TEŞKİLAT SOSYAL MATEMATİK BİLİMİNİ KURDU

TEŞKİLAT SOSYAL MATEMATİK BİLİMİNİ KURDU
Hassasiyet haritası müthiş bir projeydi. Toplum sürekli araştırıldı, her yönden sondajlar yapıldı, her alanda ince çalışmalara imza atıldı. Toplumda olduğu bilinen, zannedilen, tahmin edilen tüm hassasiyetler baştan sona tarandı. Önce genel hassasiyet haritası çıkarıldı, sonra toplum guruplara ayrıldı, her gurup için alt haritalar hazırlandı. Guruplara göre hassasiyet katsayıları oluşturuldu, hassasiyet noktaları arasında korelasyonlar kuruldu, birbirini etkileyen, birbirinden etkilenen hassasiyetler tespit edildi, hassasiyet zinciri meydana getirildi ve nihayet hassasiyet denklemleri oluşturuldu.
Hassasiyet denklemleri… İşte işin sırrı burada, hassasiyet denklemi denilen olay, “sosyal matematik” ismini verdikleri yeni bir bilim dalını oluşturdu. Teşkilat bu çalışmaya başladığında, sosyal matematik gibi yeni bir bilim dalının ortaya çıkacağını hayal bile etmemişti. O kadar dikkatli ve ayrıntılı çalıştılar ki, ortaya çıkan eser, yeni bir bilim dalı haline geldi. Dünya hala bu bilimden haberdar değil, çünkü sosyal matematiği piyasaya sunmadılar, “stratejik bilim” olarak kodlayıp gizli tuttular ve sadece kendileri kullanmaya devam ettiler.
Türkiye’deki hızlı değişimi kimse anlamadı. Gerçekten dışarıdan (teşkilatın dışından) bakıldığında anlaşılacak gibi değil. ABD, AB, İsrail ve daha birçok ülke Türkiye’deki hızlı ve köklü değişimi kavrayamadı ve şaşırdı. Batıdaki bazı mahfillerde, biraz da espriyle karışık olarak, “güçlü bir sihirbazın” olduğu konuşuluyor. Çünkü anlamıyorlar, anlayamıyorlar, kendi bilim dallarıyla yapılabilecek bir iş olmadığı gibi anlaşılacak bir iş de değil. Değişim hızlı, köklü, derin, büyük… Batılı kuruluşlar bu değişimi anlamak için sürekli araştırma yapıyorlar fakat bir neticeye varamıyorlar. Kamuoyu araştırmalarında çıkan neticelere hayretle bakıyorlar. Çünkü teşkilat istediği sonucun çıkmasını sağlıyor, AB’ye girmek isteyenlerin oranı bir yılda yüzde yetmiş düşüyor. Bu normal şartlarda mümkün değil fakat teşkilat hassasiyet noktalarına uyguladığı programlı baskı ile üç ay gibi kısa bir sürede halkın temayüllerini değiştirebiliyor.
*
Sosyal matematiğin kodlarını ve denklemlerini çok az sayıda insan biliyor. Aslında böyle bir bilim dalının geliştirildiğini bile çok az insan biliyor ama kodlarını ve denklemlerini bilen daha da az. Türkiye’de saklanan en iyi sırdır diyebilirim. Bu günün dünyasında sosyal matematik, nükleer silahlardan daha etkili… Çünkü bir toplumu harekete geçirdiğinizde, nükleer silah tehdidiyle bile durduramıyorsunuz. Arap baharında olan da bu değil mi?
Şimdilik sosyal matematiğin iki konusu var. Dost toplumlar, düşman toplumlar… Fakat konularını artırmak, denklemlerini keskinleştirmek ve kesinleştirmek için yoğun bir çalışma yapılıyor.
Teşkilat bu işe hassasiyet haritasından başlayarak ulaştı fakat sosyal matematiğin tek malzemesi hassasiyet değil. İhtiyaç da bir sosyal matematik malzemesi mesela fakat her malzemeyi neticede hassasiyet olarak anlamak ve kullanmak kabil oluyor. Çalışmalar yakın zamana kadar tüm malzemeleri “hassasiyet” olarak değerlendirme yönündeydi. Yakın zaman önce malzemelerini çeşitlendirmeye başladılar. Her malzemeyi hassasiyet olarak değerlendirerek netice alıyorlardı ama malzeme çeşitleri arasında küçük de olsa (ki bazıları arasında büyük) fark var. Bu sebeple malzeme kategorisasyonuna başladılar. Yakın gelecekte tam bir bilim dalı olacak ve denklemler yüzde doksanın üzerinde sağlıklı neticeler vermeye başlayacak.
Bu bilime sahip olanlar, dünya piyasasına sürseler, milyar dolarlar kazanırlar. Teşkilatın yapısındaki sağlamlığa bakın ki, milyar dolarlar seviyesindeki para bu insanları savuramıyor, cezbedemiyor.
*
Aslında sosyal matematik bilimi konusunu açmayacaktım. Fakat bu konuyu açmadan birçok mesele anlatılamıyor, birçok konu anlamsız kalıyor. Teşkilatın elindeki en etkili, en büyük, en kesin neticeleri olan silah, sosyal matematik. Çünkü topluma sahip olan her şeye sahip oluyor, topluma sahip olamayanlar, milyonluk ordulara da hükmetseler netice alamıyorlar.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir