VE TASNİF ZAFİYETİ”

FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-5-FİKİR KABIZLIĞI

FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-5-FİKİR KABIZLIĞI

Fethullah Gülen bir konuda çok mahir, fikir ile dil ve üslubu öyle bir harmanlamış ki, birbirinden tefrik etmek fevkalade zor. Zaten tabiatı gereği fikir ile dil ve üslup birbirine nüfuz etmiş halde bulunur ve zaten tabiatı gereği bunların birbirinden tefriki zordur. Bu sebeple bazı fikir ve ilim adamları hak etmedikleri şöhrete sahip olmuşlardır. Fethullah Gülen, meselenin tabiatındaki zorluğu iyice girifleştirmiş, dil ve üslubunun içinde fikri arayıp bulmayı çetin bir mesele haline getirmiştir.

İslam’ın on dört asırlık müktesebatından ulaşabildiklerini almış, onları kendi dil ve üslubuyla ifade etmiş, kadimden beri müzakere edilen meseleleri kendi fikriymiş gibi ifade etmiştir. Müktesebata vakıf olanların farkedip, hırsızlık (intihal) ile ithamından korunmak için sık sık nakil üslubuna müracaat etmiş, nakil yaptığını gizlememiş ama her konuyla ilgili kendi fikri varmış gibi davranmaktan da kaçınmamıştır. Oysa “Kalbin zümrüt tepeleri” isimli dört ciltlik kitapta, dört adet orijinal fikir yoktur. Çok büyük bir iddia gibi görünen bu beyan, müktesebata aşina olan ve dil ile üslubu muhtevadan ayırabilenlerce anlaşılabilecek bir özelliktir.
Okumaya devam et “FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-5-FİKİR KABIZLIĞI”

FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-4-KEŞİF Mİ KELAM MI?

FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-4-KEŞİF Mİ KELAM MI?

“Kalbin zümrüt tepeleri” isimli eserin mevzuları, kahir ekseriyetle “keşif” mevzuudur. Tasavvuf ehli, bu meseleler hakkında kelam etmekten imtina etmişler, meselenin kelam bahsi olmadığını söylemişlerdir. Velayet sahibi zevat-ı kiramın çok az kısmı (istisna sayılacak kadar az) meseleyi kelama dökmüş, onların da kahir ekseriyeti, mevzuun yanlış anlaşılmalarını tashih maksadı gütmüştür. İstisnanın istisnası kabilinden bir kısmı ise yazmış ve konuşmuş, onların beyanından da İslam’ın varlık ve insan telakkisi zuhur etmiş, bu vesileyle tevhid bahsi de muhkem bir çerçeveye kavuşmuştur.

Tasavvufun ilk ölçüsü edeptir. Edebin en sarih tarifi ise (girift tarifleri de var) haddini bilmektir. Kalem ehlinin haddini bilmesi gereken ilk mevzu ise “keşif” sahasına, yani “ilm-i ledün” alanına girmemesidir. Fethullah Gülen’in “Kalbin zümrüt tepeleri” isimli eseriyle alakalı yapılacak ilk tespit, haddini aşmış bir edepsiz olduğudur.
Okumaya devam et “FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-4-KEŞİF Mİ KELAM MI?”

FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-3-FİKİR Mİ ANSİKLOPEDİ Mİ?

FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-3-FİKİR Mİ ANSİKLOPEDİ Mİ?

Kalbin zümrüt tepeleri isimli dört ciltlik eser, tasavvuf mevzularıyla ilgilidir. Fethullah Gülen, tasavvuf mevzularını başlık başlık toplamış, her başlık altında müktesebatı nakletmiş, ortaya dört ciltlik bir çalışma çıkmış. Mevzuların tertibi bile yapılmamış, başlıklar kitaba gelişigüzel serpilmiş, her başlık altında, o başlığa ait muhtelif görüşler zikredilmiştir. Nakiller, bazen şahıslardan, bazen belli başlı mecralardan (mekteplerden-ekollerden) yapılmıştır. En mühim kısmı ise, şahıs ismi, mecra ismi verilmeden yapılan nakillerdir ki, bunların kendine ait fikirler olduğu zannı uyanmaktadır. Fikir hilelerinden birisi de burada gizlenmiştir. Yer yer rivayet ve nakil dili kullanılmış fakat bir kısmında telif dili kullanılmıştır. Oysa telif dili kullanıldığı yerlerdeki ifadelerin muhtevası da nakildir.

Dört ciltlik eserin tamamı nakil yoluyla yazılmıştır. Eserin mevzuları, mühim, girift ve derindir, bu sebeple vakıf olan hatta ilgilenen insan sayısı çok azdır, anlayan ise neredeyse yok gibidir. Mezkur meselelerin muhatabının kalmadığı bir vasatta, dört ciltlik eserdeki ifadelerin hangisinin nakil, hangisinin telif olduğunu anlama imkanına sahip pek kimse yok. Tam bu nokta, “fikir hilesi” için en uygun şartların oluştuğu yerdir.
Okumaya devam et “FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-3-FİKİR Mİ ANSİKLOPEDİ Mİ?”

FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-1-TAKDİM

FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-1-TAKDİM

Fethullah Gülen ile ilgili çok şey yazıldı ve söylendi. Kırk yıldır gündemde olan bir adam hakkında çok şey söylenmiş olması normal ama son aylarda hakkında yazılan ve söylenenler, muhtemeldir ki daha önce söylenenlerin toplamını geçmiştir.

Yazılan ve söylenenlerin kahir ekseriyeti örgütüyle ilgilidir ve son dönemde aldığı karar ve takip ettiği siyaset gereği “ihanet” ile itham edildiği için mesele umumiyetle uygulamalara dönük olarak değerlendirilmiştir. Tatbikat bahsi “acil” meselelerden olduğu için bu durum anlaşılabilir, Müslümanları ve hükümeti hedef alan ağır saldırısı savuşturulmadan fikri derinliklere inen değerlendirmeler yapmak mümkün olmuyor. Aslında olmalı, maalesef tatbikatın aciliyeti, fikri muhakemeleri arka plana atıyor.

Zamanı gelse de gelmese de artık Fethullah Gülen’i fikri çerçevede değerlendirmeye almak lazım. Fikren yaşayan birisi, fiilen ölse de tehlike devam ediyor demektir, öyleyse fikri değerlendirme şarttır.
Okumaya devam et “FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-1-TAKDİM”