TEŞKİLAT BİR NUMARAYI BİLİYOR

TEŞKİLAT BİR NUMARAYI BİLİYOR
Bir numara… Hani şu Ergenekon Terör Örgütünün meşhur ama meçhul bir numarası var ya, işte onun üstündeki bir numarayı. Yani Ergenokon’un bir numarasını değil, onun da üstündeki bir numarayı… Hem de başından beri biliyor.
Biliyor da neden göz altına almadı, neden soruşturmaya konu etmedi, neden yargılanmasını sağlamadı? Çünkü bir numara “şahıs” değil, bir “makam”… Makamı yargılayamazsınız, makamı ele geçirirsiniz.
Ergenekon Terör Örgütünün bir numarası başkadır, benim bahsettiğim bir numara başka. Ergenekon Terör Örgütü gibi çok sayıda örgüt var, o örgütlerin hepsinin ayrı ayrı bir numarası var. Bizim sözünü ettiğimiz “bir numara”, bu örgütlerin başlarının (bir numaralarının) bağlı olduğu bir numaradır.
Şema şöyle; zirvede bir makam var, o makamın etrafındaki ilk halkada legal ve illegal çok sayıda örgütün bir numarası var. Bu örgütlerin bir kısmı sivil bir kısmı askeri nitelik taşıyor ve hepsinde de hem sivil hem de asker şahıslar mevcut. Bir numaranın etrafındaki ilk halkada bulunan “bir numaralar” eksiksiz asker kişiler. Birinci halkadan aşağıya (ikinci, üçüncü halkalara) doğru inildikçe “yönetici kadrolarda” sivil kişiler de var.
Birinci halkadaki “bir numaralar” birbirini tanıyor ama her bir numaranın başında olduğu örgütler birbirini tanımıyor. Aşağıya doğru inildikçe birbirinden bağımsız örgütlenmeler görülüyor. Birinci halkadaki “bir numaralar” birbirini tanıyor ama onlar da kendi örgütlerini diğer bir numaralara tanıtmıyor.
Zirvedeki “bir numara” da dahil olmak üzere, birinci halkadaki tüm “bir numaralar” teşkilatın elinde mevcut. Zirvedeki bir numara “makam” olduğu için, o makama oturan şahıs, zirvedeki bir numara haline geliyor. Dolayısıyla patronlar patronu sürekli değişiyor. Birinci halkadaki “bir numaralar” ise ihtiyaç hasıl olduğunda değişiyor.
*
Bu güne kadar iki tane “bir numara” yargılandı. Başka bir ifadeyle, bu güne kadar birinci halkadan iki adet “bir numara” yargılandı. Yani kamuoyunun aradığı “bir numara” yargılanıyor. Patronlar patronu olanlardan biri de yargılanıyor. Yani zirvedeki makama oturanlardan biri, emekli olduktan sonra yargılanmaya başladı. Türkiye ilk defa zirvedeki bir numarayı, makamdan ayrıldıktan sonra yargılama aşamasına geldi.
Birinci halkadaki iki örgüt ve onların bir numarası yargıda fakat diğer örgütler ve onların bir numaraları yargıya intikal etmedi. İşte soru, neden? Bu sorunun cevabı, Türkiye’deki iç hesaplaşmanın hangi noktaya kadar geldiğini, geldiği aşamada neden durduğunu, bundan sonra nasıl bir sürecin işleyeceğini açığa çıkaracaktır. Kamuoyu yanlış soruyu sorduğu için, doğru cevabı alamıyor ve arayamıyor.
Zirvedeki bir numara makam olduğu için, hesaplaşmak mümkün olmuyor. Makam ile hesaplaşmak, birinci halkadaki kollarını (örgütlerini) kesmek şeklinde gerçekleşti. Birinci halkadaki “bir numara”lardan biri yargıya sevkedilince nasıl tepki vereceği beklendi. Makam, mücadeleden vazgeçmedi. İkinci bir numara da yargıya sevkedildi, yine ne yapacağına bakıldı, makam mücadeleyi şiddetlendirmeye başladı. Birinci halkadakilerin tamamı, sırayla yargıya sevkedilecekti. Fakat bu durumda, binlerce subayın tutuklanması gerekecekti. Bu hoş bir manzara değildi. Strateji değiştirildi, bir numara olan makam ele geçirilecek ve birinci halkayla yeni bir numara ilgilenecekti. İşte yüzlerce subayın tutuklanmasının ardından bir anda kesintiye uğrayan o süreç, böyle bir strateji değişikliğinden kaynaklandı.
Önce o makamda oturan birini yargılamak gerekiyordu. Emekli olduktan sonra yargı yakasını topladı ve tutukladı. O Kemalist büyük örgüt şok olmuştu. Hiçbiri bir numara makamındaki kişinin tutuklanabileceğini, yargılanabileceğini düşünmemişti. Böyle bir şeyi kabuslarında bile görmemiş olan adamlar fena halde panikledi.
Bir numara olan makam tabii ki ele geçirilemedi. Fakat o makam kuşatmaya alındı, hukuk çerçevesinde kalmak zorunluluğu doğdu. “Makam” hukuk çerçevesine alınınca, birinci halkadaki “bir numaralar”, önceki örgüt şeması içinde yerlerinden kımıldayamaz hale geldiler. Makama oturan kişinin hukuka uyan ve saygı duyan birisi olması, birinci halkanın bir numaralarını ondan bağımsızlaştırmaya başladı. Bir numara olan makamın kendi kafalarına uygun olmaması, bir numaraları mecburen bağımsız çalışmaya itti ama hem eski örgüt altyapısı içinde faaliyet gösteremiyorlar hem de tüm kaynakları kesildi.
Birinci halkadaki bir numaralar, bir müddetten beri harıl harıl yeni bir yapılanma çabası içindeler. Fakat bu çalışma kaplumbağa hızıyla ilerliyor, zira içinde doğdukları örgüt havzası artık yok. “Makama” başka bir numara oturur da eski şemaya dönerse, yeniden başlama ümidini taşıyorlar.
Olabilir mi? Olabilir tabii ki. Teyakkuz şart. Teşkilat bu konuda en üst düzey alarm halinde yaşıyor, bu alarm hali hiç eksiltilmiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir