ŞEHİR CEMİYETİN TEŞKİLATLANMIŞ HALİDİR

ŞEHİR CEMİYETİN TEŞKİLATLANMIŞ HALİDİR İslam şehri, mananın teşkilatlanmış halidir, teşkilatlılık halidir. Şehir, irfan müktesebatımızın tecellisini tabii hale getirmiş bir nizam tertibidir. İslam şehrinin kendisi bir “teşkilatlılık hali”dir, şehirdeki tüm deveran mecralarının bidayeti de nihayeti de İslam’dır. Hayatın İslam üzere akması, çağlaması, yaşanması için müdahalenin ihtiyaç olmaktan çıkarıldığı veya asgariye indirildiği bir teşkilatlılık halidir. Teşkilatlılık hali, …

MEDENİYET MEFKURESİ VE ŞEHİR FİKRİ

MEDENİYET MEFKURESİ VE ŞEHİR FİKRİ Mekanı çıplak (tabii) halde kullanmak hayvanlara mahsustur. Mekanın imar edilmesi gerekir, imar edilmemiş mekan üzerinde mülkiyet kurulamaz. İktisadi manadaki mülkiyetten bahsetmiyoruz ama o bile imar edilmeden kurulamaz. Şehir, mekanın, fikir tarafından imar edilmiş halidir, belli bir fikir tarafından inşa edilen şehir, o fikrin mülkiyetindedir. Bu sebepledir ki her kültür ve …

İSLAM ŞEHRİ-10-ŞAHSİYET VE AHLAKIN TECELLİSİ

İSLAM ŞEHRİ-10-ŞAHSİYET VE AHLAKIN TECELLİSİ İslam şehri, İslam’ın fertte inşa etmek istediği şahsiyetin, cemiyette pırıldamasını arzu ettiği ahlakın tecelli mekanıdır. İslam şahsiyetinin yaşamasına mani olacak hiçbir münasebet şekli olmadığı gibi, İslam ahlakının tecellisine mani olacak tek bir kıvrım bile yoktur. İslam şahsiyetinin “vakar”ını muhafaza etmesini mümkün kılacak mesafe anlayışı hakim olmuş ve hiçbir telaşa, hiçbir …

İSLAM ŞEHRİ-9-İSLAM CEMİYETİNİN MEKAN HARİTASI

İSLAM ŞEHRİ-9-İSLAM CEMİYETİNİN MEKAN HARİTASI İslam şehri, İslam cemiyetinin ve hayatının mekan haritasıdır. İslam’ın teklif ettiği hayatın tüm mecra ve havzaları, inşa etmek istediği cemiyetin varoluş güzergahının her menzili o şehirde mevcuttur. Keskin hatlarıyla İslam hukukunun, naif hatlarıyla İslam ahlakının, zarif hatlarıyla İslam edebinin izhar edeceği her münasebet ve müessesesi, her tavır ve edası, her …

İSLAM ŞEHRİ-8-ZAMANIN AKIŞ GÜZERGAHI

İSLAM ŞEHRİ-8-ZAMANIN AKIŞ GÜZERGAHI İslam şehri, zamanın tecelligahıdır. İslam şehrinde zaman, saat, gün, ay, yıl gibi ölçü birimlerinden ibaret değil, aksine rahmet tecellisinin ritmidir. Her anın, her saatin, her vaktin, her günün, her ayın bir manası vardır, rahmet, o mana üzere tecelli eder. İslam şehri, zamanın akış güzergahıdır, zamanın dünyaya saçtığı manayı kendine cezbeden, kendinde …

İSLAM ŞEHRİ-7-MÜESSESE NİZAMIDIR

İSLAM ŞEHRİ-7-MÜESSESE NİZAMIDIR Asr-ı Saadetteki “Medine”, nüfus sayısı ve yerleşim büyüklüğü cihetlerinden tek merkezden (Mescid-i Nebevi’den) idare edilebilir haldeydi. Sahabe kadrosu, tüm namazlarını camide kıldıkları için, tek bir ferdin (sahabenin) bile bir meselesi olup olmadığı, iki namaz vakti kadar gizli kalabilirdi, namaz için bir araya gelindiğinde meseleler görüşüldüğü gibi, namaza gelmeyen sahabenin zaten bir meselesinin …

İSLAM ŞEHRİ-6-CEMİYETİN TEŞKİLATLILIK HALİDİR

İSLAM ŞEHRİ-6-CEMİYETİN TEŞKİLATLILIK HALİDİR İslam şehri, mananın teşkilatlanmış halidir, teşkilatlılık halidir. Şehir, irfan müktesebatımızın tecellisini tabii hale getirmiş bir nizam tertibidir. İslam şehrinin kendisi bir “teşkilatlılık hali”dir, şehirdeki tüm deveran mecralarının bidayeti de nihayeti de İslam’dır. Hayatın İslam üzere akması, çağlaması, yaşanması için müdahalenin ihtiyaç olmaktan çıkarıldığı veya asgariye indirildiği bir teşkilatlılık halidir. Teşkilatlılık hali, …

İSLAM ŞEHRİ-5-ŞEHRİN MERKEZİ ÖRGÜSÜ

İSLAM ŞEHRİ-5-ŞEHRİN MERKEZİ ÖRGÜSÜ İslam şehri, mananın merkezi örgüsüdür. İslam’da iman tevhid üzeredir, fikir ise vahdet üzere… Fikrin kaynağı tevhid, kendisi ise vahdet üzeredir. Cenab-ı Allah Azze ve Celle’nin mevcudiyetindeki mana yekunu tevhid üzere cem edilmiştir, O’nun zatındaki tevhidin kainattaki tecellisi ise vahdet üzere olsa gerektir. Cenab-ı Allah Azze ve Celle’nin varlığı teklik (ehadiyet) üzeredir …

İSLAM ŞEHRİ-4-MANANIN VÜCUT BULMASI

İSLAM ŞEHRİ-4-MANANIN VÜCUT BULMASI İslam şehri, İslam’ın ihtiva ettiği mana yekununun vücut bulmuş halidir. İslam şehri, İslam’ın muhtevasındaki “yüksek nizam fikrinin” mahirane ve sanatkarane tecellisidir. “Üstün nizam mefkuresinin”, şehir adı altındaki altyapısıdır. Allah Azze ve Celle’nin yeryüzünde yaşanmasını arzu ettiği hayatın suretidir, siluetidir. İşte o şehir, Allah Azze ve Celle’nin rahmetini celbedecek mekandır. İslam tabii …

İSLAM ŞEHRİ-3-İSLAM ŞEHİR ANLAYIŞINA UMUMİ BAKIŞ-2-

İslam şehri, mananın (İslam’ın muhteva yekununun) müesses nizamıdır. Mana, önce “tabii teşkilatlılık haline” kavuşmuştur, sonra da “bir eksik var mı?”, “gözden kaçan bir mesele kaldı mı?” sorusunun cevabını, “yardım istemekten imtina eden vakur fakir olabilir” endişesiyle müesseseleşmiştir. İslam’ın şahsiyet, cemiyet ve hayat telakkilerinde muhtacın “talep etmesi”, “yardım istemesi” değil, onu arayıp bulacak bir dikkat ve …

İSLAM ŞEHRİ-2-İSLAM ŞEHİR ANLAYIŞINA UMUMİ BAKIŞ-1-

İSLAM ŞEHRİ-2-İSLAM ŞEHİR ANLAYIŞINA UMUMİ BAKIŞ-1- İslam şehir anlayışı bir büyük terkiptir. İslam’ın mümkün olan ölçülerinin tamamını şehir bahsinde terkip etmek ve tezahürünü mümkün kılmaktır. Şehrin “nazım planı”, İslam’ın tüm farzlarını bariz şekilde tecelli ettirir, tüm haramları kalın duvarlarla perdeler ve imkansızlaştırır. İslam ahlakının ruhu ve kaideleri, şehirde akan hayatın içine derinliğine nüfuz etmiş haldedir, …

İSLAM ŞEHRİ-1-TAKDİM

İSLAM ŞEHRİ-1-TAKDİM İslam şehri tabiri bile yabancı gelmeye başladı, Müslümanlar bile kullanmıyor, aşina olduğumuz bir ifade, ünsiyet kurduğumuz bir terkip olmaktan çıktı. Bazı Müslüman fikir ve ilim adamı kisveli kişilerin (şahsiyetlerin değil), “İslam sanatı olmaz, Müslüman sanatçıların sanat faaliyeti olur” diyebildiği bir vasatta, “İslam şehri” isimlendirmesinin kulağa yabancı gelmesi tabiidir. İslam şehri isimlendirmesi doğrudur, lüzumludur. …

ŞEHİR VE MEDENİYET-11-ŞEHİR VE BELEDİYECİLİK

ŞEHİR VE MEDENİYET -11-ŞEHİR VE BELEDİYECİLİK Şehir fikri, şehir anlayışı, medeniyet tasavvuru, bunların faili olan ferd ve cemiyet kavrayışı olmadığı, oluşamadığı için Türkiye’de belediyecilik, insandan bağımsız, hayata yabancı, ferd ile cemiyeti harmanlamaya uzak bir şekil aldı. Belediye başkanları, sadece imar uygulamaları yapıyor, kaldırım döşüyor, asfalt döküyor. “İmar” mefhumunun ihtiva ettiği manayı anlamamış halde, sadece toprakla …

ŞEHİR VE MEDENİYET-10-ŞARTLAR MÜSAİT, ZAMANI GELDİ

ŞEHİR VE MEDENİYET-10-ŞARTLAR MÜSAİT, ZAMANI GELDİ Medeniyet şehri inşa etmek, sıfırdan yapmak gerekeceği için çok zor… Mevcut şehirlerin üzerine “medeniyet şehri” inşa etmek neredeyse imkansız. Mümkün olsa bile çok uzun bir zaman ister, belki elli yıl, belki yüzyıl… Oysa bu kadar vaktimiz yok, buna tahammülümüz de yok. Anadolu göz önüne alındığında, yeni şehirler inşa etmek …

ŞEHİR VE MEDENİYET-8-ŞEHİR VE SANAT

ŞEHİR VE MEDENİYET -8-ŞEHİR VE SANAT Şehir, tefekkürün her çeşidinin tecelligahıdır. Tefekkürün her sahadaki tecellisi için mahal oluşturan iskan alanıdır. Şehir, fikir, ilim, sanat, edebiyat, siyaset, iktisat ila ahir her sahadaki tefekkür imal ve izharının tatbik sahasıdır. Fikri cezbeden, imalini tahrik eden, kıymetini takdir eden içtimai bünyenin müesses halidir. İmal ve inşa, tertip ve tanzim, …

ŞEHİR VE MEDENİYET-7-ŞEHİR VE SİYASET

ŞEHİR VE MEDENİYET -7-ŞEHİR VE SİYASET Siyaset, ilk imtihanını şehirde verir, köy siyaset için imtihan alanı değildir. Siyaset, devlet cihazını köyde kurmaz, siyaset cihazı tüm unsurlarıyla şehirde kurulur. Devlet denilen o dev teşkilat, tüm unsurlarıyla şehirde ilk numunesini oluşturur. Köy ve kasabalar cemaat çapındadır, şehir cemiyetin ilk teşkil edildiği iskan alanı… Siyaset (tabii ki devlet) …

ŞEHİR VE MEDENİYET-6-ŞEHİR VE CEMİYET

ŞEHİR VE MEDENİYET -6-ŞEHİR VE CEMİYET Cemiyet ile toplum mefhumları aynı manaya gelmez. Toplum, seyrek münasebetler ağıyla birbirine bağlı insan topluluğudur, münasebetler ağı da umumiyetle zaruretlerden doğar. Cemiyet ise belli başlı bir mefkure merkezinde inşa edilen insan yekunudur. Toplumda birbirinden bağımsız ve birbirini umursamayan insan kütleleri bulunabilir, cemiyette her ferd ve her topluluk (mesela cemaat), …

ŞEHİR VE MEDENİYET-4-MEDENİYET TASAVVURU VE ŞEHİR

ŞEHİR VE MEDENİYET -4-MEDENİYET TASAVVURU VE ŞEHİR Mekanı çıplak (tabii) halde kullanmak hayvanlara mahsustur. Mekanın imar edilmesi gerekir, imar edilmemiş mekan üzerinde mülkiyet kurulamaz. İktisadi manadaki mülkiyetten bahsetmiyoruz ama o bile imar edilmeden kurulamaz. Şehir, mekanın, fikir tarafından imar edilmiş halidir, belli bir fikir tarafından inşa edilen şehir, o fikrin mülkiyetindedir. Bu sebepledir ki her …

ŞEHİR VE MEDENİYET-3-ŞEHİR VE HAYAT

ŞEHİR VE MEDENİYET -3-ŞEHİR VE HAYAT Hayat, varolmak, varlığını devam ettirmek, deveranını gerçekleştirmek için bir mekana ihtiyaç duyar. Yeryüzünün her tarafı, geniş manasıyla mekandır, hayat yeryüzünün aşağı yukarı büyük bir kesiminde mümkündür. İnsan, yeryüzüne doğduğu için mekan ihtiyacını karşılanmış halde bulur. Bu aldatıcı bir durumdur, hazır bulunan imkanın kıymeti bilinmediği için, insanlık uzun zaman boyunca …

ŞEHİR VE MEDENİYET-2-FİKİR VE ŞEHİR

ŞEHİR VE MEDENİYET -2-FİKİR VE ŞEHİR Şehir, ya hayatın kaosu veya fikrin nazım planıdır. Şehir, ya fikrin taşa, toprağa bulanmış halidir veya fikrin toprakla buluşma noktasıdır. Şehir, ya fikrin kaos sahasıdır veya fikrin tecessüm etmiş halidir. Şehir, ya taşın fikir üzerinde hakimiyet kurduğu mekan organizasyonudur veya fikrin teşkilatlanma maharetinin tecellisidir. Şehir, ya fikri şekillendiren bir …