TALİM VE TERBİYE SÜREÇLERİ-15-RUHİ-AKLİ SÜREÇLER-14-NEFS(BENLİK) SAFHASI-3-

“Benlik hassası”, ruh ile beden beraberliğinden doğar ve ikisini birden temsil eder. Ben hassası, benlik hassasından müstakil olarak muhafaza edilemezse (umumiyetle böyle olur), “ben hassası”, “benlik hassasına” dönüşür. Bu geçiş süreci mühimdir, “ben hassasını” “benlik hassasına” dönüştürmeden muhafaza etmek, ruhi-zihni süreçlerde iki istikameti (ve mecrayı) mümkün hale getirir. Ruhi mecra ile nefsi mecra…
Ben hassası, benlik hassasına dönüşürse, bir sonraki aşamada nefsin zuhuruna yataklık eder ve nefsin bünyesine dahil olur. Bu ihtimalde ruhi mecra açılmadan kapanmış olur ki, daha sonraları ruhi mecrayı açmak fevkalade zorlaşır. Nefs, zihni evreni işgal ettikten sonra ruhi mecra açmak, kazma kürekle dağları delmek gibi bir şeydir.
Ruhi mecra (ben hassası) baştan itibaren muhafaza edilirse, insan hakikate aşina halde kalır, hakikate meyyal olur, akl-ı selim, zevk-i selim, kalb-i selim hedeflerine ulaşması kolaylaşır, akl-ı selim inşası bebeklikten itibaren başlamış olur. Kalb-i selim, zevk-i selim, akl-ı selim, İslam tedrisatının insanda gerçekleştirmek istedikleri hedeflerdir. Talim ve terbiye süreçlerinde bu hususlara dikkat edilirse, İslam tedrisatının üç temel hedefine ulaşmak kolaylaşır, ulaşıldığında ise muhkem olur.
*
İçinde yaşadığımız hayat, hayatın altyapısı, tabi tutulduğumuz eğitim-öğretim sistemi, bu meselelerin başlığını bile bilmez. Müslümanlar da İslam Maarif Anlayışı, Talim ve Terbiye Anlayışı, talim ve terbiye süreçleri ile ilgili çalışmadıkları, sadece mevcut eğitim-öğretim sistemini ıslah etmek gibi ucube ve sığ bir çabaya sahip oldukları için, çocuklarımızdaki ruhi-akli süreçler, “ben hassası”, “benlik hassası”, “nefs” aşamalarını takip ediyor, böylece tabii ve mecburi olarak yaşanan ruhi safhadan sonra nefs safhası gerçekleşiyor. Mevcut şartlardaki Müslüman nesil ve kadrolar, ruhi safhadan sonra nefs safhasına geçmiş insanlardan müteşekkildir. Bu sebeple bir taraftan ruhi safha, nefsi safha sürecini (silsilesini) takip ve tetkik etmek diğer taraftan talim ve terbiye süreçlerinde, ruhi safhadan sonra ruhi mecra ve nefsi mecra meselesini tetkik etmek mecburiyeti var.
Mevcut şartlarda büyümüş, mevcut eğitim-öğretim (talim ve terbiye değil, tedrisat hiç değil) sisteminden geçmiş Müslümanlar için işlemiş olan süreçleri tetkik etmek ve başlarına gelen felaketin ne olduğunu bilmelerini sağlamak gerekiyor. Yeni doğan bebekler için takip edilecek talim ve terbiye süreçleri ve tatbik edilecek talim ve terbiye çalışmaları için de “ben hassasının” müstakil olarak muhafaza edilme ihtimalini tetkik etmek lazım.
*
Ruhi safhada başlamak üzere, nefs safhasında da Kur’an-ı Kerim tilaveti ve tevhid zikri yapılmazsa, tabii olarak zuhur eden “ben hassası”, bir müddet sonra (ki kısa bir müddettir) benlik hassasına dönüşüyor. Bu dönüşüm neticesinde “ben hassası” kayboluyor ve ruh derinlere doğru çekiliyor. Süreç bu şekilde yirmili, otuzlu yaşlara kadar devam ederse, nefs zihni evrene hakim hale geliyor. Ruhi mecra açılmadığı için nefsin, zihni evrendeki hakimiyeti çok güçlü şekilde zuhur ediyor.
Nefsin zihni evrene güçlü şekilde hakim olması, hayatın nefs merkezinde ve istikametinde yaşanmasına sebep oluyor. Müslümanların günümüzde bir türlü “samimi” olamamasının ve doğru düşünememesinin sebebi bu…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir