TAKSİM HADİSESİ VE PSİKOLOJİK SÜREÇLER

TAKSİM HADİSESİ VE PSİKOLOJİK SÜREÇLER
Türkiye’deki hayatın altyapısını tefekkür oluşturmuyor, hayat, psikolojik süreçlerle akıyor ve yaşanıyor. Seksen yıllık Kemalist rejim, ülkede tefekkür bırakmadı, tefekkür adamı yetişmez oldu. Duygular insanları ve hayatı yönetmeye başladı. Tüm siyasi ve ideolojik operasyonlar, duygular üzerinden gerçekleştirildi, korku ve cesaret, ümit ve yeis, bıkkınlık ve canlılık gibi temel hissi merkezler dövüldü. Kemalist siyasi rejim tefekkür üzerine kurulmadığı için, duygular üzerinde operasyon yapmaktan başka bir beceri geliştiremedi. Dersim hadisesinde olduğu gibi büyük katliamlarla insanların psikolojik altyapıları hedef alındı.
2002 seçimlerindeki patlama da hissi altyapıyla ilgiliydi, Akparti’yi iktidara getiren o seçim, onlarca yılın birikiminin patlamasıydı. Akparti de bu ülkenin bir teşkilatıydı ve psikolojik operasyon yapmayı öğrenmişti. Zaman içinde görüldü ki, psikolojik operasyon konusunda en donanımlı kadrolar Akparti’de toplanmış. 2002 seçimlerinden bu yana her seçim öncesi bazı hadiseler vuku buldu, Akparti kadroları onların hepsini faydaya çevirmeyi bildi.
*
Üç genel seçim, iki mahalli seçim ve iki de referandumu yüksek oy oranlarıyla kazanan Akparti, seçimde yenilmeyeceğini gösterdi. Her seçim öncesi Kemalist güruh yeniden heyecanlandı, “bu defa tamam” dedi. Hiçbir hesaba ve araştırmaya dayanmayan ümitlenmeler tabii olarak akim kaldı, her defasında ümit kaynaklarını biraz daha kaybettiler.
Cumhuriyet gazetesi yazarları, Kemalist güruhun psikolojisini takip etmek için en uygun yayın organıydı. Taksim hadisesine kadar yazarlar bitmiş, tükenmiş haldeydi, her ne yaparlarsa yapsınlar netice alamayacakları konusunda ittifak etmişlerdi. Hiçbir ümit alameti kalmamıştı, mızmızlanıp duruyorlardı. Taksim hadisesi patlak verince kendilerine geldiler, “hala ümit varmış” cinsinden bir psikolojik canlanma içine girdiler. Ama yine hiçbir hesaba dayanmayan bir ümitlenme hali…
*
Taksim hadisesi, on bir yıllık tek parti iktidarının birikimiyle patladı. Bu patlamanın sebebi cesaret değil, ümitsizlikti. Dokuz seçim kazanmış olan Akparti, önümüzdeki seçimler için yapılan anket çalışmalarında hala yüzde ellinin üzerinde görünüyor. Önceki seçim arifelerindeki ümitlerini de kaybettikleri için, isyan başlatma denemesi yaptılar.
Taksim hadiselerine bakan CHP kadroları, sevinçten yerlerinde duramıyor. Ne var ki bir türlü akıllanmıyor, tecrübe kazanmıyor, ufuklarını genişletmiyorlar. 2007 seçimleri arifesindeki 27 nisan muhtırasını desteklediler, muhtıranın gölgesinde girecekleri seçimi Akparti’nin kaybedeceğine inandılar. Sandıkları açılıp da Akparti’nin oyunun yüzde kırk yediye çıkardığını görünce, kısa süre sonra muhtırayı veren Yaşar Büyükanıt’ı, hainlikle suçlamaya başladılar. Yaşar Büyükanıt muhtıra vererek Akparti’nin oyunu artırmış, aralarında gizli bir anlaşma varmış filan… Komik adamlar bunlar…
*
Taksim hadisesi, 2014 seçimi için Akparti’nin eline müthiş bir malzeme verdi. Rehavete kapılan Müslümanları teyakkuza geçirdi, halkı da daha fazla hassasiyet sahibi yaptı. Müslümanlar anladı ki, iktidar olsalar da hala her şeyi emniyete almış değiller, öyleyse daha fazla çalışmalılar.
Bir taraftan Akparti eline geçen bu fırsatı ve malzemeyi iyi kullanacak ve seçimlere bu heyecanla girecek diğer taraftan Müslümanlar teyakkuza geçecek ve daha fazla çalışacaklar. Neticede 2014 seçimlerinden Akparti yine zaferle çıkacak.
Akparti 2014 seçimlerinden oylarını artırarak çıkarsa, yeni bir psikolojik, sosyolojik ve siyasal süreç başlayacak. Taksim hadiselerini doya doya seçim malzemesi olarak kullanacak olan Akparti oylarını artırdığında, Kemalistler (ve CHP), taksim hadisesinin de Akparti için organize edildiğini düşünmeye başlayacak. Taksim göstericilerini “hain” ilan edecek. Kendi yaptıkları işin provokasyon olduğuna inanacaklar, kendi kendilerini hain ilan edecekler. Böylece tabanlarını biraz daha kaybedecekler, böylece bir daha seçim dışı hareketleri desteklemeyecekler.
Bunların bu kadar ahmak olduğuna inanmak zor geliyor ama yıllardır gördüğümüz hadise bu. 27 Nisan muhtırasını desteklerken ağızları kulaklarına varıyordu, seçimin ertesi gününden itibaren 27 nisan muhtırası düşmanı kesildiler. Kendi kafalarına sıkıyorlar, sonra dönüp bunu hangi hain yaptı diye bas bas bağırıyorlar. Ahmak oldukları kadar da yüzsüzler.
*
Taksim hadisesi, seçimle yenemeyecekleri bir iktidarı başka yollarla zorlamak içindi, bu hadiselerden dolayı Akparti’nin oylarını artırdığını gördüklerinde tüm alternatifler tükenmiş olacak. 27 Nisan muhtırasıyla darbe alternatifi bitmişti, şimdi de sivil isyan alternatifi bitecek. Geriye kalan tek alternatif illegal teşkilatlanma ve terör faaliyetleri…
Akparti kadroları taksim hadisesindeki kısa bir şaşkınlık yaşadılar. Bu ihtimali öngörmemişlerdi. Önümüzdeki (2014) seçimden sonraki gelişme, muhalefetin terörize olmasıdır. Akparti kadroları bu ihtimali küçümsememeli, hazırlıksız yakalanmamalı, şimdiden tedbirler geliştirmeye başlamalıdır.
*
Türkiye muhalefeti, Akparti’nin 2014 seçiminde oylarını artırması halinde yeni bir psikolojik sürece girecek. Bu sürecin iki neticesi var; birincisi ümidini tamamen kaybedip teslim olacak, ikincisi ve küçük bir kısmı terörize olacak. Ümidini tamamen kaybeden büyük kitle, artık bu ülkeyi Müslümanların idare edeceğini kabullenecek ve kendilerinin ise Müslümanlarla nasıl yaşayacağını öğrenmeye başlayacak. Müslümanların hassasiyetleri nedir, hayatı nasıl yaşarlar türünden soruların cevaplarını hızla öğrenmeye başlayacak ve Müslümanları rahatsız etmeden yaşamanın yollarını araştıracaklar.
Taksim hadisesi Müslümanlara hayırlı olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir