Etiket arşivi: MEDENİYET DİLİ

İSLAMCILIK MESELESİ-24-YUSUF KAPLAN’IN DİLİ, “İŞTE BU”

İSLAMCILIK MESELESİ-24-YUSUF KAPLAN’IN DİLİ “İŞTE BU”
Yusuf Kaplan’ın 02.09.2012 tarih, “Hakikat yolculuğu: İlahi ahlak ve üç mertebesi” başlıklı yazısında kullandığı dile bakınca, güneşi, atlas kumaşa sarıp sandıkta sakladığı anlaşılıyor. Oysa güneş görülmeli, görülmeli ki göstermelidir. Hem güneşi görmeye, hem de ışığı ile gösterdiklerini görmeye ihtiyacımız var. “Niye saklıyorsun, bu kıymetin cimriliği mi olur?” diyeceğim, kızacak. Dil böyle bir kıymettir, hem kendi görülmek ister, hem de gösterdiklerinin görülmesini… Çünkü “gösterebilme” istidadı olan az sayıdaki “kıymetten” biridir.
“Hakk, kendisini hakikatte dercetmiş, setretmiş ve tecellî ettirmiştir.”
Bu cümle, terkip unsurları olan mefhumlar değiştirilerek başka bir kelime gurubuyla örülebilir mi? Cümle kırk şekilde yazılabilir de, bu manayı vereceğini söyleyebilecek bir yiğit var mı? Tüm kelimeleri bir tarafa bırakın, sadece “tecelli” mefhumunu cümleden çıkarın, tüm mana çökmez mi? Bu cümledeki manayı, başka kelimelerle ifade ederek, “bak oldu, ne var bunda, dil dediğin bir araç” diyenler, bu cümledeki manaya asla nüfuz edemezler. İSLAMCILIK MESELESİ-24-YUSUF KAPLAN’IN DİLİ, “İŞTE BU” yazısına devam et

İSLAMCILIK MESELESİ-20-İSLAM’IN DİLİ, MEDENİYET DİLİ, ZAMANIN DİLİ

İSLAMCILIK MESELESİ-20-İSLAM’IN DİLİ, MEDENİYET DİLİ, ZAMANIN DİLİ
İslamcılık tartışmalarının “bam tellerinden” biri, aksülamel (reaksiyoner) olup olmadığıdır. Tartışmanın ciddi bir kısmı bu noktada yoğunlaşmıştır ama her nedense meselenin “dil” ile irtibatı hala keşfedilmiş değil. Bu meseleyi Yusuf Kaplan serimizin içine koymamız da, onun kullandığı dilin bu mesele için hem misaller oluşturması hem de kendisinin bu meseleyi anlayabilecek durumda olmasıdır.
*
İnsanlık tarihi, çok sayıda “devri” fikir hareketlerinin ortaya çıktığını kaydeder. “Devri fikirler” devirlerinin şartları ile mahdut iseler, “aksülamel” halindedir, yani modern dil ile reaksiyoner fikir hareketleridir. Her fikir hareketinde ve dünya görüşü kurma çabasında, bir dil inşası müşahede edilir, devri hareketlerde kurulan (kurulabilirse) dil de “devri” hususiyetler taşır. Fikir ile dilin birbirinden müstağnileşme şansı ve iktidarı yoktur. Fikir “devri” ise, dil de “devri”dir. Dil “devri” ise, fikrin hacmini mevcut devrin ufkundan koparmak fevkalade zordur. İSLAMCILIK MESELESİ-20-İSLAM’IN DİLİ, MEDENİYET DİLİ, ZAMANIN DİLİ yazısına devam et