Etiket arşivi: YAHUDİ LOBİSİ

YAHUDİ LOBİSİNİN ABD SEÇİMİNİ MANİPÜLE ETME DÜŞÜNCESİ

YAHUDİ LOBİSİNİN ABD SEÇİMİNİ MANİPÜLE ETME DÜŞÜNCESİ
ABD seçim sistemi, dünyadaki en ilkel ve geri demokratik seçim yöntemidir. Birkaç asır öncesinde hazırlanan, hazırlandığı zamanın şartlarını bire bir yansıtan seçim sistemi, nedense değiştirilmez. Başkan doğrudan halk tarafından seçilmez, halk “seçiciler kurulu”nu seçer, o kurul başkentte toplanır ve başkanı seçer.
06.11.2012 tarihinde yapılan seçim, başkanlık seçimi değildi, şu anda hala başkan hukuken seçilmiş değil. Çünkü seçim süreci bitmiş değil, seçim süreci delegelerin toplanıp başkanı seçmesiyle bitiyor, başkan hukuken süreç bittikten sonra belli oluyor.
Pekala neden başkanın seçildiği konuşuluyor ve yazılıyor? Çünkü sistemin hukuki ve siyasi alanda aksamadan işleyeceğine, ülkedeki mevcut kültürün de bu neticeyi garantiye aldığına inanılıyor. Bu doğru mudur? Evet, doğrudur. Seçim süreci bitmemesine rağmen başkan Obama’dır, zira süreç her zamanki gibi işleyecek yani aksamayacak ve Obama ikinci dönem beyaz sarayda ikamet etmeye devam edecektir. YAHUDİ LOBİSİNİN ABD SEÇİMİNİ MANİPÜLE ETME DÜŞÜNCESİ yazısına devam et

İSRAİL’İN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI

İSRAİL’İN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI
İsrail ile ABD arasındaki münasebetleri tarif ve izah ederken kullanılan bazı şablonlar var. “ABD’yi İsrail (Yahudiler, Yahudi lobisi) yönetiyor” gibi… “Aralarındaki münasebetin asla bozulmayacağı, kopmayacağı, zayıflamayacağı düşüncesi” gibi… “ABD’nin, her ne pahasına olursa olsun İsrail’i savunacağı, destekleyeceği” yaklaşımı gibi… Aralarındaki münasebetin Katolik nikahına teşbih edilmesi gibi…
Gerçekten böyle midir? Mümkün değil, eşyanın tabiatı gereği mümkün değil, insanın tabiatı gereği mümkün değil, ABD’nin tabiatı gereği mümkün değil, İsrail ve Yahudilerin tabiatı gereği mümkün değil. Ve daha birçok sebeple mümkün değil.
İsrail kurulduğundan bugüne ABD ile münasebetlerinin yukarıdaki şablonlara uyduğu doğrudur. Zaten insanları ve dünyayı yanıltan da bu… Bu güne kadar öyle olması, öyle süreceğinin delili değil. İsrail ile ABD arasında bugüne kadar gelen münasebet yoğunluğu, konjonktüreldir (devridir). Münasebetlerin İsrail kurulduğundan beri yani varolduğundan beri aynı şekilde devam ediyor olması, insanlarda “zihni tortular” oluşturuyor, bu tortular da münasebetler hakkında “daimilik vehmi” üretiyor. Münasebetlerin devri (konjonktürel) olduğu gerçeğini perdeliyor. Yeryüzünde ilelebet devam edecek dostluk bulmak ne mümkün, keza ilelebet devam edecek düşmanlık. İSRAİL’İN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI yazısına devam et

SORULARA CEVAPLAR-2-

SORULARA CEVAPLAR-2-
Bugün cevaplayacağım soru bir tane. Önemli olduğu için bu soruyu tek başına ele aldım. Soru şu; “İsrail’in İran’a saldırma öngörüsü doğru çıkmadı, hala İsrail, İran’a saldırmadı, saldıracak gibi de görünmüyor. Teşkilat dediğiniz olgu yalan mı yoksa fena halde çuvalladı mı?”
Cevap…
Bir şeyi iyi anlamanız gerekiyor. Dünyadaki gelişmeler o kadar hızlı ve o kadar karmaşık ki, bir gün içinde tüm dünyadaki denklemlerin değiştiğine şahit olabiliyoruz. Öngörüleri de bu şekilde okumanız ve anlamaya çalışmanız gerek.
Öngörünün gerçekleşip gerçekleşmemesi çok önemli değil, önemli olan gelişmeleri doğru okumak. Öngörünün gerçekleşmeme ihtimali her zaman var çünkü sürekli yeni gelişmeler yaşanıyor. Öngörü olması bile gerçekleşmeme ihtimalini içinde barındırır zaten. SORULARA CEVAPLAR-2- yazısına devam et

TEŞKİLAT OBAMA İÇİN ÇALIŞIYOR

TEŞKİLAT OBAMA İÇİN ÇALIŞIYOR
ABD tarihinde ilk defa Yahudi lobisi ve İsrail’in etkisi dışında bir seçim gerçekleşiyor. Yahudi lobisi, ilk defa açıktan taraf tutuyor ama gücü yetmiyor. Daha önceleri Yahudi lobisi ve İsrail, açıktan taraf tutmak zorunda kalmaz, aksine her aday Yahudi lobisinin taleplerini yerine getirmek için yarışırdı. Yahudi lobisi ve İsrail de, kapalı kapılar arkasında birisine karar verir ve onu seçtirirdi. Hatta çok zaman iki aday arasında seçim bile yapmazdı çünkü her ikisi de Yahudilerin ve İsrail’in menfaatlerini aynı derecede koruyacak kişiler olurdu.
Obama’nın birinci döneminden Yahudiler ve İsrail memnun kalmadı. Memnun kalmamak bir tarafa, ilk defa ABD İsrail’in taleplerinin bir kısmını yerine getirmedi, onları istedikleri oranda korumadı. Hem İsrail hem de Yahudi lobisi çıldırdı.
Bu politika sadece Obama’nın şahsi inisiyatifiyle gerçekleşmedi. ABD, artık Ortadoğu’da İsrail’i taşıyamıyor, İsrail Ortadoğu’da ABD’nin menfaatlerine zarar veriyor. İsrail doğrudan zarar vermiyor tabii ki, ABD’nin İsrail yanlısı politikaları ABD’ye zarar veriyor. ABD, soğuk savaş döneminde Sovyet tehdidine karşı Arapları elinde tutuyordu, İsrail yanlısı politika yürütmesine rağmen bunu başarıyordu. Artık Ortadoğu’da Sovyet tehdidi yok ve İsrail yanlısı politikalar ABD’ye felaket zarar veriyor. TEŞKİLAT OBAMA İÇİN ÇALIŞIYOR yazısına devam et

TEŞKİLATIN İSRAİL (MAVİ MARMARA) OPERASYONU

TEŞKİLATIN İSRAİL (MAVİ MARMARA) OPERASYONU
Mavi Marmara olayı ve ona bağlı gelişmeler, “Teşkilatın” en başarılı operasyonlarından biridir. Elde edilen neticeler ve kazançlar, planlanan hedeflerin en azından on katı büyüklükte. Tabii hemen eklemek gerekir, operasyondaki başarı teşkilata ait, başarının büyüklüğü ise İsrail’in ahmaklığına ait.
Konuyu baştan alalım. Teşkilat, dış politikada, İsrail ile ilişkileri gerecek, çözecek, zayıflatacak ve nihayet koparacak gerekçeler arıyordu. Dünya siyaseti, İsrail ile münasebetlerinizi keyfinize göre düzenleyebilmenize müsaade etmez. “Ben seninle ilişkilerimi kesiyorum” diyemezsiniz, bunu yapabilmek için ülkede “ihtilal hükümeti” olması gerekir. Türkiye’deki İsrail ve Yahudi lobisi hatırlanırsa, sadece dünya siyaset dengeleri değil, iç dengeler de buna müsaade edecek gibi değildi.
İsrail ile ilişkileri koparacak veya asgariye indirecek ciddi bir sebep arayışı yaklaşık beş yıldır var. Gazze ile ilgili Başbakanın ciddi çıkışları oldu ama o mesele arzulanan gerekçeyi oluşturmadı. Oluşturmadı çünkü Gazze konusunda ana “unsur” eksikti, ana unsur, İsrail’in, Türkiye veya Türk vatandaşlarına doğrudan zarar vermesiydi. Türkiye’de Gazze merkezinde geliştirilen “hassasiyet” hiçbir zaman istenen seviyeye ulaşamadı. İslamcı guruplardaki hassasiyet seviyesi ve keskinliği değil anlatmaya çalıştığımız, halkın ciddi bir kesimini kapsayacak ve Gazze’yi “milli mesele” yapacak yaygınlıkta ve derinlikte bir hassasiyet geliştirilemedi. Türkiye’deki Yahudi ve İsrail lobisi o kadar güçlü ki, hala, İsrail’in Mavi Marmara olayında milletlerarası hukuka göre haksız olduğu anlaşılmasına rağmen, “orada ne işleri vardı?” cinsinden yayın ve propaganda yapabiliyorlar. Teşkilat, Gazze’yi milli mesele yapamadı, İsrail’e karşı da istenen gerekçeyi üretemedi. Birkaç yıl böyle geçti ve sabırlar tükenmeye başladı. İşte tam bu sıralara, İHH’nın Mavi Marmara projesi (geniş bir proje tabii ki) ortaya çıktı. TEŞKİLATIN İSRAİL (MAVİ MARMARA) OPERASYONU yazısına devam et