Terkip ve İnşa Dergisi 10. sayı TAKDİM YAZISI

TAKDİM
Teşkilat meselesi büyük dava… Ferdin talim ve terbiyesinden cemiyetin inşa ve tanzimine, devletin kuruluşundan nizamın tesis ve devamına, medeniyet tasavvurundan büyük terkibin inşa ve tatbikine kadar her meselede teşkilat var. Hayatın irtibat ve münasebet ağındaki en küçük düğüm bile bir teşkilat ve müesseseye ihtiyaç duyar.
Teşkilat, nizamdır. Nizamın mefhum-u muhalifi ise keşmekeş, modern dille kaostur. Nizam ile kaos arasındaki tercih tereddütsüz şekilde nizam lehinedir. Ne var ki nizamın ne olduğu, nasıl inşa edileceği, muhafazasının usulü anlamak ve ihtiyaç hasıl olduğunda tecdit etmeyi bilmek gerek. Nizam, o kadar girift ve o kadar çok bilinmeyenli bir denklemdir ki, kendini oluşturan parçalardan fazla bir mana ve kıymet ifade eder.

Tüm hayatı kuşatacak bir nizam anlayış ve tatbikatına sahip olmak fevkalade zor. İslam’ın muhtevasındaki ilahi nizamı anlamak ise daha zor… Çok şükür ki bu zorlukları kolaylaştıran iki usul var; fikirde terkip, tatbikatta teşkilat… Zaten teşkilat, tatbikatın terkibidir, bu cihetle meseleye bakıldığında tek usul terkiptir. Öyleyse terkip, fikri ve fiili tezahürleri farklı olsa da nizamı ifade etmek için kullanılacak tek inşai mefhumdur.
Dünya görüşü veya medeniyet tasavvuru, fikrin en üst seviyede teşkilatlanmış halidir. Müessese ise fikrin tatbikattaki teşkilatlanmış hali… Nereden bakılırsa bakılsın, mesele nihayetinde terkip ve teşkilata çıkar.
*
İslam medeniyet tasavvuru, ilimlerin tasnifi, mevzu haritası gibi temel meselelerden sonra teşkilat ve müessese bahsine gelmemiz kaçınılmazdı. Bir medeniyet tasavvurundan bahsediyorsanız muhakkak ki “inşa fikri” şarttır. İnşa fikrinden bahsetmeye başladığınız andan itibaren teşkilat ve müessese fikri zarurettir.
Teşkilat ve müessese fikri, İslam’ın insan ve hayat ile irtibat ve münasebetini kuracak maniveladır. İslam, tüm ihtişamıyla ve bütün kaynaklarıyla ortada duruyor, mesele onu insan ve hayata tatbik etmek olduğuna göre, ihtiyaç listemizin ön sıralarında teşkilat ve müessese fikri kayıtlıdır. Kelime-i Şehadet getirerek oluş sürecini tamamladığını vehmedenlere değil sözümüz, sözümüz varoluş sürecinin bir ömür boyu süreceğini idrak eden istidat, hassasiyet ve cehd sahiplerinedir.
Teşkilat ve müessese fikri, İslam medeniyet tasavvurunun kayda değer mütemmim cüzlerindendir. İslam medeniyet tasavvuru üzerinde, inşa ve teşkilat fikrine ihtiyaç hissetmeden çalışanlar, entelektüel gevezelikle meşgul olmaktadır. Medeniyet tasavvuru, muhakkak ki inşa edilmek için hazırlanan büyük terkiptir, öyleyse inşa ve teşkilat fikri zarurettir.
Bu sayımızın konusu, İslam ve teşkilattır. Teşkilat ve müessese meselesi, medeniyet tasavvuru, inşa fikri ve medeniyet müesseseler çerçevesinde tetkik edilmektedir. Ümit ve duamız o ki, yazarlarımızın makaleleri ülkeye ve ümmete faydalı olsun
ADNAN KÖKSÖKEN etkin-ilke@hotmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir