TAM İSTİHDAM MÜMKÜN-4-TEŞVİKLER

TAM İSTİHDAM MÜMKÜN-4-TEŞVİKLER
Tam istihdamı gerçekleştirmek için ahlaki ve iktisadi teşvikler yapılmalı. İşsizlerin sivil toplum kuruluşlarında gönüllü çalışmalarını teşvik etmek için aklımıza gelen tedbirler şunlardır; Faizsiz borç vermek, İşsizlik maaşı ödemek, Sigorta pirimi takviyesi, İstihdamda imtiyaz, İçtimai İtibar Belgesi ila ahir… Bunlardan başka tedbir ve teşvikler geliştirilebilir, geliştirilmelidir.
*Faizsiz ve süresiz borç vermek
İşsiz insanlar, sivil toplum kuruluşlarında gönüllü olarak çalıştıkları müddetçe, kamu kaynaklarından karşılanmak üzere, en azından asgari ücret miktarınca, faizsiz ve süresiz borç (karz-ı hasen) verilmelidir. İş bulup da çalışmaya başlayıncaya kadar geri ödemesi olmayan bir “güzel borç”…
*İşsizlik maaşı ödemek
İşsizlik maaş düzenlemesini, sivil toplum kuruluşlarında gönüllü çalışma ile irtibatlandırmak mümkün. Mevcut mevzuattaki işsizlik maaşı süreleri muhafaza edilir, gönüllü çalışma halinde ise bu süre makul bir miktar uzatılabilir.
*Sigorta pirimi takviyesi
İşsizler, gönüllü olarak çalıştıklarında sigorta pirimi devlet tarafından karşılanabilir. Piriminin devlet tarafından ödenmesi, kamuya yük getirmez, zira pirimi ödenen insanların çalışmalarından elde hasıla zaten kamunun yükünü azaltmaktadır.
*İstihdamda imtiyaz
Gönüllü çalışma kıdemine göre istihdamda imtiyaz sahibi yapılabilir. Devletin istihdam müessesesi, gönüllü çalışma sicilleri tutar, işgücü taleplerini bu sicile göre karşılar. Kamu istihdamında olduğu gibi özel sektör istihdamında da bu sicile uyulması tavsiye ve teşvik edilir.
*İçtimai itibar belgesi
İşsizlerin sivil toplumda gönüllü çalışmaları, çalışma süreleri, çalışmalarının verimleri dikkate alınarak, “içtimai itibar belgesi” verilebilir. İçtimai itibar belgesine bazı imtiyazlar tanınabilir.
*
Aslolan çalışmaktır. Çalışan insanların cemiyet ve devlete bir maliyeti değil katkısı olur. Çalışmayan insanların ise cemiyet ve devlete çok ağır maliyetleri olmaktadır. Her şeyden önce çalışmayı esas haline getirmek, her sebepten soyutlamak gerekir. Cemiyet hayatında çalışmayı sürekli kılabilmek, sosyal kalkınmanın birinci ve en önemli şartıdır.
Tarih laboratuvarına bakıldığında görülecektir ki medeniyetleri kuran insan kadrosu, çalışanlardır, medeniyetleri yıkan insan kadrosu ise çalışmayan insan güruhudur. Çalışmayan insan güruhu içinde fakirler de var, zenginler de var. Tahsillisi de var, cahili de var. Çalışmak veya çalışmamak o kadar önemlidir ki, hangi sıfat veya donanımda olursa olsun, çalışmayan insan tehlikelidir, yıkıcıdır, tüketicidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir