RAMAZAN HATIRINA “DİZ ÇÖK EY ZORLU NEFS”

Ramazanın hatırına “diz çök ey zorlu nefs!” Modern ve seküler zihniyete sahip olanlar nefsin ne olduğunu bilmiyorlar. Bilseler de umurlarında değil. “Nefsini temize çıkar…” dediğinizde hakarete mâruz kaldıklarını sanıyorlar. Mesnevî’sinde (cilt:5) “Ey nefsim! Seni sen yapan benim, beni de ben yapan sensin. Ya yola gel beraber gidelim ya da yoldan çekil ben Hakk’a gideyim…” diyen …

FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-16-İSTİBDAT USTASI

FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-16-İSTİBDAT USTASI Nefs ahlakına sahip kişinin en bariz hususiyeti güçlü karşısında fahişe kadar haysiyetsiz ve iffetsiz itaat, zayıf karşısında ise uçsuz bucaksız bir hakimiyet hırsıdır. Bu hususiyetin en bariz neticesi ise istibdattır. Fethullah Gülen, niyetini gizlemek, siyasetle iştigal etmediğini ispatlamak, muktedirlere karşı zararsız görünmek için Hazreti Cebrail Aleyhisselama muhalefet edecek iffetsiz, izansız, …

FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-15-NEFS AHLAKININ ŞAHİKASI

FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-15-NEFS AHLAKININ ŞAHİKASI Ahlak meselesinin sadece “ahlak” başlığı altında tetkik edilmesi, bugünün dil ve ıstılah kaosunda meseleyi anlamayı imkansız kılıyor. Ateist birisi de çıkıyor ve ahlaktan bahsediyor, oysa onun bahsettiği ölçüler bizim (Müslümanlar) için tam bir ahlaksızlık ifadesi. Diğer taraftan kelimeler ve mefhumlar, zaman içinde mana erozyonuna uğruyor ve merkezinden ve kaynağından …

RAMAZANIN HATIRINA “DİZ ÇÖK EY ZORLU NEFS”

Ramazanın Hatırına “Diz Çök Ey Zorlu Nefs” Mesnevî’sinde “Ey nefsim! Seni sen yapan benim, beni de ben yapan sensin. Ya yola gel beraber gidelim ya da yoldan çekil ben Hakk’a gideyim…” diyen Hz. Mevlânâ’nın cehdine ne kadar muhtacız bugün. Âhir ömrümüze kadar takva yanımızla yapışık olarak yaşayacağımız nefs, kişinin kendisidir. Bizimle yatar, bizimle kalkar. Varlığımızın …

BATI DÜNYASI NEREYE GİDİYOR?

BATI DÜNYASI NEREYE GİDİYOR? Sürekli Türkiye’yi ve İslam dünyasını konuşuyoruz. Dünyanın geri kalanı ne durumdadır, nereye gidiyor, neler bekleniyor, bunlara pek bakmıyoruz. Bu durum tabiidir zira ağır hadiseler yaşıyoruz, canımız yanıyor ve kaçınılmaz olarak kendimizle ilgileniyoruz. Fakat bu noktada ciddi bir tuzak var, ciddi bir problem var. Batının durumunu tahlil etmezsek, ne halde olduğunu anlamazsak, …

ANLADIM BEN’İ; DUYUYORUM SEN’İ

Anlamadın Ben’i; duyuyorum Sen’i Anlama eylemi, tek yönlü; duyma eylemi ise çift yönlü işler. HER ‘ANLAYAN’ İNSAN DUYAMAZ; AMA HER ‘DUYAN’ İNSAN ANLAR Anlamak, ses’siz gerçekleşen, ses olmadan gerçekleşen bir iş’tir. Başka bir ifadeyle, anlamak, bilgilenmekle, bilgilenmekse dolaylı bir eylemle gerçekleşir. O yüzden anlama çabası, bir şeyin künhüne vâkıf olmaktan, o şeyin ruhuna nüfûz etmekten …

AKL-I SELİMİN TEŞEKKÜLÜ-3-TERKİP UNSURLARI-2-İMAN-1-

AKL-I SELİMİN TEŞEKKÜLÜ-3-TERKİP UNSURLARI-2-İMAN-1- İman ruhun tabi temayülü ve en büyük (en güçlü) faaliyetidir. Ruh, “alem-i ervah”dan geldiği için, “baki” olana aşinadır. Bu sebeple imanın hakikatine yabancı değildir. Doğru usul tatbik edilmek şartıyla ruhun bedenle birleştiği ana rahminden itibaren iman talimine başlanabilir. Zaten o dönemde (doğum öncesi dönemde) iman talimi başladığında, nefs de olmadığı için, …

BİR AHLAKSIZLIK ÇEŞİDİ, FİKİR HASİSLİĞİ

BİR AHLAKSIZLIK ÇEŞİDİ, FİKİR HASİSLİĞİ Fikir ve ilim adamının temayüz etmiş vasfı, hakikat arayıcılığıdır. Her nerde bulur, görür, karşılaşırsa, ona gerekli kıymeti vermekle, gerekli ihtimamı göstermekle memurdur. Kimin şahsında tecelli ederse, kimin kaleminden süzülürse, kimin ağzından dökülürse, hürmet ve itina ile alıp başına taç etmelidir. Aksi herhangi bir ihtimal, hem fikir ve ilim adamlığı vasfını …

AKL-I SELİMİN TEŞEKKÜLÜ-2-TERKİP UNSURLARI-1-

AKL-I SELİMİN TERKİP UNSURLARI Akl-ı Selimin zihni evrende yerleşik, kalbi evrene de uzanan bir haritası var. Harita, akl-ı selimin terkip unsurlarını, faaliyet alanlarını, kaynaklarını ve nihayet bünyesini gösterir. Akl-ı Selim, zihni evrende ikamet eden fakat zihni evreni aşıp kalbi evrene kadar ulaşan bir hususiyete sahiptir. Kalbe ve ruha bağlı olan, oradan beslenen bir bünyedir. . …

DEĞİŞİM SÜREÇLERİNİN TABİATI-2-DEĞİŞİM KARŞISINDA İNSAN ZİHNİ-1-

DEĞİŞİM SÜREÇLERİNİN TABİATI-2-DEĞİŞİM KARŞISINDA İNSAN ZİHNİ Gerçek, varlık ve vakıaların, yüksek hızdaki deveran süreçlerinin “tek anlık” tezahürleridir. Gerçek, varlık ve vakıaların bizzat kendisi değil, onların tertip, teşkil ve terkip halleridir. Tertip, teşkil ve terkip halleri ise sabit değildir zira deveran hızla devam etmekte, akış durdurulamamakta, “sübut” sağlanamamaktadır. İnsan ufku, varlık ve vakıaları “hayat” isimli havzada …

TALİM VE TERBİYE SÜREÇLERİ-42-RUHİ-AKLİ SÜREÇLER-41-KALB-İ SELİM SAFHASI

KALB-İ SELİM (KEMAL) SAFHASI İnsan inkişaf seyrinin nihai kemal seviyesi, kalb-i selim safhasıdır. Bidayetinde talim ve terbiye ile başlayan, ilerleyen yaşlarda tefekkür cehdi ve kendi kendini terbiye ile devam eden süreçlerin ulaşması gereken (arzulanan) menzili, kalb-i selimdir. Ne var ki kalb-i selim safhasına ulaşmanın hususi bir usulü ve güzergahı var, tasavvuf… Kalb-i Selim safhası için …

TALİM VE TERBİYE SÜREÇLERİ-41-RUHİ-AKLİ SÜREÇLER-40-AKL-I SELİM (ŞUUR) SAFHASI

AKL-I SELİM (ŞUUR) SAFHASI Akl-ı Selim safhasını da uzun uzun izaha teşebbüs etmeyeceğiz. Akl-ı Selim ile ilgili kitaplarımızdan bu husus tetkik edilebilir. * Akl-ı Selim safhası, akıl safhasından sonra başlar. Akıl belli bir noktaya kadar ilerler fakat ne kadar ilerlerse ilerlesin bir yerde durur. Aklın ufku mahduttur, o ufka ulaşan akıl buhrana girer. Akıl, kendi …

TALİM VE TERBİYE SÜREÇLERİ-40-RUHİ-AKLİ SÜREÇLER-39-AKIL SAFHASI

AKIL SAFHASI Akıl ile ilgili çok sayıda kitabımız bulunduğu için, talim ve terbiye süreçlerinin “akıl safhasına” kısaca temas etmekle iktifa edeceğiz. Aksi takdirde akıl ile ilgili kitapları tekrarlamak gerekecektir. Akıl safhası ile ilgili yazdıklarımız, kitabın bütünlüğüne atıf yapmak içindir. * Akıl safhası, beden yaşı itibariyle nefs safhası ile üst üste (aynı zamana denk) gelir. Nefsin …

TALİM VE TERBİYE SÜREÇLERİ-39-RUHİ-AKLİ SÜREÇLER-38-NEFS SAFHASI-17-

***Nefs terbiyesi Nefs terbiyesinin usul ve esası, tasavvuf mecrasında mahfuzdur. Bu meselede (tabii ki başka meseleler de var) tasavvuf, münhasır salahiyet sahibidir. Çünkü “ruhi ilimler” tasavvuf mecrasının eseridir, orada keşfedilmiştir, tedrisatı ancak orada kabildir. On dört asırdır “ruhi ilimler” ile ilgili başka bir mecra, havza, disiplin, fikir cereyanı meydana gelmemiştir. Nefsin insan iç dünyasında sirayet …

TALİM VE TERBİYE SÜREÇLERİ-38-RUHİ-AKLİ SÜREÇLER-37-NEFS SAFHASI-16-

Tefekkürün temel unsurları olan, bilgi, kaide, usul, nispet, terkip, tahlil, istidlal, mukayese, muhasebe vesaire gibi esasları, kaynak ile maksat, sebep ile netice, istikamet ile güzergah gibi süreçleri, edep, ahlak, hukuk, medeniyet gibi derinlik ve genişlik ölçü ve dereceleri, öğretilmeli, idrak etmesi sağlanmalı ve bunlarla tefekkür faaliyetini gerçekleştirebilir hale getirilmelidir. Bilginin öğrenme, fikrin ve ilmin idrak …

TALİM VE TERBİYE SÜREÇLERİ-37-RUHİ-AKLİ SÜREÇLER-36-NEFS SAFHASI-15-

Tefekkür terbiyesinin mühim konularından birisi de, zekanın terbiyesidir. Zeka, tabiatı gereği hoyrat, kuralsız, bağımsızdır. Bir merkeze bağlılığı yoktur, belli bir mecrada akmaz, tabii şekilde meselelere yönelir. Aklın inşasından önce zekayı zaten zapt edecek bir merkez ve kuvvet yoktur, aklın inşasından sonra ise aklın hacmi ve gücüyle paralel olarak zekayı zapt etme ihtimali mevcuttur. Zeka akıl …

TALİM VE TERBİYE SÜREÇLERİ-36-RUHİ-AKLİ SÜREÇLER-35-NEFS SAFHASI-14-

***Tefekkür Terbiyesi Nefsin tam teşekküllü zuhur etmesiyle insan tabiatı tamamlanmış olur. Bu noktadan itibaren her yaparsa, “tam” olarak yapabilmenin altyapısına kavuşur. Ne var ki tabiatının tamamlanması, iktisabının tamamlandığı manasına gelmez, zaten bu noktadan sonra iktisap faaliyeti tabiat altyapısına sahip olmuştur ve sıhhatli iktisap mümkün hale gelir. İnsan tabiatı, ruh, nefs ve beden ile tamamlanır. Bunlara …

TALİM VE TERBİYE SÜREÇLERİ-35-RUHİ-AKLİ SÜREÇLER-34-NEFS SAFHASI-13-

Nefs safhası aynı zamanda akıl safhasının da başladığı devirdir. Bu sebeple nefs safhasında aynı zamanda akıl inşasına başlanmalıdır. Nefsin doğumu için herhangi bir çaba sarfetmek gerekmez, o kendi tabii sürecine bağlıdır ve kendiliğinden zuhur eder. Talim ve terbiye faaliyetinin nefsin doğum sürecinde yapması gereken iş, nefsin hoyratlığını almak, kabarmasını önlemektir. Talim ve terbiyenin esas faaliyet …

TALİM VE TERBİYE SÜREÇLERİ-34-RUHİ-AKLİ SÜREÇLER-33-NEFS SAFHASI-22-

Akıl inşasının da başladığı aynı dönemde ahlak inşası için bir hususa azami dikkat edilmelidir. Akıl inşasında alınan mesafeyle paralel olmak üzere, çocuk, kaideleri tecrübe etmek isteyecektir. Çocuğun kaideleri tecrübe etmesine mani olmak, akıl inşasını yavaşlattığı gibi ahlak inşasına da zarar verir. Tecrübe etmenin engellenmesi, zihni inkişaf sürecini ezberde tutmak, ilerlemesini yavaşlatmak, anlama istidadı kazanmasını durdurmakla …

TALİM VE TERBİYE SÜREÇLERİ-33-RUHİ-AKLİ SÜREÇLER-32-NEFS SAFHASI-21-

Lisan talimi ile ahlak inşası arasındaki münasebet, lisandaki mana mimarisinin aynı zamanda inşa edilecek ahlak mimarisi ile mutabık olmasıdır. Böyle olması talim ve terbiye süreçleri için fevkalade faydayı muhtevidir. Aksi durumda ise çatışmalı bir zihni evrenden bahsetmek zorunda kalırız. Lisandaki mana mimarisi, zihni evreni nispeten nizami bir altyapıya kavuşturur. Bu nizam, belli belirsizdir ve belki …