Etiket arşivi: NAKİBÜ’L EŞRAF

NAKİBU’L EŞRAF-HAKEM MÜESSESELERİ-

HAKEM MÜESSESELERİ

Hayatın altyapısı hukuk kaidelerinden ibaret değildir, hukuk yalnız başına, insan kalabalığını cemiyet haline getiremez. Hayatın “haklar” altyapısı hukuktur ve haklar katidir. Oysa hayat keskin ölçülerle yaşanamaz ve yaşatılamaz. Hukukun kati ölçülerinin yanında, munis esaslar manzumesi olan ahlakın da bulunması şarttır.

***
Ahlak, yazıya geçirilebilir ve karara bağlanabilir mi? Bu soruya “evet” cevabını vermek zor görünüyor ama aslında doğru cevap “evet” olmalıdır. Kaydedilen ve kararlara mevzu edilen ahlakın, ahlak olmaktan çıkıp hukuk haline gelmesinden endişe edilir, bu endişe yanlış değil. Bu endişe giderilmeli, ihtiyaç duyulan tedbirler alınmalı ve ahlak kayda geçmelidir.
NAKİBU’L EŞRAF-HAKEM MÜESSESELERİ- yazısına devam et

NAKİBU’L EŞRAF-ASALET YÜKSEK MERCİ-

ASALET YÜKSEK MERCİİ

Asalet Yüksek Merciinin iki vazifesi var, devlet ile vatandaşlar arasındaki ihtilaflara ilk derece mahkemesi olarak bakmak ve vatandaşlar arasındaki ihtilafların hakem mercilerindeki kararlarını temyizen tetkik etmek…

Asalet Yüksek Merciinin kararlarına karşı temyiz makamı, Nakibü’l Eşraf teşkilatının “meşayıh niyabetidir”.

Asalet Yüksek Mercii, ihtiyaca mebni olarak bölgelerde kurulur.

*Asalet Yüksek Mercii, devlet teşkilatları ile vatandaşlar arasındaki ihtilaflara, ilk derece mahkemesi olarak bakar.
NAKİBU’L EŞRAF-ASALET YÜKSEK MERCİ- yazısına devam et

NAKİBU’L EŞRAF-HARİCİYE NAİPLİĞİ-

NAKİBÜ’L EŞRAF-HARİCİYE NAİPLİĞİ

Nikabet Teşkilatı, İslam Ülkelerinin tamamında teşkilatlanabilir, Nakibü’l Eşrafın bu istikametteki iradesi hiçbir murakabeye tabi değildir. Teşkilatın, İslam ülkelerindeki hükümetlerin tavır ve davranışlarıyla alakalı olmak üzere, istediği büyüklükte ve çeşitlilikte şube açması mümkündür.

Nikabet Teşkilatının yurtdışı teşkilatlanmaları, en az iki niyabet üzerine bina edilir; hariciye niyabeti ve meşayıh niyabeti… Tüm hariciye teşkilatı, hariciye niyabeti tarafından idare edilir.

İttihad-ı İslam’ın siyasi veçhesinden Başyüce mesuldür, Başyüce’nin hariciyedeki vazife listesinin birinci sırasında İttihad-ı İslam vardır. Ümmetin vahdeti ise Nakibü’l Eşrafın mesuliyet listesindedir.
NAKİBU’L EŞRAF-HARİCİYE NAİPLİĞİ- yazısına devam et

NAKİBU’L EŞRAF-MEŞAYIH NAİPLİĞİ

NAKİBÜ’L EŞRAF-MEŞAYIH NAİPLİĞİ

Meşayıh niyabeti, cemiyetin kalbi idare merkezidir. Hayatın kalbi-manevi hünkarları olan meşayıh, kendi alemlerindeki makam ve mertebeleri, manevi meclislerinde mahfuz ve cari olmak üzere, zahiri hayat ölçüleriyle bu niyabete bağlıdır.
Meşayıh Niyabeti, velayet iddiasındaki her şahsı hesaba çekmek, imtihan etmek, ceza veya beraat kararı vermek salahiyetine maliktir. Mezkur Niyabet, bu işleri yapmak üzere muvakkat veya daimi “meşayıh şurası” teşkil edebilir.
Meşayıh Niyabeti, cemiyetin ve hayatın merkezini, kalbi daireye ve hassasiyete taşımakla vazifelidir. İhtilafları kalbi hassasiyet ölçülerine göre halletmek işiyle meşguldür. Hayatı, feragat ve fedakarlık, af ve merhamet, teavün ve tesanüt, infak ve ikram üzerine kurmayı gaye edinir. Hak ölçüleri keskindir, Şeriat kat’i ölçülerden mürekkeptir. Oysa kalp merkezinde doğan ve büyüyen edep ve ahlak, munistir, mutedildir, muhittir.
NAKİBU’L EŞRAF-MEŞAYIH NAİPLİĞİ yazısına devam et

NAKİBU’L EŞRAF-TEŞKİLAT, SALAHİYET, VAZİFE-

NAKİBÜ’L EŞRAF-TEŞKİLAT, SALAHİYET, VAZİFE

Nikabet Teşkilatı, kendi mensuplarıyla tesis edilir. Nakibü’l Eşraf, ihtiyaç duyduğunda teşkilat dışından kadro istihdam eder.

*
Teşkilatın başında Nakibü’l Eşraf bulunur, onun yanında “Asalet Şurası” mevcuttur.

*
Nakibü’l Eşraf, teşkilatı idare etmek için ihtiyaç duyduğu kadar naip tayin eder. Yedi adet naiplik teşkilatı zarurettir; devlet naipliği, meşayıh naipliği, teşkilat naipliği, hariciye naipliği, ceza işleri naipliği, maarif naipliği, kaza naipliği…
NAKİBU’L EŞRAF-TEŞKİLAT, SALAHİYET, VAZİFE- yazısına devam et

NAKİBU’L EŞRAF MENSUPLARININ İSTİHDAMI

NAKİBÜ’L EŞRAF MENSUPLARININ İSTİHDAMI

Seyyid ve Şerif şubelerinden mürekkep “asil neslin” mensupları, resmi ve icbari surette olmamak üzere, devlet teşkilat şemasının hiçbir hücresinde vazifelendirilmemelidir. İhtiramın ikamesi ve ilelebet muhafazası için, ihtilaf kuyusunun kapısı asil nesle kapatılmalıdır.

Devlet, halk nezdinde kıymetli olsa da, iktidarla haşır neşir olmaktan kaynaklanan bir yozlaşma havzasıdır. Her ne yaparsanız yapın devlet cihazı zaman içinde çürür ve çürütür. Sıhhatli ve berrak kalması arzu edilen, böyle kalması şart olan müesseseleri, devletin dışında tutmakta azami fayda var. Devletin dışında tutulan ruh ve akıl sıhhati sabit mihrakları, zinde kuvvetler olarak devletin üzerinde bir tarassut mevkiine yerleştirmek ayrıca bir zaruret. Günlük hayhuya bulaşmayacak, günlük siyaset ihtilaflarına müdahil olmayacak zinde kuvvetler büyük sarsıntıların emniyet koludur.
NAKİBU’L EŞRAF MENSUPLARININ İSTİHDAMI yazısına devam et

NİKABET TEŞKİLATININ MEVKİİ

NİKABET TEŞKİLATININ MEVKİİ

Nikabet Teşkilatı devlet cihazının içine girmez fakat onu, üç yüz altmış derecede mevcut olan tüm zaviyelerden tarassut altında tutar. Devlet ve cemiyetin tüm teşkilatlarındaki günlük işler ve ihtilaflara güneş kadar uzaktır lakin devlet cihazının her vahidi ve cemiyet kadrosunun her ferdi, yaşayabilmek için güneş ışığına ne kadar muhtaçsa o kadar yakındır. Gölgeye kaçmayanlar için her insana aynı miktar ve seviyede ulaşır.

Nakibü’l Eşraf, devlet teşrifat (protokol) listesinde yoktur, zira o, teşrifatın üzerindedir. Teşrifat listesine alındığında, hangi sıraya konulursa konulsun, asaletine denk düşmez, o, teşrifat ve devlet üstüdür.

Nakibü’l Eşrafın makamı, devlet teşkilat yekunundan müstakildir, hiçbir siyasi teamül ile kayıtlı değildir.
NİKABET TEŞKİLATININ MEVKİİ yazısına devam et

NAKİBU’L EŞRAF-MUKADDİME-

NİKABET TEŞKİLATI-NAKİBU’L EŞRAF-MUKADDİME

Nikabet teşkilatı, Abbasilerden başlayarak İslam Devlet Cihazında ve ananesinde hususi ehemmiyete sahiptir. En son ve en mütekamil haliyle Devlet-i Ali Osmanide ihdas ve tanzim edilmiştir.

Malum olduğu üzere nikabet teşkilatı, Seyyid ve Şerifleri hami olan, onların ahval ve efalini takip eden, diğer nüfus unsurlarından tefrik ile sicilini tutan, lüzumu halinde kendi mensuplarının cezai işlerini (muhakemelerini) gören müessesedir.

Bir neslin baştacı edilmesinin yolu, öncelikle onları tanınır hale getirmek, sonra imtiyazlar tanımak, nihayet devlet cihazında altın ile örülmüş bir sütun yapmaktır. Ehl-i Beyt neslinden bahsedildiğinde ise, hassasiyetin irtifa kesbetmesini, hürmetin ise bazı hal ve hareketlerden (davranışlardan) ibaret kalmamasını iktiza eder. Bu cihetle, fikirde ve amelde, mevzuatta ve tatbikatta Ehl-i Beyti doğrudan işaretleyen, mücevherden inşa edilmiş sarayda iskan eden, ülkenin en itibarlı sicilinin “defter-i tayyibe” olduğunun devlet riyasetinden cemiyetin madun kadrosundaki serkeşine kadar ferd ve cemiyet yekununun kalbine ve kafasına kazıyan bir hukuk, ahlak, adap gerekir.
NAKİBU’L EŞRAF-MUKADDİME- yazısına devam et

ORİJİNAL FİKİR… MÜTHİŞ TEKLİF…

Büyük Doğu Platformundan (www.buyukdoguplatformu.com) Ramazan Kartal, “Taksim Hadisesi ve Manevi Karargah İhtiyacı” başlıklı yazısında, “NAKİBÜ’L EŞRAF” teşkilatının hemen kurulmasını teklif ediyor. Ehl-i Beyt teşkilatının kurulmasıyla, Müslümanlar için manevi karargahın (nihai karar merciinin) oluşturulacağını, Müslümanlar arasındaki ihtilafların çözüleceğini söylüyor.

Gerçekten de Ehl-i Beyt (Nakibü’l Eşraf) teşkilatının kurulması, Müslümanlar üzerinde müthiş bir tesir icra eder. Hiçbir Müslümanın alakasız kalamayacağı, hiçbir Müslümanın itiraz edemeyeceği bir teşkilat olur ki, vahdetin temini için daha iyi bir fikir yok.

Herkesin bu yazıyı okuması ve üzerinde düşünmesi, çalışması gerektiğine inanıyoruz.

BÜYÜK DOĞU PLATFORMU-2-NAKİBÜ’L EŞRAF TEŞKİLATI-1-

BÜYÜK DOĞU PLATFORMU-2-NAKİBÜ’L EŞRAF TEŞKİLATI-1-
Büyük Doğu Platformunda (www.buyukdoguplatformu.com sitesinde), İslam Devlet Teşkilatı kurulurken, en dikkat çekici müessese olarak Nakibü’l Eşraf görünüyor. Ehl-i Beyt muhabbeti, tabii olarak dikkati celbediyor, kendinde topluyor ve başka şey görmeye mani oluyor. Nakibü’l Eşraf teşkilatı, bilindiği üzere “Ehl-i Beyt” teşkilatıdır, Hamza beyin de ifade ettiği gibi tarihi süreç içinde zirveye çıkması Osmanlıda olmuştur. Nakibü’l Eşraf teşkilatı hakkında bilgi sahibi olmak isteyenler tarihi araştırsınlar, bizim konumuz, bu teşkilatın devlet yapısına nasıl eklendiği ile ilgilidir.
Hamza Bey dikkat çekici bir kıvam yakalamış, Nakibü’l Eşraf teşkilatını devlet teşkilat haritası içine yerleştirmemiş, siyasete bulaştırmamış, günlük ihtilaflar cehennemine salmamış. Devlet ve siyaset üstü bir mevkie yerleştirmiş, devletin yükseklerinde meydana gelecek ihtilafın hal mercii yapmış, kararını da itirazı kabil olmayan cinsten bir tahkimatla çevrelemiş.
Büyük Doğu Devlet ve Cemiyet yapısına kuşbakışı bakınca şöyle bir manzara görülüyor; iki tane devlet var, biri hukuk üzerine kurulu ve zirvesini “Başyüce”nin temsil ettiği İslam devleti, diğeri ise ahlak üzerine kurulu ve zirvesini “Nakibü’l Eşraf”ın temsil ettiği İslam cemiyeti… Devlet hukuku, Nakibü’l Eşraf ise ahlak ve asaleti temsil ediyor, devlet ihtiyaç duyulduğunda maddi güç kullanma inhisarını elinde tutuyor, Nakibü’l Eşraf ise kalplere nüfuz eden manevi iktidarıyla cemiyeti rızalarına dayalı şekilde idare ediyor. Devlet, emniyeti ve nizamı muhafaza ile görevli, Nikabet teşkilatı ise emniyet, adalet ve nizamın ruhi altyapısını kuruyor, kalbi bir idare çerçevesi oluşturuyor. Devlet, halkın ihtiyaçlarını karşılıyor, Nakibü’l Eşraf ise ihtiyaçları tayin ediyor. İhtiyaçlar, kalp ve zihin dünyasındaki hırs ve tatmin, arzu ve kanaat sarmalında doğar ve büyür, Nakibü’l Eşraf, halkın kalbi dünyasını idare ettiği için, insan tabiatının ham haliyle sınırsız ihtiyaca sahip olmasına mukabil, nefsin terbiye ve tezkiye edilmesiyle ihtiyaçlar çerçevelenir ve sınırlanır. Nakibü’l Eşraf, insanı, nefsin bitmez tükenmez arzu ve hırslarının peşinde koşmaktan alıkoyan, İslami hassasiyetle çerçeveleyen, “eşref-i mahlukat” haline getiren bir amil gibi görünüyor. BÜYÜK DOĞU PLATFORMU-2-NAKİBÜ’L EŞRAF TEŞKİLATI-1- yazısına devam et