Terkip ve İnşa Dergisi 12. Sayı TAKDİM YAZISI

TAKDİM
Sanat çok girift meselelerden birisidir. Bu sebeple üzerinde fazla tartışılan ama bir türlü vuzuha kavuşturulamayan bir saha olarak orta yerde durmaya devam etmektedir. Doğrusu İslami tefekkür için giriftlik yabancı bir hususiyet değildir, sanattan çok daha girift ve derin meselelerimiz olduğu sabittir. Sanat meselesinde giriftliğin fazla göze çarpması, diğer girift meselelerimizi unutmamızdan kaynaklanıyor. Girift meselelerimizi unuttuk ve ilgilenmez olduk ama sanatla ilgilenmeyi bırakamadık, zira sanat her gün önümüzde duruyor.
Girift meseleler üzerinde idrak ve tefekkür faaliyetimiz bittiği, buna rağmen sanatla ilgilenmek zorunda kaldığımız için perişan oluyoruz. Bazıları, mücerret tefekkür istidadı olmadığını bilmediği, İslam’ın diğer girift meselelerinden de habersiz oluğu için, sanat meselesinde patinaj yapmaya başlayınca “İslami sanat” olmaz noktasına hızla savruluyor. Kendi idraksizliğinden hareketle bu noktalara savrulanların yaşadığı bir çağda dünyaya gelmek, muhakkak ki ıstırap vericidir.

“Güzel olan ve güzeli seven” bir Allah’a inanan Müslümanlar, İslami sanatın olmadığını veya İslam’ın sanat telakkisinin bulunmadığını söylediğinde, sadece sanatı değil aynı zamanda İslam’ı da anlamadığını derhal tespit etmek gerek. İslam, kendini sığ idrak ve dar ufuklara sığdırmaya çalışanların elinde gördüğü işkenceyi, muhtemeldir ki Ebu Cehil’den görmemiştir.
*
Bunları söylerken, İslam sanat telakkisini mütekamil haliyle idrak ve izah etmiş değiliz. Fakat biz, İslam’ı kendi ufkumuza hapseden fikir fukaralarından da değiliz. İslam’ın muhtevasında sezdiğimiz, kadim müktesebatımızda sayısız misalini gördüğümüz üzere İslam sanat telakkisi, varlığı derinliğine ve genişliğine doğru kuşatacak kadar muhteşemdir. Her şeyden önce varlığa bakışımız, “Sani-i Kainat” olan Allah Azze ve Celle’nin sanatını müşahede etmek üzeredir. Zira Allah Azze ve Celle, sanatkarane yaratandır.
Dergimizin bu sayısı, acizane İslam ve sanat bahsi üzeredir. Meselenin giriftliğinden mülhem zorluğunu tabii ki biliyoruz. Ne var ki bu meseleye bigane kalmak, temel üç mikyasımız olan “doğru”, “iyi”, “güzel” sacayağının bir ayağını topal bırakmak olur. İslam, bu üç temel mikyas üzere anlaşılacaksa (muhakkak ki böyledir), güzel bahsine, yani sanat mevzuuna alaka göstermeden olmaz.
Kıymetli müelliflerimiz, İslam ve sanat bahsinin muhtelif cihetlerden izahlarını yaptılar. Muhakkak ki herkes okyanustan kendi kabınca su alabilmektedir. Bu sebeple arkadaşların izahları, meselenin vuzuhuna kafi değil, ancak bir dibacenin dibacesi mahiyetindedir.
*
Medeniyet Akademisi kuruldu, milletimize ve ümmete hayırlı olsun. Bundan sonra her sayıda Medeniyet Akademisi ile ilgili yazılar ve haberleri de yayınlayacağız. Medeniyet Akademisinin sitesi, www.medeniyetakademisi.org dur. Bilgi almak isteyenler buraya müracaat edebilirler.
ADNAN KÖKSÖKEN etkin-ilke@hotmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir