PARAPSİKOLOJİDE YENİ AKIL FORMU İHTİYACI

PARAPSİKOLOJİDE YENİ AKIL FORMU İHTİYACI
İnsan zihnine dair çalışmalarda Müslüman ile gayrimüslimleri birbirinden ayırmak şart. Hala insanın aynı olduğunu, iman, ahlak ve eğitimin insanda ne kadar büyük değişiklik yapabildiğini bilmeyen batı, kendi kültür ikliminde yetişen insanlar üzerinde yaptığı araştırmaların, tüm insanlık için geçerli bilgiler ürettiğini zannediyor.
Batı, Reform ve Rönesans’tan sonra, pozitif akla teslim oldu. Bakışı, kavrayışı, anlayışı, yaşayışı pozitif aklın hakimiyetinde ve sınırında kaldı. Felsefi altyapısı ise materyalistti. Bu zaviyeden bakınca, insanı bedenden ibaret olarak gördü ve hayvanların evrimi ile ortaya çıkan bir canlı türü saydı. Dolayısıyla tüm dikkatini ve çalışmasını beden üzerinde yoğunlaştırdı.
Aşağıdan yukarıya doğru bir çalışma içine girdi. İnsandaki en karmaşık organ olarak beyine geldi ve orada patinaj yapmaya başladı. Beynin sırlarını çözebilse daha ileri gidecek ama hala orada duruyor. Beynin sırlarını çözüp onun ötesini görmesi ise (eğer geçebilirse) daha çok zaman alır.
Bir anlayışın, dünya görüşünün veya ilmin ufku, onların ürettiği aklın da ufkudur. Bir dünya görüşünün ürettiği akıl, o dünya görüşünü aşamaz. Materyalist felsefe ve ondan üretilmiş olan pozitif aklın insan ufku, beyindir. Beyini geçemez, ondan ilerisini kabul etmez. Beynin sırlarını çözse ilerisine geçecek ama ufku beyin olduğu için, tüm insan tezini beyin üzerine kurduğu için, insana dair her şeyi onda aradığı için, onu aşma düşüncesine sahip olamaz. İnsanın, aşılmasına imkansız gözüyle baktığı bir sınırı aşması gerçekten imkansız olur.
Asırlarca, pozitif akıl, ufkunun dışında kalan her şeyi inkar etti ve bilim dışı, akıl dışı diye yaftaladı. Çünkü anlamadı, anlayamazdı, akıl kendi ufkunun ötesini anlama iktidarında değil. Ürettiği aklın ufkunun dar olduğunu düşünmedi, kabul etmedi ve bu hususta kimseyi dinlemedi. Tüm dünya da, geçen birkaç asırdır, batının “akıl ve bilim sınırlarını” gerçek zannetti. Aklının kıblesi olarak batıyı kabul etti ve ilginçtir, asırlarca kendi kültüründe yaşanan sayısız tecrübeyi, batının akıl ve bilim sınırlarının dışında diye inkar etmeye başladı. Binlerce yıldır yaşanan tecrübeleri bir anda akıl ve bilim dışı ilan etmek, hem de komşu evde yaşanırken bunu yapmak, ne çapta bir akıl çöküşüdür.
Ne var ki, batının tanımıyla, “paranormal” olaylar cereyan etmeye devam etti. Batının onlara akıl ve bilim dışı demesi, olayın cereyanını engellemedi. Bir tarafta olağanüstü olaylar yaşanıyor diğer tarafta aklı tekeline alan despotlar o olayların akıl ve bilim dışı olduğunu söylüyorlardı. Bilimin tanımını dahi unutmuş göründüler bir müddet. Pozitif bilimler, varlık ve olayları incelemek için değil miydi? Sizin ürettiğiniz aklın sınırları dışında meydana gelen bir olay, bilim ve akıl dışı değil, sizin akıl ve biliminiz, o olayları kuşatamayacak kadar dar ve aciz.
Doğrusu uzun zaman dayandı. Ta ki 1960 lı yılların sonuna kadar. Ve nihayet parapsikolojiyi bilim olarak kabul etti, etmek zorunda kaldı. Fakat elinde hiçbir ilmi veri olmadan… Ne vardı parapsikolojiye dair? Sadece olaylar… Ve sıfırdan başladı. Hala pozitif akıl ile paranormal olayları çözmeye çalışıyor. Sözüm ona parapsikolojiyi bilim olarak kabul etti, çok komik.
Pozitif akıl ile paranormal olayları anlamak… Bu nasıl olabilir? Parapsikolojiyle ilgilenenler, ilgi alanlarında olan olayları anlamak, çözmek ve bilimsel bir altyapıya kavuşturmak için pozitif aklın kafi gelmeyeceğini söylüyorlar. Bunu söylemekten başka bir seçenekleri yok, çünkü paranormal olayların tabiatı ile pozitif aklın tabiatı tamamen birbirine zıt. Bunu söylüyor olmaları (fark etmiş olmaları) alternatif bir akıl formuna ve sentezine ulaştıkları anlamına gelmez ki. Anlaşılmayan ve fark edilmeyen nokta burası… Parapsikoloji ile ilgilenenlerin başka bir akıl formuna ihtiyaç olduğunu söylemesi başka şey farklı bir akıl formu inşa etmek başka şey.
Dünyada parapsikoloji ile ilgilenen başka bir kültür iklimi olmadığı için batının olağanüstü olayları da batıdan öğrenme hastalığı devam ediyor. Dünya parapsikoloji ile ilgilenmiyor ama parapsikolojinin incelediği olaylar dizisi dünyanın her yanında yaşanıyor. Batı dışındaki kültür havzaları batıdan daha fazla paranormal olaylara aşina olmasına rağmen, bilimin batının tekelinde olduğu zannı ve vehmi ile bu konuda da batının ağzına bakıyor.
Müslümanların genel olarak parapsikoloji özel olarak da telegram konusunda batının ürettiği bilgilere itimat etmesi çok sakıncalıdır. Dikkatli bir süzgeç kullanılmalı ve baştan izah edilmelidir. Özellikle paranormal olaylarla ilgili bilgileri batıdan almak, bir konuda uzman olan (mesela doktor olan) bir adamın her konuda (mesela mimaride de) uzman olduğunu zannetmek gibi bir garabettir.
SELEHATTİN ADANALI

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir