Etiket arşivi: TEKNOLOJİ

TATBİK İLİMLERİ VE TEKNOLOJİ

TATBİK İLİMLERİ VE TEKNOLOJİ

Birkaç asır var ki, alet ilmi (teknoloji) aşırı gelişti. Öyle ki artık “bilim ve teknoloji” şeklinde kullanılmakta, teknolojiyi bilimin yanında zikretmekte, birbirine denk kıymetler gibi göstermekteyiz. Sanki alet ilmi, ilimlerin tek tatbik ilmiymiş gibi… Sapmanın derecesine bakın…
Alet ilmi (teknoloji), matematiğin tatbik ilimlerindendir ve matematiğin de tek tatbik ilmi değildir. Muhtemelen en fazla tatbik ilmine sahip olan, olması mümkün ilim dalı, bizdeki ismiyle riyaziyedir. Ne var ki riyaziyenin tatbik ilimlerinden olan alet ilmi, inşa ettiği aletlerin hayatın her sahasında ve her ilim dalında kullanılmasından dolayı büyük bir ihtiyacı karşılamakta, şöhretini ise hak etmektedir. Faydasının fazla olması, doğru tefekkür faaliyetini çoktan kaybeden dünyada, teknoloji fetişizmini doğurdu ama kimin umurunda.
* TATBİK İLİMLERİ VE TEKNOLOJİ yazısına devam et

İSLAM İRFANI VE TEKNOLOJİ ANLAYIŞI BAŞLIKLI MÜLAKAT

Metin Acıpayam: Teknoloji, en özet haliyle söylemek gerekirse “alet” demektir. Alet, yani fikrin aleti… Herhangi bir fikre nisbeti olmayan aletin, “en büyük fikir” olan insan  karşısındaki hali ne derece olur?

Yrd. Doç. Dr. Erkan Çav: “Alet” kavramı ve objesi üzerine tartışmalar Antik Çağda felsefeciler arasında vardır. Yine antropologlar alet kullanımına göre insanların yaşam döngülerini ortaya koyarlar. Aynı şekilde tarihçilerin tarihsel katmanları oluştururken ifade ettikleri bakır, tunç, demir vs. gibi ibareler hep kullanılan aletlere ve aletlerin üretildiği madene göre adlandırılmıştır. Yine hayvanlar alemindeki sınıflandırmaların boyutlarından biri alet kullanımına göredir. İnsan ile hayvanı ayıran en büyük özelliklerden biri alet kullanımına ve bu kullanım bilgisinin yeni nesillere aktarılmasıdır. Mesela Antik çağda neden teknoloji gelişmedi bu kadar yüksek bir düşünce ve felsefe varken? Dolayısıyla o dönem fikir varken bunun aleti yok idi. Yine ilk İslam düşünürleri robotlar çizmişler ancak eldeki teknoloji ile bunları üretememişlerdir. Fikrin somutlaşması alet üzerinden, fikrin gelişmesi aletin yaptıkları eliyle ve nihayetinde fikrin yeniden inşasında aletin hayat döngüsü etkili olur. Bu kapsamda bu tartışmayı felsefecilerden sosyologlara kadar bütün sosyal bilim alanlarından farklı boyutlar geliştirilmiştir. Nihayetinde her fikir somut bir alana aktarılmayı bekleyen çekirdektir. Bunu sağlayan olgulardan bir tanesi olarak alet somutu gösteren ve o somutla yaşama katılan bir uzvu gibidir fikrin. Alet ve fikir birbirinden cismani yaşam içinde ayrışmaz, tamamlar.

İSLAM İRFANI VE TEKNOLOJİ ANLAYIŞI BAŞLIKLI MÜLAKAT yazısına devam et

İSLAM İRFANININ TEKNOLOJİSİ-4-TEFEKKÜR BUHRANI VE İNSANİ FELAKET

İSLAM İRFANININ TEKNOLOJİSİ-4-TEFEKKÜR BUHRANI VE İNSANİ FELAKET

İnsanlığın düşünce dünyası sıkıştı. Birkaç asırdır insanlığın düşünce dünyasını batı felsefesi ve bilimi işgal ve temsil ediyordu. Dünyada zaten iki tefekkür mecrası vardı; birisi İslam irfanı, diğeri de batı felsefesi… İslam irfanının bir-iki asırdır inkıtaa uğraması, batı felsefesini, fiili olarak tek ve rakipsiz bıraktı.

Felsefe, düşünce üretimini devam ettirebilmek için nihayetinde diyalektik işleyişi keşfetti. Tez, antitez, sentez silsilesinden mürekkep olan diyalektik işleyişi, düşüncenin deveranı için tek mecra haline getiren batı ve batı felsefesi, son antitez olan sosyalizm-komünizmin, tezden (liberalizm-kapitalizm) önce çökmesiyle zincirini kopardı. Antitez teze karşı dayanmalıydı ki, onunla sentezi gerçekleştirebilsin, böylece diyalektik işleyiş devam etsin. Antitezin çökmesi, önceleri tezin zaferi gibi anlaşıldıysa da, sitemizde (www.fikirteknesi.com) yıllardır yazdığımız üzere, tezin de çökmesini mukadder kıldı. Felsefenin diyalektik işleyişe emanet edilmesi zaten derin bir krizdi, antitezin tezden önce çökmesiyle kriz satha çıktı ve herkes tarafından görülmeye başlandı.
İSLAM İRFANININ TEKNOLOJİSİ-4-TEFEKKÜR BUHRANI VE İNSANİ FELAKET yazısına devam et

İSLAM İRFANININ TEKNOLOJİSİ-3-TEKNOLOJİNİN PARADOKSLARI

İSLAM İRFANININ TEKNOLOJİSİ-3-TEKNOLOJİNİN PARADOKSLARI

Teknoloji çok hızlı gelişiyor. Tasavvur ve imalat hızı, değerlendirmeye bile fırsat vermeyecek kadar yüksek, öyle ki bidayetindeki maksat bile unutuldu. İnsanlık teknolojiye neden yönelmişti, teknolojiye olan ihtiyaç ne kadardı? Teknoloji, temelindeki maksattan bağımsızlaştı ve kendi başına bir vakıa haline geldi, böyle olunca hiçbir ölçü tanımaz, hiçbir tahdit kabul etmez oldu ve sadece “mümkün olan yapılmalıdır” yaklaşımına mahkum oldu.

Mesele sadece ahlakilik sınırıyla ilgili değil, aynı zamanda “ihtiyaç gayesi” de kayboldu. Önce ihtiyaç sonra teknoloji silsilesi caridir, hayatın tabiatı ve sıhhati bunu gerektirir. Bidayetinde de böyleydi, teknoloji ihtiyacı takip ederdi. Teknoloji önce ahlaktan sonra da ihtiyaçtan bağımsız hale geldi.
İSLAM İRFANININ TEKNOLOJİSİ-3-TEKNOLOJİNİN PARADOKSLARI yazısına devam et

İSLAM İRFANININ TEKNOLOJİSİ-2-BATININ TEKNOLOJİ ANLAYIŞI

İSLAM İRFANININ TEKNOLOJİSİ-2-BATININ TEKNOLOJİ ANLAYIŞI

Batının teknoloji anlayışı, tek bir esasa istinat eder; “Mümkün olan yapılmalıdır”… “Mümkün olan yapılmalıdır” anlayışı, ahlaktan tamamen bağımsızlaşmaktır, teknolojiyi de ahlaktan mutlak anlamda müstakil kılmaktır.

“İmkan alanı”, imtihan sahasıdır. Mümkün olanın yapılması, imtihanın reddidir. İmtihan, İslami manada “istikamet” demektir, istikameti işaretler. İnsani manada ise, insan ile sureta insan veya hayvan arasındaki sınırı tayin eder. Hiçbir bilgi telakkisi, “doğru-yanlış”, “güzel-çirkin”, “iyi-kötü” mikyaslarından azade değildir. Ortaya koyduğu mikyasların isabet edip etmemesi ayrı bir meseledir ama bu mikyasların varlığı zarurettir. İnsan olmak, bir ölçü manzumesine tabi olmaktır. “Mümkün olan yapılmalıdır” yaklaşımı, epistemolojik (bilgi telakkisi) tefessühtür.
İSLAM İRFANININ TEKNOLOJİSİ-2-BATININ TEKNOLOJİ ANLAYIŞI yazısına devam et

İSLAM İRFANININ TEKNOLOJİSİ-1-TAKDİM

İSLAM İRFANININ TEKNOLOJİSİ-1-TAKDİM

Teknoloji, en özet haliyle söylemek gerekirse “alet” demektir. Alet, yani bir fikrin aleti… Mesele en sade haliyle anlaşılmalıdır ki, girift terkiplerine geçit açılabilsin. Bugün kullandığımız cihazların karmaşıklığı (giriftliği) teknolojinin ne olduğunu unutturdu. Ne olduğunu unuttuğumuz için onu fikirden bağımsızlaştırdık, müstakil bir saha gibi anlamaya başladık.

Teknoloji, umumiyetle tabiatta ve özellikle de canlılardaki bazı hususiyetlerin alet haline getirilmesi, o hususiyetlerin aletlerinin imal edilmesi şeklinde, “misal” üzerinden ilerlemiştir. Yirminci asırda ancak “muhayyel” terkiplere ulaşmaya başlamış, misallerden uzaklaşarak akli ilimlerde nispeten yoğunlaşabilmiş ama hala büyük kısmı misaller üzerinden ilerlemeye devam etmiştir.
İSLAM İRFANININ TEKNOLOJİSİ-1-TAKDİM yazısına devam et

İHANET KISKACINDA LİDERLİK VE OTORİTERLEŞME

İHANET KISKACINDA LİDERLİK VE OTORİTERLEŞME

Fethullah Gülen’in ihaneti o kadar içeriden, o kadar yakından, o kadar sinsi oldu ki, ilk katlettiği kıymet, itimat duygusuydu. İnsanı yatak odasında bile tedirgin edecek derinlikte bir ihanet, duyguları patlattı, akılları sarstı. Ergenekon terör örgütü tesmiye olunan “derin devlet”, Müslümanların cepheden karşılaştıkları, ona karşı kefeni giyerek mücadeleye girdikleri hasımdı, ona karşı maddi-manevi savunma bariyerlerini kurmuşlardı. Fethullah Gülen’in ihaneti ise yatak odalarında çıplak olarak yakaladı, bu o kadar iğrenç bir ihanetti ki, abdest almaya fırsat tanımamıştı. Herhangi bir liderin, bu kadar iğrenç ve sinsi ihanet karşısında katliam bile yapması, doğru olmazdı ama tabii refleks olarak kabul edilebilirdi. Eli tetikte nöbet bekleyen bir askerin arkasından yaklaşıp, kulağının dibinde balon patlatırsanız, refleks halinde sizi vurması işten bile değil.

Tarihte misali ender görülen bu ihanet karşısında Erdoğan çok öfkelendi ama hala kimsenin burnunu kanatmadı. Tayyip Erdoğan en büyük liderlik imtihanını, mahremine kadar giren ve yıllarca orada yaşayan paralel örgütün ihaneti karşısında kazandı. Gerçekten Erdoğan kadar güçlü bir liderin, bu kadar derin ve iğrenç bir ihanet karşısında, tüm öfkesine rağmen fevri kararlar almaması, liderliğini tescil eden en harikulade misal ve delildir.
İHANET KISKACINDA LİDERLİK VE OTORİTERLEŞME yazısına devam et

BİR HABER BİR TESPİT, BAĞIMSIZLIK BÖYLE KAZANILIR

BİR HABER BİR TESPİT, BAĞIMSIZLIK BÖYLE KAZANILIR
Aselsan genel müdürü Cengiz Ergeneman’ın, “dostu düşmanı tanıyacak yazılım” ile ilgili yaptığı açıklama önemli. Star gazetesinin 29.06.2012 tarihli nüshasında gördüğümüz açıklama özetle şunları ihtiva ediyor. Savaş uçaklarında, gemilerde ve füzelerde kullanılacak ve dost ile düşman tarifini kendisi yapacak olan yazılım, bizim mühendislerimiz tarafından yapılmış. Bir müddettir sözü edilen ve savaş uçakları ile gemilere montajı tamamlandığı haberleri gelen bu “yazılım” neden şimdi dikkatimizi çekti. Çünkü haberin içinde bir nokta var, “Türkiye, yeni nesil dost düşman tanıma ve tanıtma sistemini, ABD, Almanya, Fransa, İtayla ve İspanya’dan sonra yapan 6. Ülkedir”. Teknolojideki gelişme seviyeleri tetkik edildiğinde, bu beş ülke ve Türkiye dışında kalan bazı ülkelerin Türkiye’den daha ileri olduğu malum. Demek ki bu yazılımı yapacak toplam altı ülke yok dünyada. Pekala neden milli yazılımlarını gerçekleştirmiyorlar? İşte haberin önemi bu soruda…
Türkiye bir müddettir bağımsızlık sürecini yaşıyor. Bağımsızlık sürecini ise, siyasal meydan okuma şeklinde kabadayılık yaparak yürütmüyor. Siyasal meydan okumanın altyapısını gerçekleştirmeye çalışıyor. Savaş aletlerinde ve silah sistemlerinde kullandığınız yazılımlar, mesela İsrail’i düşman olarak görmüyor. Türk savaş uçağı ile İsrail savaş uçağı karşı karşıya gelse, Türk savaş uçağı İsrail savaş uçağına ateş etmiyor (du). Hadiseye bakar mısınız? Milyonluk ordunuz var ama bir tane İsrail askeri yapmıyor, çünkü ona ateş edemiyorsunuz. Ne kadar komik bir durum. BİR HABER BİR TESPİT, BAĞIMSIZLIK BÖYLE KAZANILIR yazısına devam et