MUTLAK İLİM-NİSPİ İLİM-İZAFİ İLİM…

MUTLAK İLİM NİSPİ İLİM İZAFİ İLİM

(Terkip ve İnşa dergisi 7.sayı)

İlimlerin tasnifi bahsi çok mühim ve girift bir meseledir. Özellikle de bugünün dünyasında hayati mahiyet taşımaya başlamıştır. Uzun zamandan beri ihmal edildiği için, son birkaç asrı bilgi kaosuyla geçirdik. Meselenin ehemmiyetinden dolayı tetkik etmeye devam ediyoruz.
Haki Beyin, “İslam medeniyet tasavvuru” serisinin dördüncü cildi olarak Eylül ayında yayınlanan “İlimlerin tasnifi” eserinde meselenin ana haritası hazırlandı. Bu eserin “Tasnif üstü tasnif” kısmında ilimlerin tasnifine girmeden bir üst tasnif yapılmıştır. Tasnif üstü tasnif ana başlığı altında ilimler üçe ayrılmış, mutlak ilim, nispi ilimler, izafi ilimler şeklinde tespit edilmiştir. Okumaya devam et “MUTLAK İLİM-NİSPİ İLİM-İZAFİ İLİM…”

ANA TASNİF, İLİM MECRALARI

ANA TASNİF, İLİM MECRALARI

(Terkip ve İnşa dergisi 5. sayı)

Bilgi ve ilim üç merkezden uzaklaşmayacak, bunlara karşı istiklalini ilan etmeyecektir. Birincisi, yani temel kaynağımız olan Mutlak İlim, ikincisi insan, üçüncüsü varlıktır. Bilgi ve ilim, bu üç merkez ile münasebetini sıhhatli tutmalı, bu merkezlerle irtibatını muhkem şekilde kurmalıdır.
Mutlak İlim ile irtibatını kesen ilim, hem ana kaynağını hem de hakikat arayışını kaybeder. Hakikat arayışı ilmin nihai maksadıdır, bu maksadı kaybeden ilmin ilk olarak “niçin” sorusunu unutur. “Niçin” sorusunu kaybeden ilim, “nasıl” sorusuyla baş başa kalır ki, “nasıl” sorusunun cevabından başka maksadı kalmayan ilim, “mümkün olan yapılmalıdır” hükmünü baş tacı yapar. Bugün batıda gelişen “pozitif bilim mecrası”, iki sorunun birini kaybetmiştir. O kadar ki, bilim adamları, “bilim niçin sorusunun cevabını araştırmaz” diyecek kadar azgınlaşmış ve mahrumiyetin farkına bile varmaktan aciz hale gelmiştir. Batı, “niçin” sorusunu felsefeye tevdi etmiş, bilimden kovmuş, felsefede krize girdiği için tek kanatlı (sorulu) bir telakkiye mahkum olmuştur. “Mümkün olan yapılmalıdır” anlayışı bilimin bünyesine bir zehir gibi nüfuz etmiş, nükleer, biyolojik, kimyevi silahlar gibi toplu imha teknolojisi geliştirilmiş, kullanılmaktan da imtina edilmemiştir. Okumaya devam et “ANA TASNİF, İLİM MECRALARI”

MUTLAK İLİM NİSPİ İLİM

MUTLAK İLİM NİSPİ İLİM

(Terkip ve İnşa dergisi 3. sayı)

Allah Azze ve Celle sonsuz (mutlak) ilim sahibidir. İnsanlığa tebliğ için Hz. Resulü Ekrem Aleyhisselatü Vesselam Efendimize vahyettiği Kur’an-ı Kerim, sonsuz ilmine giden bir yoldur ve sonsuz ilmine aittir. Allah Azze ve Celle’nin kelamı, mahlûk olmadığı için mahdut da değildir ve sonsuz ilmine dairdir.
Hadis-i Şerifler ve Sünnet-i Seniyye, “Mutlak İlmin” kalbine indirildiği İki Cihan Serveri Aleyhisselatü Vesselam Efendimizin, aklın verasında olan Risalet tavrı ile idrak, izah ve tatbikatıdır. Risalet idraki, aklın verasındadır ve idrak ötesi bir idraktir. Risalet idraki, “kelimesiz idraktir” ki saf manaya (hakikate) vukufiyet, tamamen ihsandan ibarettir. Bu ve bilmediğimiz birçok sebeple Hadis-i Şerifler ve Sünnet-i Seniyye de “Mutlak İlme” dahildir. Zaten O, yalan söylemez, yanlış söylemez, kendiliğinden konuşmaz, kendiliğinden yapmaz. Okumaya devam et “MUTLAK İLİM NİSPİ İLİM”