Etiket arşivi: MEDENİYET VE CUMHURİYET

MEDENİYETİMİZE KASTEDEN MEDENİYETSİZ CUMHURİYET

MEDENİYETİMİZE KASTEDEN MEDENİYETSİZ CUMHURİYET

(Terkip ve İnşa dergisi 2. sayı)

Semâvî dinlerini hayat nizamlarından tart eden bir düşüncenin ve “bilimin uygarlığı” mânasına gelen laik/seküler ve pozitivist muhtevaya sahip Batı “uygarlığı” ile Medine medeniyeti temelden birbirinin zıddıdır ve uyuşması gayr-ı kabildir.
Medeniyetin ’Medîne’ kelimesinden türetildiğini, aslı Yesrib olan yerin, Efendimiz’in (İslâm’ın) gelmesiyle Medîne olduğunu, Medîne kelimesinin de ‘deyn’ yani ‘din’ kelimesinden türetildiğini, dînin bir sorumluluk düzeni getirdiğini, yâni dînin ölçüleri istikametinde sorumluluk içinde hareket eden mütedeyyin insanların Medîne’yi yâni medeniyeti inşâ etiğini”…
Medeniyetin, ilim ve eğitim müesseselerine, umran ve şehir hayatına, eşya ve hâdiselere yekpare olarak İslâm’ın bakışının, yâni Kur’an ve Sünnet esaslarının damgasını vurduğu bir tekamül olduğunu târif ettikten sonra Cumhuriyetin medeniyet sahibi olmadığını kolayca anlayabiliriz.
İslâm şehir mimarisini ideolojik olarak reddettiği gibi mevcudu da yok etmeye çalışan, “Medinetü’l Fazıla” dan doğan medeniyetimizin en temel unsuru olan câmi aidiyeti ve düşüncesi olmayan Cumhuriyetin medenî olduğu söylenebilir mi? MEDENİYETİMİZE KASTEDEN MEDENİYETSİZ CUMHURİYET yazısına devam et