ZEKA ŞAHSİYET HAYAT (GÜNÜN KİTABI)

ZEKA ŞAHSİYET HAYAT
Zeka insanın mizacı içinde en müessir hususiyetlerden biridir. Kişiliği doğrudan etkiler, özellikle de yüksek zekalarda ve dehalarda kişiliğin nirengi noktası haline gelir. Öyle ki sahibini (insanı) ve onun hayatını peşine takar, sürükler, çok zaman da sürüm sürüm süründürür.
Marifet, “şahsiyet” inşasındadır, yüksek zekalar için şahsiyet inşasında en zorlu meselelerden birisi de, zekayı yerli yerine oturtmak, orada tutmaktır. Yüksek zeka aklın (akl-ı selimin değil) hakimiyeti altına girmeyeceği için aklı da peşinden sürükler. Bu sebeple yüksek zekalarda ve dehalarda “şahsiyet” terkibi gerçekleşmez, dağınık bir zihni altyapı, kaotik bir hayat, zikzaklı istikamet kaçınılmaz olur. Batı kültür evreninde özellikle filozofların kahir ekseriyeti böyledir.
Zeka, tabiatı gereği akıl gibi istikamet sahibi değildir, onun bir istikamete yönlendirilmesi, o istikamette yönetilmesi gerekir. İslam, bu meseleyi, ahlak ve akl-ı selim ile halletmiştir. Ahlak ve akl-ı selim, zekayı “çerçeveye” alır ve ona bir istikamet kazandırır. Böylece akl-ı selim, zekanın hamle ve keşiflerinden azami derecede faydalanan enfüsi merkezdir.

20141107_163503
_______________________________
Kitapların fiyatı 13.00 TL
Toptan (en az 10 adet) fiyatı 8.00 TL
Talep için müracaat NURİ YILDIZ
Telefon: 0530 696 93 04
E-mail: hacinuriyildiz@hotmail.com
__________________
NOT: Sipariş vereceklerin; 1-İsim ve Soyisim, 2-Adres , 3-Telefon, 4-TC numarası (fatura için) bilgilerini, Nuri Yıldız’ın e-mailine göndererek telefonla bilgi vermeleri rica olunur.
__________________
Banka Hesap Numarası:
Halk bankası K.Maraş merkez şubesi
TR 61 0001 2009 4720 0001 0304 75
________________________________
Basılan kitaplar
1-İslam Medeniyet Tasavvuru-1-Terkip ve Tefekkür
2-İslam Medeniyet Tasavvuru-2-İnşa Muhafaza Tecdit
3-İslam Medeniyet Tasavvuru-3-Şehir ve Medeniyet
Okumaya devam et “ZEKA ŞAHSİYET HAYAT (GÜNÜN KİTABI)”

ŞAHSİYET OLAMAMIŞ KİŞİLİK TİPLERİ (GÜNÜN KİTABI)

ŞAHSİYET OLAMAMIŞ KİŞİLİK TİPLERİ
Şahsiyetin ne olduğunu bilmediğimiz, anlamadığımız için, mizaç hususiyetlerine takılmış, içinde yaşadığı halkın ufkuna mahkum olmuş, batının ürettiği ve bizim ithal ettiğimiz hayatın mecralarında boğulmuş kişilik tiplerine İslami şahsiyet nazarıyla bakmak adet oldu.
Mizaç (tabii-vehbi ahlak) olduğu gibi bırakılmış, kesbi ahlak (İslam ahlakı) kuşanılmamış, iki ahlak arasında muvazene kurulmamış, İslam’ın talep ettiği terkip gerçekleştirilmemiş, nefsin icbarına ve idaresine razı olmuş kalbi ve zihni organizasyonlara “şahsiyet” demek itiyat haline geldi.
Akl-ı Selimsiz şahsiyet mi olurmuş. Nefsini terbiye etmiş, terbiye edemeyen zapt altına almış, ruhunun ve ruhi hususiyetlerin zuhuruna imkan verecek kalbi ve zihni mecraları açamamış, disipline edememiş insanlarda şahsiyet ne arasın?
Şahsiyet kitabıyla, “şahsiyetin” ne olduğu anlatıldığı gibi, “Şahsiyet olamamış kişilik tipleri” kitabı ile şahsiyetin ne olmadığı, insanların hangi ara menzillerde kaldığı, misallerle izah edilmektedir.

ŞAHSİYET OLAMAMIŞ KİŞİLİK TİPLERİ

_______________________________
Kitapların fiyatı 13.00 TL
Toptan (en az 10 adet) fiyatı 8.00 TL
Talep için müracaat NURİ YILDIZ
Telefon: 0530 696 93 04
E-mail: hacinuriyildiz@hotmail.com
__________________
NOT: Sipariş vereceklerin; 1-İsim ve Soyisim, 2-Adres , 3-Telefon, 4-TC numarası (fatura için) bilgilerini, Nuri Yıldız’ın e-mailine göndererek telefonla bilgi vermeleri rica olunur.
__________________
Banka Hesap Numarası:
Halk bankası K.Maraş merkez şubesi
TR 61 0001 2009 4720 0001 0304 75
________________________________
Basılan kitaplar
1-İslam Medeniyet Tasavvuru-1-Terkip ve Tefekkür
2-İslam Medeniyet Tasavvuru-2-İnşa Muhafaza Tecdit
3-İslam Medeniyet Tasavvuru-3-Şehir ve Medeniyet
4-Medeniyetin Göç Vakti
Okumaya devam et “ŞAHSİYET OLAMAMIŞ KİŞİLİK TİPLERİ (GÜNÜN KİTABI)”

PORTRELER -1-BERRAK MİZAÇ

PORTRELER-1-BERRAK MİZAÇ
İnsanın kendi iç dünyasına bakışı ile dışardan birinin ona bakışı terkip edilebilmeli, içeriden bakan göz ile dışarıdan bakan göz, insandaki iki gözün tek resmi görmesi ve boyutlarını terkip etmesi gibi cem edilebilmeli. Galiba bir insan hakkında karar verebilmek için bundan başka yol yok. Ne var ki nazari çerçevede bahsini ettiğimiz bu kavrayış imkanı insana ihsan edilmiş değil, akla böyle bir kudret ve istidat verilmemiş. İnsanın kendine dönük bakışı sayısız illetle malul, dış gözün ise insanın derununa sirayet etme imkanı sınırlı…
Bir insanı tanıyan herkesin onun hakkında farklı intibalar, kanaatler, tecrübeler edinmesi, tabii ki insanların idrak derinliği ile doğrudan ilgili ama aynı zamanda insanın mizaç ve şahsiyet hususiyetlerinin, her hadisede ve her insana karşı bütünüyle tezahür etmemesiyle de alakalı. Her insanın sahip olduğu mizaç ve şahsiyet hususiyetleri, muhatap olduğu insanın tüm mizaç ve şahsiyet hususiyetlerini değil, belki ilgili mizaç ve şahsiyet hususiyetlerinin tezahürünü teşvik ediyor. Bazen benzer mizaç ve şahsiyet hususiyetlerini harekete geçiriyor bazen de zıtlarını… Hal böyle olunca, tüm mizaç ve şahsiyet hususiyetleri tezahür etmeyen insana dair bihakkın kanaat sahibi olma imkanı elde edilemiyor. İhtimaller bunlarla sınırlı değil tabii ki, sayısız ihtimal var ve her ihtimal farklı bir intiba demetini üretiyor. Okumaya devam et “PORTRELER -1-BERRAK MİZAÇ”

ŞİMDİ DE RASİM ÖZDENÖREN

ŞİMDİ DE RASİM ÖZDENÖREN
İslam Medeniyetinin tarihte ilk defa başka bir coğrafyada uç vermeden çökmesi, Müslümanları çok ağır şekilde etkiledi. İslam’a muhatap olmak, İslam ile münasebet kurmak, İslam’a teslim olmak, İslam’ı kalp ve zihin evrenine tüm safiyetiyle taşımak, kalbi ve zihni evreni baştan sona İslam ile inşa etmek, kalbi ve zihni evrendeki unsur, mecra, hamle, malzeme, merkez gibi her şeyi İslam’dan hareket eden ve İslam’a yönelen bir bünye ve muhtevaya kavuşturmak sanki artık imkansız hale geldi. Anlayış ayarı bir türlü tutturulamaz oldu, bir türlü İslami hassasiyet kuşanılamaz oldu. Nasıl oluyorsa Müslüman fikir adamları bir şekilde savruluyor, bir konuda savruluyor, bir açıdan savruluyor, bir seviyede savruluyor.
Şimdi de Rasim Özdenören… Yeni Şafak gazetesindeki köşesinde, 09.12.2012 tarih, “Cibilliyet labirenti” başlıklı yazısıyla gözümüze çarptı.
Özdenören, iyi bir konu tespit etmiş, tetkik ettiği konu aktüel ve mühim. Konu seçimindeki isabet takdire şayan… Konu, insanların mesuliyet üstlenmekten kaçınması, mesuliyetsizliği ahlak edinmesi, hesap vermeye yanaşmaması gibi bir muhtevaya temas ediyor ki zamanımızın ağır ve yaygın hastalıklarından biri.
Lakin Özdenören’in konuyu işleme şekli ve anlama seviyesi tam bir facia… Okumaya devam et “ŞİMDİ DE RASİM ÖZDENÖREN”

BENEDİCT CAREY’İN MAKALESİ HAKKINDA

BENEDİCT CAREY’İN MAKALESİ HAKKINDA
Benedict Carey’in, 26.11.2012 tarihinde New York Times gazetesinde yayınlanan, “Psikiyatride tanımlı “Kişili bozuklukları” konusunu yeniden düşünmek” başlıklı makalesi, yeni yazarlarımızdan ve tercümanlarımızdan Sinan Demir tarafından tercüme edilerek 03.12.2012 tarihinde sitemizde yayınlandı. Bu vesileyle Sinan Demir’e hoş geldin diyoruz. Sinan bey tercüme faaliyetine benim ihtisas alanımdan başladı, bunu iltifat kabul ediyor, teşekkür ediyorum.
Makale üzerindeki değerlendirmelerimizi birkaç noktada sınırlandırıp, netice kısmına, hüküm kısmına temas etmek istiyoruz. Makalenin esas muhtevası netice kısmındadır ve özel olarak psikiyatrinin, genel olarak da batı kültür havzasının hangi noktada ve çıkmazda olduğunu göstermesi bakımından dikkat çekicidir. Bizim sürekli tekrarladığımız gerçeği batıdan bir bilim adamının bizzat itiraf etmesi ise doğru yolda olduğumuz göstermesi bakımından harikulade bir misal. Okumaya devam et “BENEDİCT CAREY’İN MAKALESİ HAKKINDA”

HİLAFET, DÖRT HALİFE VE DEVLET İDARESİ-29-HZ. ALİ(RA)-7-

Tabi peygamberimizin birçok damadı var, kızları ile evlenmiş olan sahabe var, Hz. Osman, “zinnureyn” diye geçer, iki kızıyla evlendiği için, biz Ehli Beyti Hz. Ali ile devam ettiriyoruz. Burada şunu soralım, Hz. Ali (RA) Efendimizin Hz. Fatıma ile evlenmesindeki hususiyet nedir?

Önce sorunun ilk bölümünden devam edeyim. Fahri Kainat Aleyhisselatü Vesselam Efendimizin diğer kızlarından fazla bahsedilmez hakikaten. Ya da Hz. Fatıma daha fazla dikkat celbeder, daha fazla konuşulur. Bu durum, Allah Resulü’nün Aleyhisselatü Vesselam efendimizin diğer kızlarına sevgisinin daha az olduğu manasına gelmez. Fakat Hz. Fatıma validemize olan alakası daha görünürdür. Ümmetin dikkati de 14 asırdır Hz. Fatıma’da temerküz etmiştir. Bunun anlaşılabilir sebepleri var. Hz. Fatıma validemiz Ehli Beytin annesidir, Hz. Ali Ehli Beytin babasıdır, netice olarak her ikisi, Risaletten sonraki birinci nesildir. Dikkat orada yoğunlaşmış, dikkat yoğunlaşınca rikkati davet etmiştir. Daha titiz, daha yoğun meşgul olunmuştur.

Hz. Fatıma validemiz evlenme çağına geldiğinde… Burası calib-i dikkattir, çok sayıda taliplisi vardır. Taliplisi derken, gönlünden geçiren çok sayıda sahabe mevcuttur. Mesele evlenmekten ibaret değil tabii ki, mesele Fahri Kainat Aleyhisselatü Vesselam efendimize damat olmaktır, böyle bir asalet ve şeref payesine talip olmaktır. Hz. Fatıma, evlenme çağına geldiğinde asaletin ve şerefin kaynağı, merkezi olmuştur. Zamanı geriye sararak Fahri Kainat Aleyhisselatü Vesselam Efendimiz ile akraba olamazsınız, bu sebepledir ki o muhteşem asaletin tek mecrası olarak Hz. Fatıma validemiz kalmıştır. Validemizle izdivacı muhayyilesinden geçiren sahabe, özünde bu asalete taliptir, bu asaleti elde etmenin de son imkanıdır Hz. Fatıma validemiz. Okumaya devam et “HİLAFET, DÖRT HALİFE VE DEVLET İDARESİ-29-HZ. ALİ(RA)-7-“

ŞAHSİYET -İnsan Olmanın Asil Hali-E-KİTAP Haki DEMİR

Kendini kendine konu edinmeyen insan şahsiyet sahibi olamaz. Kişilik, insanın kendini hayatın tabi seyrine ve çalkantılarına bırakması halinde içinde yaşadığı hayat ile mizaç hususiyetlerinin harmanlanmasından meydana gelebilir. Fakat kendine ve hayata müdahale etmeyen insanda şahsiyet oluşmaz ve gelişmez.

İnsanın kendini konu edinmesi fevkalade zordur. Buradaki zorluğun en önemli sebebi, idrak mekanizması ile ilgilidir. İdrak faaliyeti, genellikle idrak eden ile idrak edilenin farklı varlıklar olması ihtimali üzerine bina edilmiştir. İdrak eden ile idrak edilenin aynı olması, insanın kendini konu edinmesidir. Bunun gerçekleşebilmesi için idrak faaliyetinin büyük bir manevrayla insanın kendine doğru kıvrılması gerekir. Okumaya devam et “ŞAHSİYET -İnsan Olmanın Asil Hali-E-KİTAP Haki DEMİR”