Etiket arşivi: MUHALEFET

MUHALEFETİN ADAY STRATEJİSİ VE PSİKOLOJİK SÜREÇLER

MUHALEFETİN ADAY STRATEJİSİ VE PSİKOLOJİK SÜREÇLER

Muhalefetin aday stratejisi belli, “çatı aday” formülü ile seçimi kazanacağını düşündükleri bir yola başvurdular. Bu stratejinin altındaki psikolojik durum ise, Akparti ve Erdoğan’ın yenilmezliği ile ilgili “fikri sabit” haline gelen acizlik… Çatı aday formülü bir tercih değil, acizlikle malul hale gelen psikolojik süreçlerinin zaruri neticesidir.

Çatı adayın tercih edilmesi ile mecbur kalınması arasında psikolojik süreçler bakımından ciddi farklar var. Mecbur kalmış olmaları (ki vakıa böyle) artık siyaset üretmediklerini (hiç üretmediler ama darbe gibi ümit bağladıkları yollar vardı), sadece Erdoğan’a bakarak savrulduklarını, onun tavrına ve hareketine göre mevzilendiklerini gösteriyor. Yani üretemiyorlar, müthiş bir kabızlık hali var.
MUHALEFETİN ADAY STRATEJİSİ VE PSİKOLOJİK SÜREÇLER yazısına devam et

BAŞKAN ERDOĞAN, MİLLETE HAYIRLI OLSUN

BAŞKAN ERDOĞAN, MİLLETE HAYIRLI OLSUN

Başbakan Erdoğan, beklendiği gibi Cumhurbaşkanlığı adaylığını açıkladı. Türkiye’deki siyasi manzarayı doğru okuyanlar, cumhurbaşkanlığı seçiminin Akparti tarafından yapıldığını/yapılacağını, seçimlerin ise bu durumu resmi/hukuki manada tescil etmekten ibaret olduğunu görüyorlar. Şu an itibariyle Akparti (aslında Erdoğan) ülkenin cumhurbaşkanının kim olacağına karar verdi, yaklaşık kırk günlük seçim süreci ise Akparti kararının tescili için devam eden bir demokratik gösteriden ibarettir. Erdoğan’ın birinci turda seçileceğine dair kehanet şovuna gerek yok, zira kamuoyu araştırmaları ittifakla neticenin öyle olacağını söylüyor, kamuoyu araştırmalarının neticeleri ortadayken, Erdoğan’ın seçileceğine veya seçilmeyeceğine dair kehanette bulunmaya çalışanlar gevezelik yapıyor.

Türkiye’nin 12. Cumhurbaşkanının kim olacağı belli olduğuna göre, artık konuşmamız gereken meseleler, seçim değil, başka mevzulardır. Bu mevzuların en önemlisi de, Erdoğan’ın nasıl bir cumhurbaşkanı olacağı meselesidir.
BAŞKAN ERDOĞAN, MİLLETE HAYIRLI OLSUN yazısına devam et

Muhalefet: Eyvah bu oyunda bizler yine yandık

Muhalefet: Eyvah bu oyunda bizler yine yandık
Kaç zamandır şenî çevreler millet iradesiyle gelen Meclisi güçsüz düşürüp, avantadan Türkiye’yi yönetmek ve 28 Şubat’taki gibi oligarklara, dükalara hizmet edecek koalisyon iktidarı kurmak istiyorlardı.

Ecinniler, iblisler, İsrail oğulları, İngiliz cıfıtları, alkolcüler, Kemalistler, Dhkcp’ciler, Pkk’lılar, Taksim çapulcuları, sahte Antikapitalist İslâmcılar, Amerikancı ve Atatürkçü çakma cemaatler, millet karşıtı işadamları, içeriden ve dışarıdan türlü türlü provokatörler bir olmuşlardı aylardır.

Ey birleşik muhalefet birliği! Aylarca sokakları ateş topuna çevirdiniz, çamur attınız. Bilemediniz Türkiye’nin kim dostu, kim düşmanı? Kustunuz, millet iradesiyle gelen hükümet aleyhinde ne varsa karnınızda fitne fesad…

SİZE DİYORUM, ULUSALCILAR, ERGENEKONCU GENERALLER, CHP’LİLER, ATATÜRKÇÜLER, BDP’LİLER!
Muhalefet: Eyvah bu oyunda bizler yine yandık yazısına devam et

ZEKİ AHMAKLAR…

ZEKİ AHMAKLAR…
Siyasi hareket, sosyal hareket, halk hareketi nedir yıllardır yazıyoruz. Fikirteknesi bu konuda, ülkede olmayan bir müktesebata sahip… Özellikle Arap halk hareketleri başladığından beri, “halk hareketlerinin tabiatı nedir, nasıl gelişir, nasıl güçlenir, hangi dinamikler katkıda bulunur, hangileri zayıflatır?” sorularını ülkede işleyen ve orijinal fikirler üreten tek yayın mecrasıdır.
En tehlikeli halk hareketi, “merkezi” olmayan ve halkın kendiliğinden sokağa çıktığı harekettir. Mutlaka bir çok tahrikçisi vardır, mutlaka bir çok teşvikçisi vardır, mutlaka bir çok yardımcısı vardır ama merkezi yani karargahı yoktur. Merkezi sevk ve idareye sahip olmayan halk hareketleriyle mücadele edemezsiniz, basacağınız, ablukaya alacağınız, derdest edeceğiniz karargahın olmaması, mücadele edemeyeceğiniz bir halk hareketliliği oluşturur.
Türkiye’de CHP’nin, saçma sapan siyasi tenkit ve beyanlarıyla halkı harekete geçirmesi mümkün değil, İşçi Partisi gibi marjinal gurupların halkı harekete geçirecek ne fikri ne de gücü var. Öyleyse Taksim’de ne oluyor?
*
Zeki Akparti kadroları, geliştirdikleri projelerle siyasi sahayı zapt altına aldılar. Gerçekten CHP ve MHP gibi kendi dışındaki partileri siyasi sahada belli mevzilere hapsettiler. Yaptıkları iş büyük bir başarı hikayesidir. Ama siyasi sahanın ehemmiyetinden dolayı oradaki dikkat yoğunlaşması, gözlerini başka sahalara kör hale getirdi. Siyasi saha, teşkilatlı sahadır, oraya mücadele etmenin klasik usulleri var, buna mukabil içtimai saha teşkilatlı değil, ruhi ve zihni (yani psikolojik) sahadır. İçtimai sahadaki irili ufaklı on binlerce vakıf, dernek, platform gibi teşkilat numuneleri bir şekilde tarassut altında tutulabilir ama içtimai sahanın esas altyapısı, ruhi-zihni bünyedir. ZEKİ AHMAKLAR… yazısına devam et

DÜŞÜNCE VE SİYASETİN SEVİYESİZLİĞİ

Siyasi alan fazla görünür halde. Bunun sebebi malum, iktidar alanı olmasıdır. İktidar, iktidar mücadelesi, devlet ve halk üzerinde kullanılan yetkilerin siyasi alana yığılmış olması, siyaseti fazla görünür kılıyor. Hem kullandığı yetkiler bakımından hem de fazla görünür olmasından dolayı, ülkedeki tartışmaların kahir ekseriyeti siyasi alanda gerçekleşiyor. Bu durum ne kadar sağlıklı, olması gereken bu mudur, siyaset hakettiğinden fazla bir ilgiye mi sahiptir gibi bir çok sorunun cevabı tartışılmalıdır.
Bir ülkedeki yetki temerküzünün merkez üssünün siyasi alan olması, siyasi alanın mahiyetinden dolayı yanlış gelmiyor. Ne var ki bu durum, ülkenin Cumhuriyet döneminde ortaya çıkan bir kültüre işaret ediyor. Siyasi alandaki yetki yığınağının bu çapta olması aslında sağlıklı bir yapıya işaret etmez. Yetkinin mümkün olduğunca dağıtılması, paylaşılması, halka yayılması gerekir. Burada bahsettiğimiz yetki dağılımı, yasama, yürütme, yargı arasındaki paylaşım değil. O paylaşımın yapılması zarureti açık. O taksimatın dışında da bir yetki dağılımı ve paylaşımı şart. DÜŞÜNCE VE SİYASETİN SEVİYESİZLİĞİ yazısına devam et