TEŞKİLAT MISIR’I KORUMAYA ÇALIŞIYOR

TEŞKİLAT MISIR’I KORUMAYA ÇALIŞIYOR
Teşkilat Mısır devrimini bugüne kadar getirdi. Ihvan-ı Müslimin ile birlikte oluşturduğu karargah, siyasi iktidarı ele geçirme hedefini gerçekleştirdi. Nihayetinde bilindiği üzere Muhammed Mursi cumhurbaşkanı seçildi.
Cumhurbaşkanlığından sonraki ilk tehlike, “askeri konsey” idi, askeri konsey hızlı şekilde bertaraf edildi ve dağıtıldı. Askeri konseyin tüm yetkileri ve seçim sürecindeki işlemleri iptal edildi. Bu yetkilerin tamamı cumhurbaşkanına aktarıldı ve siyasi iktidar sağlamlaştırıldı.
Tüm bunlar birinci safhaydı, daha alınacak çok yol, yapılacak çok iş var. Şimdi tehlikenin ikinci dalgası gelmeye başladı. Milletlerarası kuşatma…
Batı dünyası ve ABD, devrim sürecinin istediği gibi işlemediğini, gelişmelerin kendi öngördüğü ve arzuladığı gibi olmadığını gördü. Muhammed Mursi gibi bir cumhurbaşkanının iktidarı elinde toplamasını, devrim sürecinde fena halde oyuna geldiği şeklinde anladı. Tunus ve Mısır seçim sonuçlarını gördükten sonra zaten Suriye’de geri çekildi ve muhaliflere yardımları engellemeye başladı.
Mısır devrim sürecinde İsrail, ABD’ye çok yalvardı, “muhalefeti desteklemeyin, Mübarek yönetimini ayakta tutmamız lazım” diye… ABD, devrim sürecinin sonunda ortaya çıkacak demokratik yönetimin, daha önceleri başka ülkelerde (mesela Türkiye’de) olduğu gibi daha kolay yönlendirilebileceğini, daha kolay etkilenebileceğini düşünmüştü, o bildik kibirli tavrıyla. Mısır’da ortaya çıkan iktidar yapısı, İsrail’i haklı çıkardı, ABD büyük bir yanlış yaptı ve Arap dünyasının kalbini Müslümanlara kaptırdı. Obama biraz da bu sebeple İsrail karşısında mahcup durumda… İkinci dönem seçilir seçilmez Gazze saldırısında İsrail’e tam destek vermesi bu mahcubiyetin neticesi.
*
Şimdi Mısır ikinci dalga tehdit ile karşı karşıya. Bir taraftan milletlerarası kuşatmaya alınıyor, diğer taraftan Mursi muhalefeti sokaklara dökülüyor. Devrim sürecinde beraber hareket eden siyasi oluşumlar, iktidarı kimin ele geçirdiği netleşince, yeni cepheler açıyorlar. Mısır’daki laik, solcu, Hıristiyan ve benzeri batılı kültür ve felsefe uzantısı düşünce ve hareketler yeniden örgütlenmeye başlıyor. İçerde muhalefet yeniden hareketlenirken, dışardan da siyasi ve iktisadi kuşatma başlatılıyor.
Mısır’ın yeni yönetimi, IMF ile anlaşma yaptı. Anlaşma yapmak zorunda kaldı. Mısır, Libya veya İran gibi doğal zenginlikleri fazla olan, sadece doğal zenginliklerini ihraç ederek ayakta kalacak bir ülke değil. Halk çok fakir, ekonomi çok zayıf… Kendi ayaklarının üzerinde durabilmesi için zamana ihtiyacı var. Sanayisi de Türkiye kadar gelişmiş olmadığı için ihracata dönük büyüme stratejisi yakın geleceğin tatbik edilebilir düşüncesi değil.
Neler yapılabilirdi? Arap sermayesini Mısır’a transfer etmek, yatırıma dönüştürmek, borç ödeme dengelerini sarsmamak, kalkınma hamlesi başlatmak mümkündü. Fakat batı ve özellikle ABD, devrim sürecinde yediği kazığın intikamını almak için Arap sermayesini, Mısır’a girmek, yatırım yapmak gibi konularda bloke etti.
Teşkilatın ve Mısır’ın işi çok zor… Mısır’ın bu kuşatması yarması, kendi ayakları üzerinde durması gerekiyor. Çünkü Mısır, Türkiye’nin ekonomik yardımıyla ayakta tutulamayacak kadar büyük… Türkiye, Mısır’ı, siyasi alanda ayakta tutmak için ciddi bir yardımda bulunuyor fakat ekonomik yardım imkanı sınırlı. Akparti kongresinde karar verilen ve geçenlerde transfer edilen bir milyar dolar yardım, Mısır ve Mursi iktidarının acil ihtiyaçları içindi. Bu yardımların miktarlarının artırılarak devam ettirilmesi zor…
Aslında Mısır’ın işi kolay fakat zaman lazım… Mısır bir taraftan Arap dünyasının en fakirlerinden biri ama diğer taraftan en fazla kalifiye elemanın olduğu ülke… Kalkınması aslında mümkün ve kolay, zaman kazanabilirse…
Mısır yönetimi ve teşkilat bu durumu biliyor. Yapmaya çalıştıkları iş, zaman kazanmaya dönük. Zaman kazanabilirlerse, kazandıkları zaman zarfında ciddi kalkınma hamlesi gerçekleştirecek. Zaman kimden kazanılır? Size taarruz edenden… Mısır kendini kuşatanlardan zaman kazanmak için çalışıyor, yani batıdan… İşte bu sebeple ve başka mecburiyetlerle IMF ile anlaşma yaptı. Onlarla beraber fakat onlara rağmen bir kalkınma hamlesi başlatılacak.
Teşkilat aynı zamanda başka planlar üzerinde çalışıyor. Arap sermayesini Mısır’a transfer etmenin yolları geliştiriliyor, Türk yatırımcıları Mısır’a sevkediyor, Mısır’ın etrafındaki ülkelerle Mısır’ın ticaretini geliştirmeye çalışıyor vs. Esas planı ise bunların dışında ve çok daha derinde…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir