Terkip ve İnşa Dergisi 11. Sayı TAKDİM YAZISI

TAKDİM
Medeniyet fikriyatının ilk tatbikatı müessese inşası ise ilk büyük tatbikatı da şehir inşasıdır. Bir şehir fikrimiz yoksa, olmayacaksa medeniyet tasavvurumuz yok demektir. Medeniyet tasavvurunu, saf mücerret tefekkür olarak ortaya koymak, inşa ve tatbikata dair hiçbir meseleden bahsetmemek, teoriye ve entelektüelliğe hapsolmak anlamına gelir.
Şehir fikri ve inşası, sadece medeniyet tasavvurunun olduğunu göstermez aynı zamanda medeniyet kadrosunun küçük çaplı da olsa yetiştiğinin alametidir. Modernizmin derin etkisi, şehir inşasını “modern şehir” kurmak şeklinde dillere pelesenk etmiştir, bu yaklaşım ise temelde batıya benzemekle “uygar” olunacağı vehminden beslenmektedir. Dikkat çekici olan ise modern şehirler kurmak, batının tarihi müktesebatının biriktiği Avrupa’ya benzemek değil, en özelliksiz ve anlamsız beton yığınları olan ABD kültürüne benzemekten ibarettir. ABD teknolojiyi çıplak olarak kullanılmakta, mimari arkaplan ve müktesebat olmadığı için “modern” kelimesine sığınmakta, modern kelimesiyle ifade etme cambazlığına meyletmektedir.
Okumaya devam et “Terkip ve İnşa Dergisi 11. Sayı TAKDİM YAZISI”

ŞEHİR VE MEDENİYET-1-GİRİŞ

ŞEHİR VE MEDENİYET-1-GİRİŞ
Mahalli seçimler yaklaşıyor, aday adayları ortaya çıkmaya başladı, hızlı şekilde seçim sürecine doğru yol alıyoruz. Seçimler ve günlük politika ile ilgimiz yok ama bu durum, belediyecilik ve şehir yönetimi bahsinde fikrimiz olmadığı manasına gelmez. Seçimin “gündem” oluşturması vesilesiyle, belediyecilik ve şehir yönetimi üzerinde biraz düşünmek ve düşüncelerimizi paylaşmak uygun olur.
Şehir, bir dünya görüşünün orta büyüklükteki tatbikatı için uygun bir vasattır. Köy veya kasaba büyüklüklerinde (küçüklüğünde) bir fikrin veya mefkurenin tatbik edilmesi mümkündür fakat bu tatbikat, tatbikatın küçük boyutlu olmasından dolayı fikrin veya dünya görüşünün, tatbik edilebilirliğini “test etmek” için kafi değildir. Herhangi bir fikri, belli bir büyüklüğe kadar tatbik etmek kabildir, gerçekten inanmış bin kişi veya aileyi bir köyde (veya kasabada) toplamak suretiyle, en olmaz zannedilen tatbikatları gerçekleştirmek mümkündür. Tarihte bunun muhtelif misalleri de mevcuttur, mesela komünistlerin “komün” denemeleri vardır fakat bunlar küçük boyutlu olduğu için fikri test etmeye kafi değildir. Kısaca şehir dediğimiz, içinde yaşadığımız çağda, Türkiye misalinde, ortalama yüz bin ile bir milyon aralığında insanın yaşadığı bir merkez, herhangi bir fikri veya dünya görüşünü (mefkureyi) tatbik etmek, o mefkurenin tatbikatını test etmek için kafi büyüklükte insan sayısı ve iskan alanı demektir. Okumaya devam et “ŞEHİR VE MEDENİYET-1-GİRİŞ”