TATBİK

TATBİK

(Terkip ve İnşa dergisi 18. sayı)

Ezberlemeden başlayan zihni süreçlerin son halkası, tatbikattır. Tatbikat ile daire tamamlanır, daire tamamlandığında bilgi deveranı başlar. Kendi bilgi evrenimize ait bilgi deveranı… Bilgi deveranı kendi bilgi telakkimiz merkezinde (mihverinde) ve kendi bilgi evrenimiz içinde mümkün olmadığı takdirde, hem İslami tedrisat yoktur, hem İslami ilim yoktur hem de İslami hayat yoktur.
Bugünkü hayatımız, batıdan aldığımız tatbikata hazır şablonlarla kurulmakta ve yaşanmaktadır. İslami tedrisatla meşgul olduklarını zannedenler, sadece bilgi nakliyle uğraşıyorlar. İslami ilimleri tahsil etmek, ezberleme ve öğrenme seviyesinde kaldığı için, bilgi deveranı oluşmamakta, hayatımızı İslami çerçeveye alamamakta, daha doğrusu İslami hayatı inşa edememekteyiz.

Bugünün bilgi deveranı, batı tarafından üretilip tatbik şablonları haline getirilen formları kötü şekilde kopyalamak ve kendi hayatımızda tatbik etmekten ibarettir. Bu, bilgi deveranı değil, kopyalama işlemidir.
*
Tatbikat bahsi, şahsiyet, cemiyet, devlet ve medeniyet inşasıyla başlayıp, inkişaf istikametinde ilanihaye devam edecek devasa bir mevzudur. Tatbikat meselesini anlamakta zorlananlar, “İslam’ı yaşamalıyız” cümlesine iltica ediyor, bu ifade yanlış değildir ama eksiktir. İslam’ı yaşamaktan bahsedenler, farkında olsun veya olmasın, İslam’ı münferit sahaya hapsediyor. Doğru ifade İslam’ın tatbikatıdır. Ferdi aşıp cemiyete ulaşan, cemiyeti aşıp devlete vaziyet eden, devleti aşıp medeniyete intikal eden devasa bir tatbikattan bahsediyoruz.
Tedrisat süreci ezberleme ve öğrenme safhasında kaldığı müddetçe, İslam’ın tatbikatı gündeme gelmeyecek, sadece ferdi amellerin ikamesi ve bazı içtimai amellerin ifasıyla sınırlı bir İslami hayat söz konusu olacaktır. Ferdi ibadetlerle sınırlı bir hayat, maksat o olmasa bile liberalizasyona doğru gider.
*
Tatbikat meselesi bir makalelik mevzu değil, hatta onlarca ciltlik eserle dahi telifi kafi değildir. Burada bilgi deveranından bahsetmemizin sebebi, kendi asli kaynaklarımızla irtibat kurmak ve onların muhtevasından keşfettiğimiz mana ve hikmetleri tatbik edebilme mahareti kazanabilmenin lüzumuna dikkat çekmektir.
İki bilgi deveran mecrası vardır; birisi ilimlerin tasnifinde bilgi deveranını mümkün kılacak bir tertip ve tanzim, ikincisi de tedrisat süreçlerinde bilgi deveranını mümkün kılacak bir zincir… Bilgi deveranı, tatbikata kadar ulaşacak bir sıhhatli silsile oluşturmaz, herhangi bir halkada koparsa, batının ürettiği hayat altyapısı aynen devam eder. Batının ürettiği hayat altyapısı devam ettiği müddetçe, idrak ve tedrisat süreçlerimizin maksadı hasıl olmamış demektir.
MUSTAFA KARAŞAHİN mustafakarasahin1@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir