Etiket arşivi: MATERYALİZM

*Matematik, varlığı tüm özelliklerinden tecrit etmiştir

(NOT:Bu yazı, “Matematik-1-Matematik ve Varlık” isimli eserimizden nakledilmiştir)

Matematiğin merkezi hususiyeti tecrittir. Tecrit, tabiatı itibariyle irtifa kesbetmektir. İrtifa kazanmayan, kazandırmayan tecrit faaliyeti, varlığın hakikatine giden güzergahı bulamamıştır.
Mevcut matematik, tecritte irtifa kesbini (yani dikey tecrit faaliyetini) gerçekleştirememiştir. Mevcut matematik, dikey tecrit faaliyetini, yukarıya doğru irtifa kesbetmek maksadına (istikametine) tevcih edememiş, aksine dikey tecrit faaliyetini aşağıya doğru irtifa kaybetmek şeklinde gerçekleştirmiştir. Varlığı; hakikat, mahiyet, tabiat özelliklerinden tecrit etmiş, en basit, en sığ, en değersiz hususiyetini bırakmıştır, sayı ve şekil özelliği…
*
Varlığı tüm özelliklerinden tecrit etmek, sadece sayı ve şekle hapsetmek, materyalist felsefeyi doğurur. Varlığın hakikatine dönük hususiyetlerini ve tezahürlerini görmemek, materyalizmi tek felsefi telakki, tek varlık telakkisi olarak zihni evrene yerleştirir.
*Matematik, varlığı tüm özelliklerinden tecrit etmiştir yazısına devam et

Fethullah Gülen’in Psikolojik Profili-2-POZİTİF BİLİM, MİSTİK KÜLTÜR, MANEVİYAT ANLAYIŞI

FETHULLAH GÜLEN’İN PSİKOLOJİK PROFİLİ-2-
POZİTİF BİLİM, MİSTİK KÜLTÜR, MANEVİYAT ANLAYIŞI
Mistik dokunulmazlığın efsunlu etkisine yakalananlar, psikolojik profil çalışması yapamadığı için Fethullah Gülen’in açıkça anormallik sergileyen davranışlarını görmüyorlar. Modern psikoloji ve psikiyatri bilimine göre sayısız anomaliler tespit etmek mümkün. Zaten batılılar ve ABD’li bilim adamları Fethullah Gülen’i hayretle izliyorlar, kendi bilimsel verilerine göre “deli” kriterlerine fazlasıyla uymasına rağmen, on binlerce insanı etkiliyor ve yönetiyor olmasını anlamıyorlar. Onlara göre Fethullah Gülen, doğu mistisizminin anlaşılmaz giriftliği içinde kendine bir profil oluşturan ve yine doğu mistisizminin yaygın olduğu kültürel evrende büyük bir etki alanı oluşturan birisidir.
Batının kültür kodları ve sosyal bilimlerine göre “anormal” tarifi içinde yer alan Fethullah Gülen ve etki çevresi, batılı istihbarat örgütleri için “çılgınca projeleri” üstlenebilecek ve uygulayabilecek normal dışı bir kişilik ve normal dışı bir etki sahibi olarak görünüyor. Batılı bilim adamları, mistik dokunulmazlık gibi efsunlu profilleri kabul etmedikleri için Fethullah Gülen’in psikolojik profili üzerinde çalışabilirler. Fakat çalışmıyorlar veya yaptıkları çalışmalardan kamuoyunun haberi yok.
Fethullah Gülen “efsunlu profil” olarak ele geçmez bir “denek” olmasına rağmen neden üzerinde çalışılmaz veya yaptıkları (yapmışlarsa eğer) çalışmalar neden kamuoyuna sunulmaz? Oysa batılı bilim adamları bu türden mistik profillere (kabul etmemelerine rağmen bilimsel kaygılarla) bayılırlar ve üzerinde mutlaka çalışırlar.
Bu sorunun cevabı çok önemli… Batılı bilim adamlarını durduracak tek engel, ABD deki “ulusal güvenlik zırhı”dır. Fethullah Gülen, ABD’de, “ulusal güvenlik sırrı” içine alınmış olmalıdır ki, hakkında bilimsel çalışma yapılması yasaklanmış veya yapılan çalışmalar gizli yürütülmüş olsun. Fethullah Gülen ABD’de ulusal güvenlik konusu haline getirilmişse bunun tek bir nedeni olabilir, o da, mistik etki sahibi birinin, rasyonel olmayan operasyonlar için kullanılması meselesidir. Yani istihbarat örgütlerinin (CIA, FBI, MOSSAD) operasyonel birimleriyle irtibat içinde olmalıdır. Fethullah Gülen’in Psikolojik Profili-2-POZİTİF BİLİM, MİSTİK KÜLTÜR, MANEVİYAT ANLAYIŞI yazısına devam et

