ZÜLCENAHEYN CADDESİ-MÜCEDDİTLER SİLSİLESİ

ZÜLCENAHEYN CADDESİ-MÜCEDDİTLER SİLSİLESİ

(Terkip ve İnşa dergisi 21. sayı)

İlim ve irfan mecraları, her ne kadar birbirinin mütemmim cüzü olsa da, ayrı sahalara, ayrı usullere, ayrı güzergahlara sahiptir. İstikamet aynı ama güzergah farklı… Ayrı iki mecra olması, birbirinden ayrılma, birbirine alternatif hale gelme, hatta birbiriyle tezat teşkil etme ihtimalinin açık olduğunu gösterir. Ayrı iki mecra olması, bu ihtimalin sürekli idrak ve dikkat tarassudu altında tutulmasını şart kılar. Nitekim tarihte birtakım münakaşaların olduğu da sabittir.
İki ayrı mecra olması elzem fakat mecraların belli havzalarda birleşmesi, cem olması, terkibe ermesi de şart… Birbiriyle buluşmayan, temas etmeyen, aynı teknede hiç yoğrulmayan iki mecranın bir müddet sonra birbirine hasım olması bile işten değil. İslam, ilk ve son din… Nitekim bu ümmet, ümmetlerin en kıymetlisidir, zira İki Cihan Serveri Aleyhisselatü Vesselam da, Risalet ve Nübüvvetin tacıdır. Öyleyse bu ümmet, mürekkep temsiliyetini taşıyacak istidat ve maharettedir, bu istidat ve maharette zirve şahsiyetler yetiştirmiştir. Okumaya devam et

Share Button