Etiket arşivi: KALEM

KALEM VE YAZICININ DOSTLUĞU

Kalem ve Yazıcının Dostluğu

Ey kalemim, dedi yazıcı! Masivayı, denî olanı, karanlığı ve zâlimleri yazmaktan ruhum karardı. Dünya kokan düşünceleri yazıya dökmekten ikrah geldim. İçimin aydınlanmadığını fark ettim. Kalbime ferahlık vermeyen, sadrımı açıp inşirah ettirmeyen malâyânî mevzulardan sıyrılıp yazıyı terk edeceğim. Sen de yazmayı bırak kalemim!

Dostlukları kadîm zamanlarda başlayan iki ezelî dost birbirlerine baktılar. Yazıcısı yazmayı terk edeceğini söylediğinde kalem önce inledi, sonra ağlamaya başladı. Gözyaşları, yazıcısının kareli defterinin sayfalarına döküldü. Onunla olan hâtıraları, beraber olduğu cezbe dolu geceler aklına geldi ve elife benzer endamını bir sıtma gibi hüzün kapladı.

Kalemin hüznü, “Nâdân eline düşmekten korktuğu için feryâd eden ve Allah’a yalvaran” bir eski zaman kalemin başına gelenleri dile getiren beyitin anlattığı kadar ağırdı: “Kalem feryâd idüp ağlar mürekkep / Beni nâdân eline virme yâ Rab.” KALEM VE YAZICININ DOSTLUĞU yazısına devam et

KALEMİN SIRRI VE ÖLMEDİĞİ HAKKINDA

Kalemin Sırrı ve Ölmediği Hakkında

Matbaanın icadından sonra kalemin yavaş yavaş öleceğini söyleyenler üç yüzyıl önce yanılmışlardı. Şimdi ki zamanda da bilgisayarın gücü karşısında kalem muhakkak ki ölür diyenler yanıldılar. İnsan idraki, aklı ve gönlü mezara kadar var olacağına göre kalem asla elden düşmeyecek. Kalbin ve kafanın söze aktarılışı durdurulamayacağı için kalem asla unutulmayacak.

“Kalem öldü?” diyenler modern cahillerdir. Allah Teâlâ’nın kaleme buyurduğu “yaz” emrinin sonunun geldiğini söyleyen bedbahtlar bilmeli ki, kalemin yazması kıyamete kadar sürecektir. Dünya ne zaman yok olursa, kalem de o zaman yok olacak. İnsanoğlu ne zaman yer ile yeksan olursa kalemin de o zaman vazifesi son bulacak. Dilin hükümdarlığı sürene kadar kalemin de hükmü sürecek.

KALEMİN SEVMEYENLERİ VE DÜŞMANLARI ÇOKTUR KALEMİN SIRRI VE ÖLMEDİĞİ HAKKINDA yazısına devam et

KALEMİN YARATILIŞI

Kalemin Yaratılışı

Önce kalem yaratıldı. Kaleme yaz emri verildi. Kalem ne yazacağını sordu. “Yaradanın birliğini ve O’ndan başka tapılacak olmadığını” yazması emredildi. Kalem emredileni yazdı. Ruhlar da kalemin yazdıklarını tekrarlayarak söz verdiler.

Kalemin tarihi, yazının tarihinden eskidir, diyor ilim ehli. Kalem yaratılınca, yazı ondan doğdu. İlk kalemi Âdem Âleyhisselâm tuttu; ilk yazıyı O (a.s.) yazdı. Âlimler, Efendimiz s.a.v.’ın Miraç esnasında “Kalemlerin cızırtısını” duymasını, Allah’ın buyruklarını yazıya geçiren meleklerin kamış kalemlerinin sesi olarak ifade ediyorlar

Kitaplarda kalemin mânası için “Ulûhiyyet âleminde bütün nesne ve olayların kaydedilmesini sağlayan araç” târifi yapılmakta. Kalem kelimesi Kur’ân-ı Kerîm’de tekil ve çoğul olarak (aklâm) yer alır. Alak Sûresi’nde yer alan “Rabbin insana kalem kullanmasını öğretti…” âyeti, kalemin, ilim yolunun en mühim vasıtası olduğunu buyuruyor. KALEMİN YARATILIŞI yazısına devam et