İSLAM BİRLİĞİNİN ÖNÜNDEKİ ENGELLER-9-BATI TASALLUTU-2-BİLGİ İSTİLASI VE ŞAŞKINLIK

İSLAM BİRLİĞİNİN ÖNÜNDEKİ ENGELLER-9-BATI TASALLUTU-2-BİLGİ İSTİLASI VE ŞAŞKINLIK
Batı, son birkaç asırdır o kadar çok bilgi üretti ki, o kadar bilgiyle baş etmek imkansız. Sadece bir sahadaki bilgileri öğrenmek bile insan ömrünü aşar. Bilgiyi üretirken herhangi bir mikyas kullanmadığı için de, kaotik bir bilgi yığını ile karşı karşıyayız. Bilgide vahdet mimarisi yok, terkip çabası yok, tertip gayreti yok… Her bilim adamı, kendine göre serazat şekilde bilgi üretti, birçoğu kendine göre teori geliştirdi, bir kısmı kendine göre anlamlandırdı. O kadar kaotik ki, aynı konuda birbirini tekzip eden birden çok bilgi demeti ortaya çıktı. Bir şeyin gerekli olduğuna dair bilgi üretti, arkasından gereksiz olduğuna dair bilgi üretti. Bir şeyin faydalı olduğuna dair bilgi üretti, arkasından zararlı olduğuna dair bilgi üretti. Bir konuda “doğru” olduğunu iddia ettiği bilgi üretti, arkasından o bilginin “yanlış” olduğuna dair bilgi üretti.
Hem çeşit bakımından hem de sayı bakımından ürettiği bilgi toplamı, göz kamaştırıcı. Bu durum, batıyı korkutucu yaptı, yenilmez kıldı, kendisine karşı savaşı zorlaştırdı. Batı ile ilgilenen, batıyı ciddi şekilde okuyan, batı bilim ve felsefe çevrelerinde bir müddet yaşayan Müslüman münevverler, batıdan etkilenmekten kurtulamadı. Batının en büyük tesiri, okumakla sonuna varılamaması, bitirilememesiydi.
Bilginin çokluğuna paralel, felsefi cereyanın çeşitliliği geliyor. Hayatta ve kainattaki en küçük “gerçeklik” üzerinden felsefi cereyan üretildi. Ferdi esas alarak liberalizm, kapitalizm, cemiyeti esas alarak sosyalizm, komünizm, aklı esas alarak rasyonalizm, gözün gördüğünü esas alarak pozitivizm, maddeyi esas alarak materyalizm, ruhu esas alarak spiritüalizm ila ahir… Bu saydıklarımız ana cereyanlar, bunların dışında küçük varlık ve hayat gerçeklikleri için bile felsefi görüş ve cereyanlar üretilmiştir. İSLAM BİRLİĞİNİN ÖNÜNDEKİ ENGELLER-9-BATI TASALLUTU-2-BİLGİ İSTİLASI VE ŞAŞKINLIK yazısına devam et

SAĞIRLAR KONUŞMADIKÇA MATERYALİZM FİYASKODUR

Doğuştan sağır olan, yani “ses”i hiç duymamış olan insanlar, konuşma uzuvlarında herhangi bir problem olmasa da “dilsiz” oluyorlar. Konuşabilmek için gereken biyolojik imkanlara sahip olmasına rağmen, sağır olduğundan dolayı sesi duymaması ve tanımaması, dilsizliğe yol açıyor. Bu kişiler “dilsiz” değil, “sağır-dilsiz” olarak isimlendiriliyorlar.
Konuşma uzuvlarında herhangi bir arıza olmayan sağır insanın, konuşamamasından ne gibi manalar çıkar? SAĞIRLAR KONUŞMADIKÇA MATERYALİZM FİYASKODUR yazısına devam et