TAYYİP ERDOĞAN, ANLA ARTIK-2-

TAYYİP ERDOĞAN ANLA ARTIK-2-
Tayyip Erdoğan, anla artık… Birçok alanda bir şeyler yaptığını görüyoruz ama her şeyin başı ve temeli olan bilgi ve fikir üretiminde ve yayımında hiçbir şey yapmadın. Erdoğan, anlıyor musun bilmem ama her alanın bilgi ve fikre ihtiyacı var, her alanda bilgi ve fikir üretecek adama ihtiyaç var, bilmem anlıyor musun veya sana bunu nasıl anlatmalı? Bilgi ve fikrin ve bunların üretiminin gerekli itibara sahip olmadığı bir ülkede, gelişme, ancak teknoloji sahasında olur, o da, kopya ile gerçekleşir. Kopya ile nereye kadar gidebilirsen ancak oraya kadar gidersin, bilmem farkında mısın, kopya ile gidebileceğin yere kadar ulaştın, o yol bitti.
Anla artık Tayyip Erdoğan… Fikir ve ilmin, fikir adamı ve ilim adamının bir yük olarak görüldüğü ülke, içine tükürülecek seviyede bir coğrafya parçasından ibarettir. Anlıyor musun bunu, ilim ve fikrin, ilim adamı ve fikir adamının başlara taç yapılmadığı, ayaklar altında çiğnendiği bir ülke, asla asalet, haysiyet, şeref kazanamaz, bunu anlamak ne kadar zor olabilir ki? Asaletini kendisi üretemeyen bir ülke ve halk, en fazla işini iyi yapan “köle” gibidir. Tayyip Erdoğan, bunu orta zeka sahibi birisi bile anlar, sen neden anlamıyorsun veya senin anladığını biz neden farketmiyoruz?
Niye ağzını her açtığında bir fasıl ihracat rakamlarının rekorundan bahsediyorsun? Ticari manada bile düşünsen, en büyük sektör, bilgi ve fikir üretim değil midir? Bir ülke bilgi ve fikir üretemiyorsa, ihracat kalemleri arasında bilgi ve fikir kafi rakamlara ulaşmamışsa, makine ihraç edip, asalet ithal etmiş olmuyor mu? Tayyip Erdoğan, nerede takıldın, hangi noktada patinaj yapıyorsun da mesele bir türlü buraya gelmiyor? Bu meseleyi atlamış olmanın izahı var mı?
Üniversitelere ümit bağladın, onları ıslah etmeye çalışıyorsun. O mesele de mühim, malumumuz… Ne var ki bu ülkede seksen yıldır ilim, üniversiteden kaçtı da canını öyle kurtuldu. Nurettin Topçu’nun adını damı duymadın? Adını duydun da üniversitelerle ilgili söylediğini mi duymadın? Tamam, üniversiteleri ıslah et, ciddi faydalar devşirirsin, eyvallah. Ama Tayyip Erdoğan, üniversite dediğin pozitif bilim mecrasına çakılan, gözü ondan başkasını görmeyen, batının kötü bir kopyası… Üniversiteleri en iyi noktaya getirsen bile elde edeceğin netice, batının bu günkü hali. Bunu sana söyleyen bir Allah’ın kulu yok mu? Batının bu günkü haline ulaşmak için ne kadar çabalıyorsun? Bu hal komik bir hal, anla artık…
Üniversiteden kaçanları yok mu sayacaksın? Üniversite dışında eser verenleri görmezden mi geleceksin? Üniversitelerin “bilimsel eser” olmadığını söylediği ve dudak büktüğü kitap ve külliyatlar arasında Necip Fazı ve eserleri, Bediüzzaman ve Risale-i Nur külliyatı ve daha birçok eser olduğunu ne zaman unuttun? Unuttun mu gerçekten bunları? Seni, senin zihni evrenini, şahsiyetini inşa eden hangi üniversite? Şahsiyetinin, imanının, aklının inşasında üniversiteden ve akademisyenlerden ne kadar faydalandın, faydalandın mı Tayyip Erdoğan? Bu üniversiteler, Necip Fazıl’a, Bediüzzaman’a yüksek lisans diploması bile vermeyen kuruluşlar, senin bilgi ve fikir üretimi için yapacağının hepsi, üniversiteleri ıslah çabası mı? Anlamıyor musun, bu üniversiteler İmam-ı Gazali Hazretlerini “okutman” olarak istihdam etmeyecek cinsten bir kafaya sahip, sen Tayyip Erdoğan, anlayış havzasını değiştirmeden, ilim mecrasını çeşitlendirmeden, pozitif ilim mecrasından başka bir ilim mecrasını kabul etmeyen bu üniversitelerle nereye gideceğini zannediyorsun? Anlamıyor musun be adam, bu üniversiteler, “Müceddid-i Elf-i Sani” İmam-ı Rabbani Hazretlerini, kapılarından içeri sokmazlar, hiçbir şeyine itiraz etmezlerse, kıyafetine itiraz ederler. Senin anlayışın mı değişti, sen meseleleri böyle anlıyordun da, biz mi seni yanlış anladık?
Komik olmaya başladı artık. Koca koca laflar ediyorsun. Askeri vesayete, darbe tehditlerine, oligarşik iktidar artıklarına karşı cesaretli tavır ve beyanların asalet kokuyordu, eyvallah… Ama artık anla, komikleşmeye başladı. Bu ülkenin seksen yıllık muktedirlerine karşı tavır almak için gereken biraz zeka, biraz akıl, biraz cesaretti, bunlar sende vardı ve hakkını teslim etmek gerekir ki, üzerinde çok hoş duruyordu, eyvallah. Ama Tayyip Erdoğan, artık başka bir safhaya geçtik, artık cesaretle birlikte derin fikir, sağlam bilgi, büyük bir kaynak gerekiyor. Anlıyor musun Tayyip Erdoğan, Afrika’da, batıya karşı afra tafra satmak için, ne kadar zengin bir bilgi ve fikir kaynağı, ne kadar velud bir bilgi ve fikir imali gerektiğini… Meselenin o safhaya ulaştığını senin tavır ve beyanlarından anlıyoruz, öyleyse, gereğini yap, gevezelik zamanı değil.
Afrika ziyaretinde emperyalist batıya atıp tutuyorsun ama oraya sadece “iş adamları kadrosuyla” gidiyorsun. Tamam, adil ve ahlaklı ticaret sömürmek değil ama Tayyip Erdoğan, sadece iş adamlarıyla gitmek, sadece ticaretten bahsetmek değil mi? Bu kadarını damı anlayamaz oldun? Ticaret, iktisat mühim mesele, anladık… En fazla oyu da iktisadi sahayı iyi yönettiğiniz için alıyorsunuz, anladık. Ama Tayyip Erdoğan, sen de şunu anla; özellikle dış seyahatlerinde sadece iş adamları kadrosunun refakat etmesi, dünyaya bir siyaset, bir fikir, bir kültür, bir yeni anlayış ihraç etmeye niyetiniz veya imkanınız olmadığı manasına gelmiyor mu? Bu gün itibarınızın zirvesinde olduğunuz, İslam dünyasının da Türkiye’ye temayülünün zirvesinde olduğu için, batı aleyhine konuşmalarınız alkışlanıyor. Ama kısa süre sonra, tüm dış seyahatlerinizde iş adamları kadrosunun refakat etmesi, batıya karşı dillendirdiğiniz tüm iddialarınızın, ticaret ve para için “istismar” olduğu kanaatini tetikleyecek, gerçekten bunları anlayamaz hale geldin mi, gerçekten çevrendeki kimse sana bunları söylemiyor mu?
Ne demişti Bülent Arınç senin için? Civanmert… Eyvallah, yiğit delikanlısın, pozisyonuna denk getirdiğinde yiğitliğin çok hoş görünüyor. Ne var ki artık mesele, anlamadığın konulara gelmiş olmalı. Tayyip Erdoğan, zeka ile cesareti mukayese etme, bunları birbirinin yerine ikame etmeye çalışma. Bunların sahaları farklı, her ikisine de ihtiyacın var, yiğitlikle, zekanın yapacağı işleri yapamazsın, dünya boks şampiyonu olman, seni iyi bir matematikçi yapmaz, bunu anlamak için kaç tane ek danışmana ihtiyacın var? Gerçekten komik olmaya başladı. Sen iyisi mi, ara sıra yaptığın gibi, bir hafta kaybol, bol bol düşün, zihninin dinlendir ve boşalt, yeniden kur ve piyasaya öyle çık.

TAYYİP ERDOĞAN, ANLA ARTIK-2-” hakkında 2 yorum

  1. Müslüman bir ülkenin, müslüman bir devlet başkanı IMF ‘nin bir numaralı ortağı olduk diye övünüyorsa, artık biz de sömürü düzenin zalimlerden taraftaki safındayız diye övünüyorsa bir devlet başkanı, ne hale geldiğini merak ediyorum. Buna nasip olanlar, islam tarihinde hiç bir devlet başkanına nasip olmadı da, bu hala kendi nefsinin derdinde, peşinde. Temiz yüreklerin duaları kadar bedduaları da tesirlidir bilmez ise, öğrenmesi çok acı olacak. Eğer temel meselelerin kapıları aralanmazsa bundan sonra, buyur edilmezse emanetçileri edeble, mahcubiyetle, tevazuyla; beddualar dualardan daha şiddetli olur beyim hatırda bulunsun.

  2. Yazarınız Hayalî Selcukî’den “teşkilat ilim ve fikir adamı ekiyor, seneye boy verecekler” başlıklı yazı dizisi bekliyorum nacizane! Zira TC’yi hedefine alan onun paradigmasını aşan fikir adamları ya zindanlarda çürütülüyor ya da kazayla öldürülüyor bu memlekette! O yüzden Selcuki Bey namaz kılan birer İsmet İnönü olan AKP’lileri ancak bugün git yarın gel şeklinde savunabilir…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir