TERKİP İLİMLERİ YOKSA TETKİK İLİMLERİ ANLAMSIZDIR

TERKİP İLİMLERİ YOKSA TETKİK İLİMLERİ ANLAMSIZDIR

(Terkip ve İnşa dergisi 7. sayı)

Kalb ve aklını hakikate teslim etmiş bir ümmetin bilgi ile münasebeti, şüphesiz ki vahdet ve tevhid üzeredir. Kainat, kesret alemidir, kainata ait bilgiler de kesretten ibarettir. İmtihan da zaten hakikati itibariyle kesretten vahdet ve tevhide ulaşmaktır.
Terkip ilimleri, bilgide vahdeti, imanda tevhidi gerçekleştirmenin ilmi çerçevedeki zirvesidir. Mutlak İlim olan Kitab-ı Kerim ve Sünnet-i Resulullah, Lailaheillallah kelime-i tevhidinin izah ve tatbikatından ibarettir. Müntehası tevhide ulaşmayan her yol batıldır, bu sebeple İslam ilim telakkisindeki herhangi bilgi vahidi, bilgi evrenimizdeki irtibat ağıyla tevhide ulaşır. Bunun dışındaki her bilgi ve bilgi örgüsü batıldır.

Bilgi ne kadar dağınıksa, hayat da o kadar dağınıktır. Bilgi terkip edilmemişse hayatın merkezi olan vahdet tesis edilemez. Tevhidi esas almayan vahdet teşebbüsleri ise bu ümmetten uzaktır. Bilgi üzerinde terkip mimarisi kuramayan ve vahdeti tesis edemeyen bir anlayış, İslam ilim telakkisiyle telif edilebilir mi?
*
Kadimde bu iş nasıl yapılmıştı? Kadimde, yüzyılda bir gelen mücedditler; dağılan, çözülen, savrulan bilgiyi toparlamış, asli mihrakına bağlamış, vahdet ve tevhid karargahını tekrar inşa etmişlerdi. Tecdit hamlesinin özü, ümmetin vahdet karargahını tesis ve bilginin tevhid mihrakına bağlı terkip edilmesinden ibarettir. Bu manada mücedditler, büyük tecrit ve terkip kahramanlarıdır.
Ümmet, bir asır boyunca Müceddit tarafından tashih, terkip ve tespit edilen bilgi mimarisine bağlı olarak yaşar, yaşamalıdır. Bu işi kolaylaştıracak olan ise terkip ilimleridir. Terkip ilimleri kurulduğunda, bilginin dağılması ve asli mihrakından uzaklaşması mümkün olmayacak, böylece bir asır bilgi ve ilim emniyeti sağlanmış olacaktır. Bir sonraki asırda gelecek olan Müceddit ise, bilgi mimarisi üzerinde tashih yapmakla iktifa edecek, sapma ve savrulmaları tespit etmesi kafi gelecektir.
Günümüzde ilimlerin sayısındaki ve her birinin müktesebatındaki artış, Müceddit yetişmesini de zorlaştırmıştır. Terkip ilimleri kurulup, bilgi mimarisi vahdet ve tevhid üzere kaim kılındığı takdirde, Müceddit yetişmesi de kolaylaşacaktır. Bu manada terkip ilimleri, bir taraftan asrın müceddidin tasarrufu altında yaşamayı kolaylaştıracak diğer taraftan Müceddit yetişmesinin de altyapısını hazırlayacaktır.
Terkip ilimleri mütemadiyen bilgi üzerinde tasarrufta bulunacak ilmi karargahtır. Kendi bilgi evrenimizdeki bilgi deveranını sürekli kılacak, bu sebeple mütemadi bir murakabe sistemi kuracak, bilginin sapma ve savrulmasına, dağılma ve çözülmesine fırsat vermeyecektir. Bu manada terkip ilimleri, içtihat ve tecdit ilimleridir.
*
Bilgi ve ilim üzerinde mütemadi tarassut ve tasarrufta bulunacak terkip ilimleri olmadığı takdirde, tetkik ilimlerinin keşif ve telif çalışmalarının sapma ve savrulma ihtimali her zaman vardır. Keşif çalışması tetkik ilimleri tarafından yapılır. Keşif çok heyecanlı ve kıymetli bir fikri ve ilmi hamledir. Fikri ve ilmi keşif, yeryüzünde insanı en fazla sarhoş eden işlerden birisidir. Kaşif kendi haline bırakıldığı takdirde, doğru-yanlış cetvelini hızla kaybeder ve keşif hamlesinin peşine düşer.
Dikkat edilirse, son yıllarda birkaç hikmeti keşfeden zevat, kendini müçtehit hatta Müceddit zannetmeye başladı ve iflah ve ıslah olmaz ukala tavırlara girdi. Küçük birkaç hikmet keşfi bile insanı ayıkmaz sarhoşluklara savurabilmekte, her şeyi anladığı vehmini beslemekte, kendinden başka kimseyi göremez hale getirmektedir. Birkaç tane hikmet keşfeden kendinde merkezleştiği ve bilginin terkibi meselesini de idrak edemediği için, İslam anlayışını birkaç hikmet üzerine bina etmeye çalışmakta, böylece dehşetengiz uçurumlara yuvarlanmaktadır.
Osmanlının son birkaç asrında keşif çalışmalarının durmasının bir sebebi de, kifayetsiz alimlerin, mevcut bilgi mimarisini bozma endişesidir. Bu endişe muhakkak ki samimiyet ihtiva eder, kifayetsiz alimlerin derin keşifler yapamaması, derin meselelere yönelmesini engellemiştir. Bu hal, idrak sığlığının samimi alimlerin ruh dünyasında oluşturduğu endişedir. Ne var ki keşif durduğunda bilginin deveranı da durmakta, bilginin deveranı durunca ilim donmakta, nihayet hayatı inşa edemez hale gelmektedir. Günümüzdeki densiz ve dengesiz ilim adamı kisveli yerli oryantalistlerin her şeyi anlayacağı vehmiyle naralanmaları, hem anlamamaları hem de anlamadıklarını anlamamaları sebebiyledir. Son dönem Osmanlı uleması, anlamaz olduğu için geriledik ama onlar en azından anlamadıklarını anladıkları için, kadim müktesebatı zehirlemediler.
*
Tetkik ilimlerindeki keşif hamleleri; bilginin terkibini yapan ve ilim üzerinde mütemadi bir tarassudu gerçekleştiren bir karargah olmadığı takdirde çok tehlikeli yollar açma istidadına sahiptir. Kadimde de böyle olmuştur, ilimde keşif yapacak seviyedeki insanların bir kısmı savrulmuş, sapmış, merkezi kaybetmiştir. Büyük kafaların (mesela dehaların) sapması çok tehlikelidir, zira o insanlar sapık fikirlerini bile o kadar güzel anlatırlar ki ikna olmamak fevkalade zordur.
İnkişaf ve terakkide istikameti tutturamamak, nereye gittiği belli olmayan bir yola karanlıkta girmektir. Bilgi terkip edilmeden müntehası görülmez, müntehası görülmeyen yolun doğru menzile götüreceği anlaşılmaz. İnkişaf ve terakki, vazgeçilmeyecek kadar faydalı ve lüzumludur ama bir o kadar da tehlikelidir. Tehlikeli olması ondan vazgeçmemizi gerektirmez ama tehlikelerine karşı tedbir almamız şarttır. Terkip ilimleri tehlikeleri ortadan kaldıracak olan karargahtır ve lüzumlu tedbirleri de alır.
Terkip ilimleri, bilgi evreninin yukarıdan tarassut altında tutacağı için, yolun nereye gideceğini görür. Bir bilginin irtibat ağını fark eder, bilginin durduğu yeri bilir, durması gereken yeri anlar. Terkip, mahiyeti gereği bilgiye yüksek irtifadan bakmaktır, yüksek irtifadan bakıldığında bilginin bidayeti ile nihayeti görülür. Bu sebeple terkip ilimleri aynı zamanda bir projektördür, istikamet ve güzergah tayin eder.
AHMET KAMİL TUNCER
ahmetkamiltuncer@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir