Etiket arşivi: MÜSLÜMANLAR

TAKSİM RAPORU-5-MÜSLÜMANLARIN HALİ

TAKSİM RAPORU-5-MÜSLÜMANLARIN HALİ
Seksen yıldır muhalefette olan, muhalif dil ve harekete alışan Müslümanlar, ilk defa uzun süreli iktidar oldular ve kendilerine karşı isyan teşebbüsü ile karşılaştılar. Bu durum ilginç psikolojik haller yaşamalarına sebep oldu. Seksen yılın ilk yirmi yedi yılı serbest seçimler olmadığı için siyasi sahaya giremediler ve iktidara talip olamadılar. Sonraki elli üç yılında siyasi arayışlar başladı, siyasi parti denemeleri yapıldı, nihayet 2002 yılında tek başlarına iktidar olacak bir seçim sonucu ile karşılaştılar. Bu tarihte iktidar oldular ama muktedir olmaları 2007 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimini bekledi, o seçimde vahşi bir karşı hamleyle boğuştular ve nihayet muktedir bir iktidara sahip olabildiler.
Sahip oldukları gücü, İslamcı bir hareket ile elde etmediler, ülkedeki mevcut siyasi rejimin kurallarına göre davranmış ve meri kanunlara uygun şekilde kurulmuş bir siyasi parti ile elde ettiler. Bu güzergahtan gelince, karşılaştıkları şartların ilginç çelişkileriyle muhatap oldular, bir tarafta Müslüman kadroların iktidarı var diğer tarafta Kemalist-laik siyasi rejim devam ediyor. Bu hal, tabii olarak bir “geçiş dönemini” gerektiriyor.
Geçiş dönemleri her zaman kaotiktir. Kaos sadece fiili anarşi şeklinde olmaz, kurallar anarşisi şeklinde de kendini gösterebilir, Müslümanların, laik-kemalist siyasi rejimdeki iktidarı, mahiyeti gereği kaotiktir. Buradaki çelişki o kadar derindir ki, kaos veya anarşi kelimesinden başka meseleyi izah edecek bir mefhum bulmak çok zor. Zaten Kemalist, laik, ateist, solcu özelliklere sahip bir halk kesimi ile Müslüman, dindar, milliyetçi bir halk kesimi arasında içtimai bir çelişki var, buna bir de siyasi rejim ile siyasi iktidar arasındaki çelişki eklendiğinde ortaya çıkan manzaranın tarifi nasıl yapılabilir ki. TAKSİM RAPORU-5-MÜSLÜMANLARIN HALİ yazısına devam et

ÜZÜLEMEDİM, BU ÇOK KÖTÜ

ÜZÜLEMEDİM, BU ÇOK KÖTÜ
Balyoz davası bitti, kuvvet komutanları da dahil ağır cezalar verildi. Yüzlerce sanık, orgeneraller, kuvvet komutanları, bir sürü general, albay filan… Karar duruşması olduğu için sanıkların aileleri de yoğun olarak mevcut. Karar açıklandığında ailelerin psikolojik savruluşları, çözülmeleri görülüyor kameralarda ve feveranları kaplıyor ortalığı.
Generallere verilen cezalara üzülmedim. Suçluya verilen cezaya üzülmek adalet duygusunu kaybetmektir. Suçluya acımak, adalete acımamaktır. Suçluya acımak, adalet talebinde bulunmamaktır. Suçluya ceza verilmeyecekse adaletin tarifi nedir? İlla da merhamet göstermek gerekiyorsa, suçluya değil, mağdura, müştekiye merhamet göstermek gerekir. Suçluya verilen ceza, mağdura gösterilen merhametin ta kendisidir. Bu sebeple denmiştir ki, ceza merhamettir. Adalet ise merhametin gerçekleşmiş, tatbik edilmiş halidir.
Generallere verilen cezaya üzülmem gerekmiyor. Adalet, halkı ve hayatı ayakta tutan birinci sütundur. Bu sütunu yıkmak bize yakışmaz. Bilakis, sütunun yerli yerinde durduğunu görmek sevindirici bir haber… Çok şükür ki o mermer sütunu tüm haşmetiyle gördük. Bu bahtiyarlık bize nasip oldu.
Yazının başlığındaki “üzülemedim, bu çok kötü” ifadesi, generallere verilen cezalar için değil, onların aileleri içindir. Gerçekten ailelerin hallerine baktım, perişan olmuşlar. Üzüntülü bir durum… Kendimi yokladım, üzülüyor muyum diye, hayır, hiçbir üzüntü yok. İşte kötü olan bu… ÜZÜLEMEDİM, BU ÇOK KÖTÜ yazısına devam et